
Melih AŞIK
Açık Pencere
Ne dostlar var!..
Yunanistan'da 27 Haziran'da yayımlanan Kathimerini gazetesinde, Stavros Ligeros imzalı haber yorumda Yunan Başbakanı Karamanlis'in İstanbul'da Tayyip Erdoğan'la yaptığı son ikili görüşmeye ilişkin olarak deniyor ki:"Yunan Başbakanı İstanbul'a Türk Başbakanına yardım için gitmiştir. Çünkü, Türk Başbakanı seçim öncesinde ülkesindeki laik, Kemalist rejimin kendisine karşı açık düşmanlığıyla karşı karşıyadır.
Karamanlis, görüşmede Erdoğan'a verdiği desteği tekrarlamış ve askerlerin ona karşı yürüttüğü yıkıcı (subversive) faaliyeti eleştirmiştir.
Karamanlis, Türkiye'nin AB üyeliğini desteklemekte, Erdoğan'ın seçimlerde tekrar iktidar olmasını istemektedir. O nedenle, Erdoğan'ı güç durumda bırakabilecek açıklamalardan kaçınmaktadır."
Bu olayı Yalçın Doğan sütunlarına taşıdı ve Başbakan Erdoğan'dan bir açıklama beklediğini yazdı. Erdoğan'dan yaklaşık 6 gündür açıklama gelmiş değil...
Yunan Başbakanı Türk ordusunun Türk Başbakanına karşı yıkıcı faaliyet yürüttüğünü söylüyor ve TSK'yı bu yüzden Erdoğan'ın yüzüne karşı eleştiriyor.
Önerisindeki tek eksiklik galiba şu:
- Gerekirse Yunan ordusunu emrinize veririm!
Ne günlere geldik...
Saadet Partililer, AKP'lilere "beyaz imam hatipliler" diyormuş. Beyaz buysa karası nasıldır kim bilir?..
Haldun Ertem
Ş Gündemde son durum: Siyasette "yağlı ip"... Basında "yağcı tip"...
Ahmet Nedim
Bugün ayrıca İstanbul'u İstanbul yapan adamın, Çelik Gülersoy'un ölümünün 4. yılı... İstanbul'u Osmanlı'sı ve Bizans'ıyla yıkıntıların arasından çıkarmış dünya vitrinine koymuştur Çelik Bey... Bugün İstanbul ve İstanbullu biraz da onun sayesinde nefes alıyor... Yüzden fazla İstanbul kitabı ve İstanbul Kitaplığı onun sayesinde vardır... Nur içinde yatsınlar...
"Ana muhalefet lideri Doğu ve Güneydoğu'ya kaç kere gitmiştir? Gidemeeezzz... Çünkü başına neler geleceğini biliiirrr... MHP lideri Ankara'dan öteye gidebilir mi? Gidemeeezzz."
Kendi iktidarında yarattığı güvensizlik ortamından kendine övünme payı çıkaran... Bu arada Doğu ve Güneydoğu halkına "Sokmayın bu adamları bölgenize" diye üstü kapalı mesajlar gönderen bir başka lider daha var mıdır dünyada? Bilmiyoruz. Bildiğimiz, kendilerinin sivil ve resmi 200 polis korumasında Mersin'e girerken "Ananı al da git" dediği çiftçi M. Kemal Öncel'i gözaltına aldırdığı... Ve de Mersin'den ayrılana kadar gözaltında tutturduğu... Ayrıca dün gazetemizde yayımlanan haberde belirtildiği gibi... Polisin sürekli nöbet beklediği İstanbul'daki evinin bulunduğu sokağın girişine şimdi de otomatik çelik bariyerler konulduğu... Güvenlik önlemlerinin her gün biraz daha arttırıldığı... Gerçekten bu kadar tehlikede mi Sayın Başbakan? Diye düşünürken gözümüz dünkü Cumhuriyet'te şu habere ilişiyor:
"Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer Bilkent'teki bir alışveriş merkezinde eşiyle birlikte alışveriş yaptı... Alışveriş sırasında Sezer ücreti ödemek için kasada sıra bekledi..."
Sezer dinci basında her gün hedef gösteriliyor... Ülkedeki güvensiz ortamın riskleri onun için fazlasıyla mevcut... Ama o bir devlet adamının makul görüntü dışına çıkmaması gerektiğini düşünüyor olmalı ki, tavrını bozmuyor...
Siyasi partilerin programlarını masaya yatırmak ve kendi açısından değerlendirerek üyelerine yol göstermek ve tavsiyelerde bulunmak değil mi? Ne var ki pek bu çabada görünmüyorlar. Neyse ki DİSK dün bir açıklama yaptı bu konuda... ABD yanlısı partileri desteklemediğini açıkladı.. Bağımsızlar ile CHP - DSP ittifakını desteklediğini bildirdi... Tavır almak önemlidir...
m.asik@milliyet.com.tr

