
|
|
|
 |
|
|
Antrenörlük ve istikrar
Bence / Fatih Tanfer
Futbolda başarının önemli unsurlarından birinin istikrar olduğunu söylemek doğrunun ilanıdır. Elbette doğru, akılcı ve uzun vadeli programları da buna ilave edebiliriz. Başta teknik anlamda bunların hepsini uygulayacak takımların antrenörleridir.
Bu başarıyı yakalamak isteyen antrenörün sistemli çalışmaya, kulüplerin geleceği olan tesisleşmeye olumlu bakışı da önemli bir etkendir.
Antrenörlerin oyuncuların bireysel başarılarına katkıda bulunmaları ve oyuncuları daha yukarılara taşıma hedefini görmemiz çok önemlidir. Bu çilekeş futbol emekçilerinin çektiği sıkıntılar elbette saymakla bitmez. Sizi aldatmasın, Süper Lig’de 18 takım, yarısı yabancı, belki de Lig A’da istediklerini yapma yolunda çabaları kabul görür. Lig B’de, Üçüncü Lig’de ve amatör kümelerde kulüplerin ekonomik sıkıntılarını da bildiğimiz için büyük özveri gösterip yoklukla mücadele ederler.
İçlerinde otuz-kırk tanesinin iyi yerlere gelip para kazanmasını tüm teknik adamların iyi para kazanıyor diye nitelendirmek ve onların sorunlarını görmezlikten gelmek, onlara yapılan haksızlıktır.
Elbette iyi bir antrenör takımına olumlu katkılar sağlayacaktır. Onlar da oyun mantalitelerini genç oyuncular üzerine kurmalı, kulüplerin altyapılarına gereken önemi vermeli ve başta Galatasaray örneğinde olduğu gibi yakın bir iletişim içerisinde olmadır. Oyuncuların teknik eksikliklerini gidermek antrenörlerin en önemli görevlerinden birisidir. Unutulmasın ki becerisi olan oyuncunun, bu özelliğini çalışmayla artıracağı kendisine öğretilmedir. Ve bu konuda asla taviz verilmemelidir. İç disiplini de zaten bunu gerektirir.
Sabırlı olmalıyız
Kişilik haklarına saldırı olmayan konular haricinde eleştirilere açık olmak ve kendilerine yarayan yönlerini olumlu bir biçimde değerlendirmek teknik adamlara artı getirecektir. Kısacası takımına verdiği katkılarla futbol kamuoyunun saygınlığını kazanmak da önemlidir. Bu saygınlık, unutulmasın ki kendisine olan inancı artıracaktır. Bir takımın başarısı istikrardan geçiyorsa öncelikle antrenörlerimize karşı sabırlı olmalıyız. Başarıyı hemen istemek ve tahammülsüzlük antrenörlerin en büyük sıkıntısıdır. Bilhassa takım tertipleri konusunda haksız eleştirilere de uğradıklarına inanıyorum. (Elbette herkesin gördüğünü haftalarca ısrarla görmemek ve zaman zaman inatlarından vazgeçmeyenleri bunun dışında tutuyorum) Futbolcusuyla beraber çalışan, onun teknik gücünü iyi bilen antrenördür. Ona bu konularda saygı gösterilmelidir. Takımlarımızın yaşadığı ekonomik sıkıntılar onların en büyük problemidir. Öyle zamanlar gelir ki takımın maça hazırlanmasından çok bu problemlerin çözülmesiyle uğraşılması maalesef futbolumuzun kötü kaderidir.
Antrenörlük emek, çalışmak ve yeniliklere ayak uydurmaktan geçer. Milan Antrenörü Carlo Ancelotti, ''İyi futbolcu olmak önemli bir şeydir. Ama iyi bir antrenör olmak çok daha zordur. Bilgi birikimini gerektirir. İyi çalıştırıcı olmak her şeye hakim olup bilgi sahibi olmayı gerekir, oynanan tüm maçları ve oyuncu istatistiklerini takip etmeniz, takımınızdaki oyuncularla iyi geçinmeniz ve kafanızı tamamen antrenörlüğe yormanız gerekir.'' İşte kırılma noktası burada. Antrenör sadece kafasını kulübün diğer sorunlarından arındırıp sadece takım çalıştırmaya verebilirse elbette başarılı olacaktır. Ancak kulüp yönetimlerini de bir bütün halinde ele almak gerekir. Kulüplerimizin vefakar ve çilekeş yöneticileri, biriken ve içinden çıkılmaz hale gelen başta ekonomik sorunları görmezlikten gelmek büyük haksızlıktır. O halde antrenörler de kulüplerin ekonomik şartarını iyi bilip, başarıya giden yolda dayanışma içinde olmadır.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|