
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Umudun seçimi
40 günlük seçim kampanyası yakıcı güneş altında rüzgâr gibi geçti. Yarın sandık başında olacağız. Türkiye 22 Temmuz nedeniyle bu yaz ikiye bölündü; liderler, milletvekili adayları ve parti örgütleri bazen günde üç miting yaparak, Anadolu'yu dolaşarak, her gece televizyonlara çıkarak seçimi kazanmaya çalışırken, tatil keyfi yapanlar, oylarını kullanmak üzere kentlere dönüyor.
Ege ve Akdeniz kıyılarında "eve dönüş" seferberliği başladı.
1974 yazında Kıbrıs Barış Harekâtı başladığında benzer heyecanı yaşamıştık.
20 Temmuz sabahı "Adaya çıkarma" haberiyle uyanan tatilciler, Ankara ve İstanbul'a dönüş yolunda uzun araç kuyrukları oluşturmuşlardı.
Savaş tedirginliği ve "karartma geceleri" ile ağustosta ikinci harekâtla geçen bir yazın ardından hayat normale dönmüştü. Bu defaki sevinçli bir telaş, cumhurbaşkanlığı krizi nedeniyle seçime sürüklenen Türkiye'de demokratik bir çıkış umuduyla sandığa gitme oranının yüzde 90'ları bulması bekleniyor.
Oy kullanmak en temel yurttaşlık görevi.
Sandığa gitmeyen seçmenlerin, "Memleket kötüye gidiyor" diye yakınıp, "Canım benim oyumla mı işler düzelecek?" diye günah çıkarmaya hakları yok! Demokrasilerde en kutsal görev oy kullanmaktır. Özellikle gençlerin ülkenin geleceğinde söz sahibi olma hedefiyle sandık başına gitmesi gerekiyor.
Siyasetin bir "emekliler kulübü"ne dönüşmesini önlemenin yolu, gençlerin siyasete katılımından geçiyor. Siyasi partiler bu baskıyı üzerlerinde hissettikçe, listelerin üst sıralarında daha fazla kadın ve gencimizi göreceğiz. TBMM'de halen yüzde 4.5 olan kadın milletvekili oranı Türkiye'ye yakışmıyor!
Kriz dönemlerinde alınan seçim kararları, lider oligarşisini güçlendirmenin dışında toplumun beklediği yenileşmeyi sağlamıyor. Bu seçim kampanyası da, halkın gerçek sorunları karşısında daha iyi bir gelecek için çözüm tartışmaları yerine, Çankaya, terör ve Kuzey Irak'a odaklandı. Kampanyadan geriye Bahçeli'nin kürsüden fırlattığı iple, Baykal-Erdoğan atışmaları ve Başbakan'ın binlerce dolarlık Frank Muller saati kaldı.
Yeni Meclis 22 Temmuz'dan sonra cumhurbaşkanını seçemezse Meclis feshedilecek ve ekimde referandumla birlikte yeniden seçime gidilecek. 40 günlük kampanyada yorgun düşen liderlerin Ramazan'da "çift sandığı" kaldırmaları mümkün mü? Bu olasılık MHP'nin ve bağımsızların Meclis'e girecek olmaları nedeniyle giderek zayıflıyor.
22 Temmuz seçimleri, demokrasinin zaferi olacaktır.
Anketlere aldanmayın, oyunuzu kullanın.
dsazak@milliyet.com.tr

