Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Temmuz 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Canımızı yollarda bulmadık!

Motosiklet kavramı bazılarımız yüzünden saygısızlık klişeleriyle yüklenirken, otomobil, otobüs ve diğer çok teker araçlarının dikkatsizlikleri nedeniyle iki tekerle yolculuk hayat mücadelesine dönüyor


mozel@milliyet.com.tr

Hâlâ motosiklete korkarak biniyorum. Henüz "artık ustayım virajına" gelmedim. Usta bir motosikletçi olunca bile trafikte risk alabileceğimi sanmıyorum çünkü yol almak hayatımla kumar oynamak değil. Saçmalamalar ve elimde olmayan nedenler başıma neler getirir, bilemem.
Son günlerde art arda gelen ölümler birçok motorcu, motorcu adayı ve ailelerinin kafasını karıştırdı. Ben de kafası karışıklardanım. Bugünlerde bu yıl çok moda olan bazı "motosiklete binenlere" de takık durumdayım. Bana iki kez Tarlabaşı'nda sıkışık trafikte çarpıyorlardı.
Haydi onları geçtik, sağlam motosikletçi, Milliyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Cem Dizdar da geçenlerde motorlardan "illallah" demiş. Üç motor sağlı sollu, "Vrnnn, vrnnn" ederek teğet geçmişler. Otomobiliyle hareket eden Dizdar "hangisini ezeceğini şaşırmış", daha doğrusu birine çarpmaktan korkmuş. Hâlâ söyleniyordu.
Motosiklet kavramı bu saygısızlık klişeleriyle yüklenmeye devam ediyor.
Arkadaşlar "sağlamcısın" der. Evet öyleyim, canımı seviyorum. Ancak kırmızı ışıkta duran motosiklete bir dolmuşun arkadan çarpmaması da garanti değil.
İşe gidip gelirken kullandığım bir tür can pazarını, D100-TEM bağlantı yolunu anlatacağım. Otoyol olarak sınıflandırılan ancak kuralsızlığın hakim olduğu bu yolda her gün en az bir ciddi kazaya tanık oluyorum.
Yasak olmasına rağmen yolcu indirilip bindirilen yolda, akşam saatlerinde de personel servisleri, mesela ben sağ şeritten giderken birden önüme kırıp durabiliyor. Orta şeritten saatte 100 km. bir hızla giderken de, yolcu dolu bir halk otobüsü beş santim öteden sollayabiliyor. Sollamak yerine bir metre dibinden "dat, dat" kornaya basan taksinin müşterisi, yol verdiğinde, dışarı uzanıp "kol hareketi" çekebiliyor.

Avrupa'da öncelik motorların
Kafası karışık yazı tüm hızıyla sürüyor, bakalım Milliyet'in Brüksel temsilcisi arkadaşım Güven Özalp Avrupa'dan neler bildiriyor:
"Avrupa ülkelerinde yol güvenliğine verilen değerin Türkiye'dekinden daha fazla olması motor tutkunlarının iki teker üzerinde kalmasını kolaylaştırıyor. Motosiklet Avrupa trafiğinde önceliğe sahip. Otomobiller daha dikkatli; motorların önünü kesmeye çalışmak yerine açılarak yol vermeleri de bunun bir sonucu. Ancak bu durum motor sürücülerinin istedikleri gibi davranması (Türkiye'deki gibi!) lüksünü getirmiyor. Polisin kural ihlalinde motorcuya ayrıcalık gösterdiğini söylemek imkansız."

Honda Motosiklet'in fotoğraf birincisi: Kaan Aybudak

Yarışmayı iyi bilen Honda Motosiklet'in düzenlediği "Hayatın Her Yanında Motosiklet" fotoğraf yarışması 25 Haziran'da sona erdi. Dereceye giren tüm fotoğrafların sergilendiği İstanbul Modern Sanatlar Galerisi'nde bir ödül töreni düzenlendi. Beş megapiksel üzerinde birinciliği Kaan Aybudak alırken Hakan Öztürk ikinci, Vural Çelikoğlu üçüncü oldu.
Kaan Aybudak altı yıl önce çektiği fotoğrafının bir gün mutlaka kullanılacağını düşünmüş. Çevresel anlamlar yüklü fotoğrafın çekildiği yer Antalya, Korkuteli yakınlarındaki Avlan Gölü. Gezin arkadaşlar.

İstanbul'dan bir kurt geçti

En iyi motosiklet okullarından BMW Rider Academy'nin (RA) başeğitmeni Thomas Wolf geçtiğimiz günlerde hem teftiş hem de eğitim için İstanbul'daydı. RA İstanbul'da da büyük emeği olan Münihli Alman Wolf yılın 220 gününde dünyayı dolaşıyor, 10'dan fazla ülkedeki RA'ları denetliyor, eğitmenleri bir kez daha eğitiyor.
Kilyos'taki eğitimden henüz gelmiştiler, akşamüstü sohbet için uğradığım İstinye'deki RA'ya. Nural Meriçtan ellerinde bir günde iki kat kalınlaşan nasır tabakasını göstererek, Wolf'un pestillerini çıkardığını söyledi. Her neyse, İstanbul RA'nın en iyi iki RA'dan biri olduğunu anlatan Wolf da bu kentin trafiğinin deli olmasından yakındı; "İstanbul'da motosikletle yapılabilecek en iyi şeyin park etmek olduğu" esprisini yaptı.

Motorum ve ben: Gürkan

Bu haftadan itibaren bu özel köşeciği sizden gelen fotoğraf ve kelimelere ayırıyoruz. Motosikletli bir fotoğrafınızı, kelimelerinizle gönderin ve sayfadaki yerinizi ayırtın. Bu haftaki konuğum motosiklet.net'ten arkadaşım Gürkan Anbarlı. Gürkan bu karizma fotoğrafla ilgili şunları anlatıyor: "Datça'da düzenlenen 2. Marmok Motosiklet Festivali'ne katılmak için 21 Haziran'da İstanbul'dan yola çıktık. Fotoğrafı Marmaris-Datça yolunda verdiğimiz bir molada çektik. Gidiş-geliş 1460 km. boyunca sıcaklığın çoğu yerde 40 derecenin üzerinde olmasına rağmen Hyosung GT250R'ım beni hiç üzmedi."



CUMARTESİ
"Bu programı sunacak tek kişiyim"
"Tıraş Yoksa Öpücük Yok"
Sıra Cavalli'de
Hüseyin Çağlayan'dan "e-tişört" koleksiyonu
ne var, ne yok
Küçük oteller rehberinden 199 öneri





Ali Rıza Kardüz
Menderes Özel
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

   
© 2006 Milliyet