
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
"Ulusalcılık hastalığına ilaç: AKP"
TÜRKİYE'ye dışarıdan bakan biri: "Bu ne telaş, ne bu heyecan, hiç mi seçim görmedik?" dese haklıdır.
Her seçimin kendine göre bir önemi vardır ama, hiçbir seçim öncesi "laik cumhuriyet" bu kadar tehlikeli görünmemiştir.
Çünkü küreselleşme denilen rüzgârın esip savurduğu ilkelerin başında, Türkiye için, "laik cumhuriyet" gelir ve tabii ulusalcılık...
* * *
KÜRESELLEŞMENİN mucitleri büyük devletler çok şey istemezler. Diğer ülkeler, sınırlarını "bila kaydü şart" büyük devletlerin firmalarına, mali kuruluşlarına, hatta silahlı kuvvetlerine açmalıdır. Bu ilkelere karşı çıkmak çağdışılıktır, dünyanın yeni koşullarına ters düşmek demektir!
Ulusal çıkar kavramı artık eskimiştir, geçerliliği yoktur. Küreselleşmenin gereği olarak büyük devletler, diğer devletlerin, başkalarının firmalarını, tarım arazilerini satın almalıdır. Onlara her kolaylık gösterilmeli, yasalar istedikleri gibi değiştirilmelidir. Her çeşit teşvik önlemi alınmalıdır. Bu gidişe karşı çıkanlar, hemen küreselleşmenin işbirlikçileri tarafından çağdışı, dinozor olarak damgalanıp bir yangın sırasında en son kurtarılacak, hatta kurtarılmayacak eşya muamelesi görmelidirler.
* * *
KÜRESELLEŞMEYİ yok kabul etmek tümüyle kaygı verici bir oluşum olarak kabul edilebilir mi?
Hayır!
Onur Öymen bu konuda şöyle der:
"Değişen dünya koşullarına rağmen, gerek siyasi gerek ekonomik alanlarda, ulusal çıkarlarını korumayı başlıca hedef saymaktadırlar. Piyasa ekonomisine en çok saygı gösteren ülkelerin bile, devlet yönetiminin piyasalara terk edilemeyeceğini açıkça belirttikleri görülüyor." (x)
Onur Öymen bir de örnek verir; eski Fransız başbakanlarından Lionel Jospin şöyle demektedir:
"Piyasa ekonomisine evet ama, piyasa devletine hayır!"
* * *
LONDRA bankerleri uzun süredir Türk piyasalarında "paradan para kazanıyorlar"mış, Güngör Uras böyle yazıyor. Londra bankerlerinin bu işlerini de "O kuruluşlarda çalışan, çok iyi yetişmiş Türk gençleri yürütüyormuş..."
Güngör Uras o gençlerden biriyle konuşmuş, bakın neler öğrenmiş:
"Batı dünyası Türkiye'nin demokratik bir ülke olmasını Kemalizmin, ulusalcılığın ve ordunun önlediğine inanmış durumda..."
"Yabancılar için ulusalcılık, Türkiye'nin kurtulması gereken bir hastalık. Ve de yabancılar inanıyor ki, Türkleri ulusalcılık hastalığından kurtaracak ilaç AKP'dir. Eğer AKP gücünü kaybederse, Türkiye'de milliyetçilik, ulusalcılık, hatta faşizm güçlenecek, ordu her konuda öne çıkacak, Türkiye bölgesinde sorunlu bir ülke olacak... Yabancılar bunu istemiyor!" (xx)
* * *
ŞİMDİ anladınız mı, bu seçimin ne kadar önemli bir seçim olduğunu...
Türkiye bu güne kadar yabancılar için zor bir devlet olmuştur.
Zor olması Kemalizmden geliyor, ulusalcılıktan geliyor, ordunun niteliğinden geliyor.
İşte fırsat, seçimde Kemalizmin üzerine bir fırça, ulusalcılığı süpürün gitsin, hele bir de "Operet Ordusu" kurdurursanız...
* * *
AVUCUNUZU yalarsınız, avucunuzu...
Yeter ki bu seçimde, kime, kimlere, ne için oy verdiğimizi bilelim.
Kömürü alın, çıtır çıtır yakın, makarnayı alın, afiyetle pişirin oyunuzu da bilerek verin, hesabı bozun.
Keser döner, sap döner
Gün gelir hesap döner.
Eğer Müslümansanız, büyük "hesap günü" olduğunu da unutmayın!
(x) Ulusal Çıkarlar, Onur Öymen (Remzi Kitabevi)
(xx) Güngör Uras, Milliyet, 16.07.2007
h.pulur@milliyet.com.tr

