|
 |
|
|
Leylekler nereye gittiler?
Bizim Köşe / İsmail Sivri
İzmir’deki çöl sıcakları devam ederken eşime ''Yazlığa gidelim mi?'' diye sordum. Ertesi sabah erkenden yola çıktık. Eşim yolda arabanın klimasını açtırmadığından terleye terleye, Gömeç ile Burhaniye arasındaki Arkent Sitesi’ne doğru yol almaya başladık.
30 yıldır bu yollardan gider gelirim. Hiç bu kadar terlemiş değildim. Son yıllarda sıcaklar dayanılmaz bir hal almıştı. Bu geçen yıllar boyunca havalar, sular ve topraklar kirlenirken, doğanın dengesi bozulmuş her yıl sıcaklar biraz daha artmaya başlamıştı.
Artık yeryüzünü küresel ısınma tehdit ediyordu.
* * *
Arkent’e doğru yol alırken son yıllarda yurdumuza gelmeyen leylekleri düşünüyor, tarlalarda gezinen, göklerde uçan birkaç leylek görmeyi hayal ediyordum.
Yıllar var ne kentlerde ne kasabalarda ne de kırlar ve tarlalarda tek leylek göremiyordum. Uzun bacaklı, uzun kırmızı gagalı leylekler gibi tüm göçmen kuşlar da artık görünmüyorlardı.
En son iki leyleği geçen yaz başında İzmir’den Arkent’e giderken Yenişakran’ı geçtikten sonra Bergama’ya varmadan bir alandaki uzun bir sırık üzerindeki yuvasında görmüştüm.
Bu yıl o iki leylek de yuvalarında görünmüyordu. Yazlığa varıncaya dek eşimle birlikte sağlı sollu tarla ve zeytinlikleri izledik. Tek bir leylek göremedik. Bu leylekler nereye gitmişlerdi?
Leylekler bizlere küsmüşlerdi. Büyük ve küçük kuşlar da küstüler. Kuşlar gibi yeşil otlar, çiçekler, ağaçlar ve yeryüzünün tüm canlıları da bizlere dargındılar.
Çünkü tüm yeryüzü canlıları, leyleklerle birlikte bizlere doğadaki dengenin bozulmakta olduğunun ilk işaretlerini vermişlerdi. Bizler de yine kirlenen havaları, suları ve toprakları görüyor ve biliyorduk.
Yeryüzünün iklimi değişiyordu. Mevsimler mevsimlere karışıyordu. Dünyanın pek çok yerinde doğal afetler birbirini izliyordu. Bazı türler yok oluyordu.
Bilim adamları tüm olacakları vaktinde bilimsel olarak ortaya koyup açıklıyorlardı. Bütün bunlarla, çevre gönüllülerinden başka ilgilenen yoktu.
Yeryüzünün en akıllı yaratığı olan insanoğlu, tüm canlıların ve doğanın bağrış ve çığlıklarını duymadığı gibi bilim adamlarının da söyleyeceklerini fazlaca dikkate almamıştı.
* * *
Sonunda hepimiz çevre sevdalılarının etkinlikleriyle ozon tabakasından, sera ve karbon gazlarından, sanayi ve evsel atıklardan ve buzulların erimeye başladığından haberdar olduk.
Bu yılın ilk aylarında dünyanın tüm bilim adamları ortak bir raporla doğadaki gerçekleri gözlerimizin önüne serdiler.
Bu gerçeğin adı tam olarak ''küresel ısınma''dır. Küresel ısınmayı hepimiz çok iyi bilmeliyiz.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|