
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
CHP'nin dikili bir ağacı daha...
"HAYMATLOS" veya "haymatloz" herhangi bir nedenle uyrukluğunu yitirmiş, hiçbir devletin yurttaşı olmayan, yurdu da olmayan yurtsuz kişiler için kullanılır. Ali Püsküllüoğlu "bu kelimenin kaynağının belli olmadığını belirtir; Latinceden mi, Fransızcadan mı dilimize girmiştir, belli değildirÖ (X)
Geçenlerde Milli Reasürans salonunda bir sergi açıldı: "Haymatloz/Özgürlüğe Giden Yol". Sonra da bu serginin kitabı çıktıÖ
Kitabın önsözünde Edzaerd Reuter şöyle der:
"Almanya'da Nasyonal Sosyalistlerin (Nazilerin) iktidarı ele geçirmesinin hemen ardından, buradaki akademisyenler ve üstün nitelikli danışmanların yaşamları kendi vatanlarında tehlikeye girmiştir ama, onlar Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğindeki Türk ulusunda gerçekleşen devrimler sayesinde yaşamlarına devam etme ve çalışmalarını sürdürme olanağı bulmuşlardır."
Bu bilim adamlarının çoğu Yahudi kökenli Alman vatandaşlarıdır, hemen hepsi dünya çapında değerlerdir.
* * *
TÜRKİYE'ye gelen bilim adamları adına tıp profesörü Schwaertz ile Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip toplantıya katılırlar. Bakan değişik dallarda bilim adamlarına isteklerini söyler; Prof. Schwaertz üçer isim verir, sonunda ücretler ve temel konularda anlaşılır, Bakan ayağa kalkar ve der ki:
"Bugün alışılmışın da dışında, örneği gösterilemeyecek bir iş yapabildiğimiz gün oldu. 500 yıl önce İstanbul'u kuşattığımız zaman Bizanslı bilginler İtalya'ya göç etmişti ve biz buna engel olamamıştık. Bugün Avrupa'dan bunun karşılığını alıyoruz, ulusumuzun yenileştirilmesini umut ediyoruz. Bilim ve yöntemlerimizi getirin, gençlerimize bilginin yollarını gösterin."
Prof. Schwaertz da o günleri şöyle anlatır ve değerlendirir:
"Almanya'dan bilim insanlarının utanç verici bir biçimde kovulmalarının yaratıcı bir anlam kazandığını görüyordum. Batı'nın vebasının bulaşmadığı harikulade bir ülke keşfetmiştim."
Evet, bu ülke Türkiye idi, ya şimdi?
* * *
TÜRKİYE ciddi bir devrime imzasını atıyordu :"Üniversite Devrimi..."
Üniversite yeniden kuruluyordu, YÖK'e kadar.
* * *
PEKİ, bu Alman bilim adamları, Nazi zulmünden kaçtıkları için mi Türkiye'ye sığınmışlardı, iltica etmişlerdi?
Eğer iltica edecek olsalardı, Türkiye'yi mi seçerlerdi?
Dr. Murat Katoğlu, bu sorunun cevabını "Hayır!" diye vermektedir.
Katoğlu'na göre, olayda, Türkiye'nin siyasi, kültürel ihtiyacı ve kararlılığı vardır.
Katoğlu'nun tespiti şudur:
"Bunu, sıradan bir iltica yaklaşımı dışında, son derece özgün bir entelektüel transfer olarak değerlendirmek yerinde olur. Şu unutulmamalıdır ki bu insanlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin davet ve görevlendirmeleri olmasa Türkiye'yi iltica edilecek ülke olarak seçmeyeceklerdi.
Bu insanlar için Türkiye seçeneği ancak cumhuriyet hükümetinin kararlı reform hareketlerinin ve bunun gereği olan nitelikli insan gücü talebinin sonunda ortaya çıkmıştır."
* * *
YANİ, Alman bilim adamları Türkiye'ye sığınmak için değil, Türk hükümetinin "reform isteği" üzerine gelmişlerdir.
Ve Türk Üniversitesi kurulmuştur.
Bunun da siyasi gücü, tek parti olan CHP'dir.
Acaba "CHP'nin bu memlekete diktiği bir ağaç yoktur" diyen Sayın Başbakan bunları bilir mi?
Nereden bilecek?
1933'ün devlet anlayışı ile 2007'nin siyaset anlayışı o kadar farklı ki!
İnsanları gibi...
———
(x) Türkçedeki Yabancı Sözcükler Sözlüğü, Arkadaş/Angora Yayınları.
h.pulur@milliyet.com.tr

