
Fikret BİLA
Yön
ABD Kerkük referandumuna isteksiz
Irak Türkmen Cephesi lideri (ITC) Saadettin Ergeç, geçen hafta ABD'de çok önemli temaslarda bulundu. Ergeç'in başkanlık ettiği heyette ITC'nin Ankara Temsilcisi Ahmet Muratlı da vardı.
Ergeç ve beraberindeki heyet, ABD'de gördükleri üst düzey kabul ve ilgiden çok memnun biçimde Türkiye'ye ayak bastıkları gün aldıkları acı haberle yıkıldılar. Tuzhurmatu'da, bomba yüklü kamyon patlatılmış, 154 Türkmen ölmüş, 250 Türkmen yaralanmış ve 50 bina çökmüştü.
Ergeç ve Türkmen heyetinin sevinci kursaklarında kalmıştı.
Neden?
Ergeç ve Muratlı'yla Ankara yaptığımız görüşmede bu saldırının nedenleri, kimlerin yapmış olabileceği ve hedefleri hakkındaki görüşlerini sordum.
Hem Ergeç hem Muratlı, "Kim veya kimler yaptı, bilmiyoruz, herkes olabilir" yanıtını verdikten sonra şu yorumu yaptılar:
"Biz bu olaya, bu saldırıdan kim veya kimler fayda sağlar diye bakıyoruz. Amaçları belli ki Türkmen halkını sindirmek, korkutmak. Varlığını ortaya koymasına engel olmak, yapılırsa referanduma iştirak etmelerini engellemek. Bu bir. Sonra belki de ABD askerleri gitmesin diye de yapmış olabilirler. Burada da huzur ve güvenlik yok mesajı vererek ABD kalsın istiyor olabilirler. Hepsi mümkün. El Kaide diyorlar ama o örgüt taşeronluk da yapmış olabilir. Bir diğer düşünce, Türkiye'yi Irak'a çekmek de olabilir. Bütün bunları düşünüyoruz."
General Pace sürprizi
Ergeç ve Muratlı, ABD gezisinden çok olumlu sonuçlar alarak döndüklerinde yapılan bu eylemin zamanlamasının da dikkat çektiğini belirtiyorlar.
Ergeç ve beraberindeki heyeti ABD'de en çok memnun eden Pentagon'da karşılaştıkları sürpriz oluyor.
Ergeç ve heyetine Pentagon'da karşılanacakları bilgisi veriliyor. Heyet Pentagon'a girince koridorda bir sürprizle karşılaşıyorlar. Koridorda kendilerini ABD Genelkurmay Başkanı Org. Peter Pace karşılıyor. Pace, Ergeç ve arkadaşlarının ellerini sıkıyor ve ITC Başkanı'na, "Sayın Başkan, hoş geldiniz, sizi burada görmek bizim için bir şereftir" diyor.
ABD isteksiz
Türkmen heyeti, Pentagon'da, bu koşullarda Kerkük'te referanduma gidilmesinin sakıncalarını anlatıyorlar. Pentagon'un Irak'tan sorumlu yetkilileri de Ergeç ve arkadaşlarına hak veriyorlar. Bu koşullarda bir referandumun, "tehlikeli bir iş" olduğunu belirtiyorlar. ABD'li yetkililer, böyle bir ortamda referandum yapılmasının "çok zor" olduğunu da iletiyorlar. ABD'nin Kerkük referandumu için dile getirdikleri endişe ve isteksizlik, Türkmen heyetinin kaygılarının paylaşıldığını gösteriyor.
Ergeç ve Muratlı, Pentagon temaslarından Washington'un referandumun ertelenmesini de öngörün Baker-Hamilton planına doğru bir eğilim olduğu izlenimiyle ayrılıyorlar.
Ergeç ve heyeti Pentagon'dan sonra Ulusal Güvenlik Konseyi'nde temaslarda bulunuyorlar. Muratlı, bu temasın önemini şöyle anlatıyor:
"Bizi karşılayan, Irak'tan sorumlu yetkili, pencereden Beyaz Saray'ı gösterdi. Bakın dedi, 50 metre ötede Beyaz Saray. Başkan Bush'un evi. İşte siz Türkmenler Beyaz Saray'a bu kadar yakınsınız."
Dışişleri Bakanlığı
Ergeç ve heyeti, Washington'da Dışişleri Bakanlığı'nda da yakın ilgi görüyorlar. Dışişleri'nde Irak ve Ortadoğu masası şefleriyle görüşüyorlar. Türkmenlerin sorunlarını aktarıyorlar. Irak'ın siyasi ve güvenlik durumuyla ilgili sorulara yanıt veriyorlar. Türkmenlerin özellikle güvenlik taleplerini iletiyorlar.
