
Melih AŞIK
Açık Pencere
VERSO ne diyor?
Seçimlerde hayli isabetli tahminler yapan VERSO Danışmanlık şirketinin sahibi Erhan Göksel'le sohbet ediyoruz. Henüz tahminlerini netleştirmemiş. Ancak kimi gözlemlerini aktardı..
CHP'nin bir rehavet içine girdiği kanısında (Bu gözlemi başka çevrelerden de duyuyoruz)... AKP'nin hem Erdoğan hem Gül ile iki koldan mitingleri sürdürmesinin hem seçmeni hem parti örgütünü etkilediğini, onlara çalışma morali verdiğini söylüyor. AKP'nin taktiklerini de beğeniyor, diyor ki:
- Muhalefet AKP'yi ekonomiden vurabilirdi ancak Tayyip Bey ne yapıyor ediyor dikkati başka yönlere çekiyor, muhalefeti uyutuyor...
Üretim 2002 - 2006 yıllarında yüzde 30 arttı buna karşılık işçi ücretleri sadece yüzde 3.5 arttı... Muhalefet buna benzer argümanları kullansa AKP'yi vurabilecek. Ama kullanamıyor Göksel'e göre...
Vaatler mi? Göksel halkın artık vaatleri yutmadığı görüşünde... Mazot 1 lira olacak türü vaatler de tutmuyor ona göre... Böyle giderse ne olur... İki ihtimal öne sürüyor Göksel:
- Eğer MHP yükselişi sürdürür ve yüzde 16'larda görünen gücünü yüzde 20'ye yükseltir, CHP de şu anda yüzde 23 görünen gücünü korursa seçimden bir CHP - MHP koalisyonu çıkar. Aksi takdirde AKP tek başına iktidar olur.
Bu arada İslamcı basında bazı yazarların ilginç bir iddiası var. Buna göre, AKP eğer tek başına iktidara gelemezse cumhurbaşkanı seçiminde uzlaşmayı kabul etmeyecek ve böylece Türkiye'yi yeniden seçime götürecek. Olur mu olur!
Erdoğan diyor ki: "Oy almak ciddi bir iştir." Atılan nutukların içeriğine bakılınca hiç de öyle görünmüyor.
Haldun Ertem
"Gelecek sezon herhalde Selçuk Dereli'yi bizim maçlara vermezler. Beşiktaş kupa maçında yaptıklarını unutmamız mümkün değil. Eğer Selçuk Dereli verilirse sahaya iner, onu tokatlarım."
Aradan 10 gün geçti... Bu sözleri ne Aziz Yıldırım yalanladı ne de Federasyon ve Merkez Hakem Kurulu'ndan bir yanıt geldi.
Merkez Hakem Kurulu'nun eski başkanlarından Ahmet Güvener bugün görevde olsaydı Selçuk Dereli'yi Fenerbahçe'nin ilk maçına hakem olarak verirdi. Yıllar önce Adnan Polat, Oğuz Sarvan'la ilgili olarak "Bir daha bizim maçlara vermesinler" yollu sözler söylediğinde Oğuz Sarvan'ı ilk GS maçına hakem vermişti... Güvener Galatasaraylıydı üstelik... Ama ilkeli bir futbol adamıydı... Ya böyle yapacaksınız... Ya da bırakacaksınız her kulüp başkanı beğenmediği hakem olursa maç sonunda sahaya inip tokatlasın. İçini boşaltsın!
Meydandaki halk bu sinyal üzerine Cumhurbaşkanı'nı yuhalamaya başlıyor... Başbakan bu defa da "Yapmayın, etmeyin" diye halkı teskin ediyor... Cumhurbaşkanı'nı koruyucu kanatları altına alıyor!
Ordudan Demet Hanım:
- Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan bu yana ilk kez böyle hazin bir uygulamaya şahit olmaktayız, diyor...
Ve yuhacılara soruyor:
- Sevgili vatandaşlar... O yuhaladığınız adamın ne kötülüğünü gördünüz?.. Çocuklarını okutamazken onlara gemi alacak düzeye mi geldi? Oğlunun düğününde servet mi yaptı? Yoksa gelen hediyeleri geri çevirdiği gibi Köşk'ün elektrik su masraflarını cebinden mi ödedi? Devletin uçağını helikopterini şahsi işleri için mi kullandı? Yoksa markette alışveriş yaparken vatandaşın hakkını yememek için sıraya mı giriyor? Ülkenin petrolünü yabancılara ikram eden yasa mı çıkardı? Yoksa ona benzer yasaları veto mu etti? Yolsuzluktan, zimmetten, nitelikli dolandırıcılıktan, kalpazanlıktan yargılanacaktı da dokunulmazlık zırhının arkasına mı sığındı?
Sevgili yurttaşlar, bu adam yuhalanacak ne yaptı? O olmasaydı bu "vatan"ın helvasını yiyip dua edecek noktaya gelmiş olmayacak mıydık? Sen kimin senden yana olduğunu kimin olmadığını ne zaman ayırtedeceksin, ey sevgili vatandaşım!
YSK'ya göre oy verilebilecek sınır kapıları:
Edirne'de Kapıkule ve İpsala, Hatay'da Cilvegözü, Artvin'de Sarp, Şırnak'da Habur Gümrük Kapısı ile, Antalya Havalimanı, İzmir Adnan Menderes, Ankara Esenboğa, İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen, Kayseri Erkilet, Adana Havalimanı ve Taşucu Deniz Limanı... Neden İran sınırında oy sandığı yok? Bilen var mı?
m.asik@milliyet.com.tr

