Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Temmuz 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
CHP zenginlerin AKP varoşların partisi mi?

Satır Arası / Deniz Sipahi

Seçim sürecinde birçok şehri gezme imkanım oldu. Hem kendi gözlemlerim, hem de yazarlarımızın izlenimleri çok net gösteriyor ki; CHP merkezlerde, AKP kent dışında ve varoşlarda güçlü.
MHP kent merkezinde de var ama ağırlıklı olarak AKP’den oy çalıyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, miting meydanlarından sık sık ''CHP zenginlerin, elitistlerin partisi oldu'' diyor. Yani CHP’nin halktan koptuğunu iddia ediyor.
Partisine ''halk'' sözcüğünü koymuş bir partinin halktan kopması kabul edilebilir mi?
İzmir’in Alsancak’ında, Güzelyalı’sında, Karşıyaka’sında yüzde 80’lere varan CHP oylarının nedeni Başbakan’ın açıkladığı gibi bu bölgelerde zenginlerin yaşaması mı?
Yoksa bu bölgelerin, kentlilik bilincinin en fazla hissedildiği yerler olması mı?
Gelir dağılımı bozukluğu ve göç, Türkiye’nin bütün dengelerini alt üst etti.
Kentler gereğinden fazla büyüdü, ekonomi belirli bölgeler ve şehirlere sıkışıp kaldı.
İş bulma umuduyla köyünden kalkıp gelen milyonlar; bir çok nedenden dolayı, doğmadığı ama yaşadığı kentin gerçeklerini kabullenemedi. Kendi gettolarında yaşamayı, kendi anladığı yaşam biçimini sürdürmeyi tercih etti.
Belediyeler de çoğu zaman oy kaygısıyla bu gidişata dur diyemedi, çözümler getiremedi, geleceği kurtaran politikalar üretemedi.
* * *
Bu sadece İzmir için değil; son 30 yılda hormonlu büyüyen her kent için kabul edilmesi gereken bir gerçek...
Kentli olmak, önce insanın kendisine, sonra şehrine sahip çıkmak demektir.
Yerel düşünüp, evrensel davranabilmektir. Geçmişe sahip çıkmak ama daha çok geleceğin planlarını yapmaktır.
Hayatın diğer renklerinden faydalanmak; sanatı, kültürü, sporu bir yaşam biçimi haline getirmektir. Demokrasiye inanmaktır, demokrat olabilmektir.
Bunun gereği olarak da uzlaşmacı, barış savunucusu, hümanist olmaktır. Türk siyasetini şekillendirenler ne yazık ki, partileri ve kendileri için politika yaptılar.
Kentleşmenin daha fazla inşaat, daha fazla asfaltla olabileceğini düşündüler. Oysa yanıldılar...
* * *
Kentli olmadan çağdaş şehirler, çağdaş ülkeler kurulamayacağını çok sonradan öğrendiler. Yaşadığımız bir çok sıkıntının kaynağında bu yatıyor.
Hangi toplantıya gitseniz hep aynı sorularla karşı karşıya kalıyorsunuz.
''Nerelisiniz...''
Cevap ''İzmirli...'' olursa...
İkinci soru geliyor.
''Aslen neresi...''
''İzmirli...''
Nedense tatmin olunmuyor.
''Kök, kök...''
25, 30 yıldır İzmirli, İstanbullu, Ankaralı olmak bile yeterli görülmüyor. CHP kent merkezlerinden oy alıyor, AKP ise kentin varoşlarından, ilçelerinden... CHP’nin de, AKP’nin de çıkarması gereken önemli dersler var.
CHP mesaj alanlarını genişletmeli, Türkiye’yi kucaklamalı.
AKP ise modern, çağdaş, demokrat Türkiye’yi savunmalı. Toplumun duyarlı olduğu, endişe ettiği konulara çözümler getirmeli.
''Biz öyle değiliz...'' cevabı yeterli görülmüyor.
Kentlisi, köylüsü, çiftçisi artık gerçekleri görüyor ve farklı bir Türkiye bekliyor.

dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Naci ile dertleştik...
Karşıyaka’yı fayton rezilliğinden kurtarın
CHP zenginlerin AKP varoşların partisi mi?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi

   
© 2006 Milliyet