
Doğan HEPER
Not
Türban Çankaya'ya çıksın mı?
BU pazar günü, yani 3 gün sonra dananın kuyruğu kopacak.
72 milyonu idare edecek kadro saptanacak.
Ayın 23'ünde yani pazartesi günü seçmenin, Türk halkının AKP iktidarına "Tamam mı, devam mı" dediği belli olacak.
* * *
BU seçim CHP'nin en kârlı çıkacağı seçim olarak görülüyor. Çünkü AKP iktidar partisi olarak birçok konuda yıprandı.
Türkiye'nin "bölünme" gibi bir tehlike yaşadığı ve AKP iktidarının bu konuda "vurdumduymazlık" yaptığı görüldü.
Merkez sağda boşluk doğdu. Merkez sağda oy vereceklerin bir bölümü CHP'yi desteklemeyi mecburen tercih etti.
Bu avantajlar CHP'nin şimdiye kadar yakalayamadığı bir oy yüzdesini yakalayabileceğini gösteriyor.
Tabii teşkilat da Deniz Baykal gibi çalıştıysa. Bütün Türkiye'ye nispet edilmez ama, ben Trakya'da CHP'lileri Genel Başkanları kadar hırslı görmediğimi yeri gelmişken yine belirteyim.
Özetle, CHP geçmişindeki ve gelecekteki en çok milletvekilini çıkarma şansını bu seçimde yakaladı, demek yanlış olmaz.
* * *
AKP, bu seçim propagandası süresince Erdoğan'la adeta bütünleşti. Her yerde o; yani Erdoğan vardı...
Pazar günü yapılan İstanbul mitingi de adeta partinin moraline moral kattı. Mitingde "bindirilmiş kıtalar" vardı ama bunlar her partinin mitinginde yok mu? Bu kez belki de mitinge gelecek partililer için banliyö trenlerinin de kiralanması bir yenilikti.
Meydan mitingleri konusunda bir parti liderinin sözleri doğru değil mi? "Partilerin meydan mitingleri etkinliğini kaybetti. Çünkü o meydanda toplananlar zaten o partiye bağlı kişiler değil mi?"
Doğru.
Bazı anketler AKP'nin tek başına yine iktidar olabilecek sayıda milletvekili çıkarabileceğini, bazıları da Türkiye'nin CHP+MHP koalisyonuna hazır olmasını haber veriyor.
Eğer böyle olursa, yani AKP muhalefette kalırsa parçalanması sürpriz sayılmamalı. Buna da hazır olunmalı.
Çünkü iktidar olmanın yapıştırıcılığı ortadan kalkınca Turgut Özal'a, Mesut Yılmaz'a ve merkez sağa sempatisi olan bazı milletvekillerinin AKP'den kopmaları ve başka bir parti kurmaları hiç de yadırganmamalı.
* * *
BU seçimde "iki sandık" seçmenin önüne getirilemedi. Yani cumhurbaşkanını halk değil, yüzde 99 ihtimalle bu Meclis, yani yeni Meclis seçecek. Peki Çankaya'ya nasıl biri yollanmalı?
Bana sorulursa bu kişi şu partiden veya bu partiden olabilir, yeter ki eşi türbanlı olmasın. Çünkü türban birçokları tarafından "sembol" haline getirildi. Ve bu sembolün neler ifade ettiğini sizler biliyorsunuz.
Bu kalabalık demektir ki, bu vatandaşlar ve aileleri AKP iktidarından memnunlar. Öyleyse memur, işçi, esnaf, emekli, köylü niye ağlıyor?
"Herkes layık olduğu şekilde idare edilir" sözü ne kadar doğru değil mi?
Sonra OKS baştan yapılmalı. Yani yenilenmeli. Yoksa bu şaibe bu sınavın üstüne yapışıp kalacak. Veya yargıya iptal için başvurulacak.
Milli Eğitim Bakanı her konuda bol bol konuşurken bu skandal konusunda çok konuşmamayı tercih ediyor.
Konuş Bakan... Konuş da bu sınavda neler döndüğünü halk öğrensin!..
İRAN'LA
İran ve Türkmenistan enerji hattı Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanacak.
ABD hemen buna karşı çıktı. Ankara'ya baskıya başladı. Ortadoğu'da, Türkiye düşmanlarının cesaret aldığı Washington değil mi? O şimdi, Ankara'nın İran'la ilişkisine, engel olmaya çalışıyor.
İran ve Türkmenistan gazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşıyacak enerji hattının nihai anlaşması ağustosta imzalanacak. ABD Ankara'yı işte bu nihai anlaşmayı imzalamaktan vazgeçirmek istiyor. Yani Türkiye'nin, gelir sağlayacak ve stratejik önemine katkıda bulunacak bir yatırımdan vazgeçmesini istiyor.
AKP hükümeti acaba bu ABD isteğine nihai olarak ne cevap verecek?
Bakın, bugünlerde Dışişleri Bakanımız Abdullah Gül, PKK'ya verildiği iddia edilen ABD silahları için ağır konuşuyor. "Bu iddialar ABD ile aramızı bozmak için uydurulmuş değilse, yani yapay bir iddia değilse ABD ile ilişkilerimiz altüst olur" diyor.
Peki, İran'la yapılan anlaşma Türkiye için çok önemli değil mi? Bundan ABD istiyor diye vazgeçilir mi?
Belki vazgeçilebilirdi, eğer ABD dostluğunu gösterip PKK'yı sustursaydı. Ama bunu yapmadı.
Ankara, ABD istiyor diye İran'la anlaşmadan vazgeçemez, geçmemeli. Anlayış karşılıklı olur.
BAKAN
Bakan Pepe'nin CHP Başkanı Deniz Baykal ve CHP'li Mehmet Sevigen'e cevap için yaptığı basın toplantısı bizi ilgilendirmiyor. CHP'nin ithamlarının ilgilendirmediği gibi...
Bizi ilgilendiren, 22 ve 24 yaşındaki iki çocuğun gemi alabilecek krediyi nasıl buldukları.
Ve iki gencin, Bakan Pepe'nin açıkladığı gibi, üzerlerine kayıtlı 5 daireye nasıl sahip oldukları.
En iyisi Bakan'ın ve oğullarının mal varlıklarını açıklamaları. Açıklasınlar ki ne kadar zamanda ne kadar zenginleştiklerini veya fakirleştiklerini halk da anlasın ve "Bunda ne var?" desin...
dheper@milliyet.com.tr