'Temsilcilik bulundurun'
Türkmen heyetine, Pentagon ve ABD Dışişleri Bakanlığı'nda daha sık temas etmeleri tavsiye ediliyor. Bu amaçla Türkmenlerin Washington'da bir temsilcilik açmaları öneriliyor. Ergeç, bu öneriyi hemen değerlendiriyor ve İngiltere temsilcisi Asıf Serttürkmen'i Washington'da da temsilci olarak görevlendiriyor.
Ergeç ve heyeti, bu üst düzey temaslardan çok olumlu izlenimlerle dönüyorlar ve Tuzhurmatu faciasını öğreniyorlar.
Ergeç ve arkadaşlarını teselli eden tek gelişme, ABD'nin, Türk Hava Kuvvetleri'ne bağlı uçakların Kerkük'e inmesi ve yaralı Türkmenleri taşımasına izin vermiş olması. Bunu önemli bir gösterge olarak sayıyorlar.
BARTIN-KASTAMONUCHP lideri Deniz Baykal'la Bartın-Kastamonu mitinglerine helikopterle gitme önerisi alınca doğrusu ben de, Murat Yetkin de tereddüt ettik.
Hatay'da yaşadığımız sıkıntılı helikopter yolculuğundan sonra Bartın'a uçacağımız helikopterin niteliklerini sorgulamadan edemedik.
Mehmet Sevigen, bu kez güvenli ve rahat bir helikopter bulmuş. 4 kişilik VİP helikopterinde son teknolojinin verdiği güven, ses izolasyonu, soğutma sistemiyle uçak konforunu aratmayan bir şekilde seyahat ettik.
'E) Hiçbiri'
Yol boyunca konumuz cumhurbaşkanlığı seçimiydi. CHP lideri Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Birden fazla isimle uzlaşma ararız" önerisini, ÖSS'nin, "çoktan seçmeli test"ine benzetti. "Uzlaşma" dedi, "Çoktan seçmeli testle olmaz. Tek veya 3-4'lü dayatma fark etmez. Bu da seçenekli dayatmadır." Ve şöyle devam etti:
"Cumhurbaşkanlığı konusunda uzlaşma çoktan seçmeli test uygulamasıyla yapılmaz. Umarım Başbakan, uzlaşmayı çoktan seçmeli test yöntemiyle yapacaksa sonuncu şık 'hiçbiri' seçeneğini oluşturuyordur." Baykal, bu sözleriyle, Erdoğan'ın önereceği AKP'li cumhurbaşkanı adayları listesinde, "E) Hiçbiri" seçeneğini işaretleyebilecekleri mesajını veriyor.
Baykal'ın tarifi
Baykal, uzlaşmayı bütün Türkiye'nin üzerinde uzlaşabileceği bir isim olarak görüyor ve cumhurbaşkanını şöyle tarif ediyor: "Anayasa'daki tanımına uygun, Anayasa'yı içine sindirmiş, açıkça ya da gizlice Anayasa'nın temellerini değiştirme özlemi olmayan açıkça ya da gizlice bir siyasi partinin uzantısı konumunda olmayan, dürüst, saygın, tarafsız bir kişi cumhurbaşkanı olmalıdır."
Baykal, 11. Cumhurbaşkanı'nı TBMM'nin seçeceğini vurguladıktan sonra şöyle diyor:
"Yeni Meclis oluşunca önce TBMM Başkanı'nı seçeriz, sonra da uzlaşmayla cumhurbaşkanını seçeriz. AKP uzlaşmaya yanaşmazsa biz de muhalefet partileri olarak kendi aramızda uzlaşarak bir isim önerebiliriz. Ben bu ismin siyasi kimliği ön planda olmayan Meclis dışından biri olmasının uzlaşmayı kolaylaştıracağını düşünüyorum."
Baykal, Bartın'dan Kastamonu'ya gelirken Başbakan Erdoğan'ın, cumhurbaşkanlığı konusunda uzlaşmaya mahkûm olduğunu söyledi. Baykal, "CHP'nin seçimlerden birinci parti olarak çıkması, bizi bir CHP'liyi cumhurbaşkanı seçtirme arayışına götürmeyecektir. Türkiye'nin ihtiyacı tarafsız bir cumhurbaşkanıdır" dedi.
Baykal, Başbakan Erdoğan'ın Gül'ü cumhurbaşkanı seçtiremeyeceğini de öne sürdü.
fbila@milliyet.com.tr

