|
 |
|
|
Güzel günler görecek miyiz?
Görüş / Engin Önen
İzmir adayları ile dördüncü buluşmayı CHP’den Bülent Baratalı ve Mehmet Ali Susam ile gerçekleştirdik. Bu toplantı ve tartışmanın bir bölümü geçen cuma günü yayınlandı.
Baratalı, ilk kez Urla Belediye Başkanlığı’na seçildiğinde, ben de Urla lisesi ikinci sınıf öğrencisiydim. O günlerden söz ederken, ''O zamanlar CHP’de solcular da vardı'' diye takıldım.
* * *
Baratalı bir dönem İzmir CHP İl Başkanlığı ve Örgütten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde de bulundu. Onun için kendisine, aday listesi ve örgütle ilgili sorular da yönelttik.
''Milli takım'' olarak ilan edilen, ülkücü, liberal ve muhafazakar bazı isimlerin transferi ve aşiret reislerinin bile vekil adaylığı ile ilgili soruya, Baratalı, ''Gaydalı aşiretinin cumhuriyete bağlılığı''ndan söz ederek yanıt verdi.
* * *
Diğer sorum, yerel örgütlerde ve belediye meclislerinin yapısı ile oy tabanının yapısı arasındaki tezatlıkla ilgiliydi. Yani CHP’nin oy deposu haline gelen merkez semtlerin parti içindeki ağırlığı her geçen gün zayıflarken, düşük düzeyde oy aldığı semtlerin parti yerel örgütlerindeki ağırlığının artmasını nasıl değerlendirdiğini sorduk.
Baratalı, il başkanlığı döneminden beri bu yapının farkında olduğunu ifade etti. Bu soruna çözüm arayacaklarını, partiye yeni katılımlar sağlayarak, yapıyı dengelemeye çalışacaklarını ifade etti.
Bu arada arkadaşımız Çağlayan Bilgen ile Baratalı arasındaki seçim tahminine de hakemlik yapmaya çalıştım. Baratalı İzmir’de on altı vekilliğe kesin gözüyle bakarken, Çağlayan, ''on vekile şükredin'' diyordu. Ben, arada buluşmalarını önerdim.
* * *
Mehmet Ali Susam, CHP’nin İzmir’deki en popüler ve en çalışkan adayı görüntüsü veriyor. İzmir’in en çok üyeye sahip meslek odasının başkanı olmanın yanı sıra, bireysel özellikleri ile de seçim kampanyasında öne çıkmayı başarıyor.
Susam, ekibiyle birlikte yürüttüğü kampanya sayesinde, CHP’nin meclise, İzmir’den en azından bir vekil daha fazla göndereceğini düşünüyor.
CHP’nin, sadece laiklik ve güvenlikle ilgili mesajlarının kamuoyuna ulaştığını söyleyen Susam, aslında seçim bildirgelerinde çiftçilerden, esnaf sorunlarına kadar pek çok konuda çözüm önerileri olduğunu hatırlatıyor.
* * *
CHP, seçim kampanyasında Nazım Hikmet’in ''Güzel günler göreceğiz'' dizesini ana tema olarak kullandı. Ama örgüt ve kadrolar o kadar milliyetçileşti ve temel sol değerlerden uzaklaştı ki, ''güzel günler'' denince hep geçmiş hatıra geliyor. Onuncu Yıl Marşı, kuvayi milliye teması, ''söz konusu vatansa, gerisi teferruatkır'' söylemlerinin şehveti karşısında eşitlik, dayanışma ve özgürlük gibi solu sol yapan idealler çoktan terk edildi.
Oysa, güzel günler için, ''motorları maviliklere sürmek'' gerekir.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|