
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Seçimi düşünmek
'Daha uzun yaşıyor, daha kısa düşünüyoruz. Mesele zaman meselesi.
Modern yaşam, zaman algımızı temelden ve paradoksal bir şekilde değiştirdi. Artık daha uzun yaşasak da, daha kısa düşünüyor gibiyiz. Bunun nedeni her saatimize daha çok şey sıkıştırmamız mı, yoksa bir üstümüzdeki kişinin, her saatine daha fazla şey sıkıştırıyormuş gibi görünmesi mi? Değişik birçok nedene bağlı olarak, her şey çok daha hızlı gerçekleşiyor ve daha fazla şey oluyor. Değişim ise bir sabit."
Şimdiye odaklı yaşamak, hızla akan bir çağın olgusu; 21. yüzyıl insanı 'kanıtlayamadığı bir gerçek' karşısında davranışlarını öngörülemez bir geleceğe değil, bugünün dünyasına göre ayarlıyor.
NTV, 'Üçüncü kültür' kavramını öne süren ve 'Edge' (sınır) adlı bir sitede (www.edge.org) örgütlenen düşünürlerin bilginin sınırlarını zorlayan bazı sorularını derleyen John Brockman'ın kitabını yayımlamış.
BBC'nin 4. kanalı bu çalışmayı 'İnanılmaz derecede akıl gıdıklayıcı... Düşünenler dünyasının kokaini' şeklinde niteliyor. 'Sizin, kanıtlayamasanız da, doğru olduğuna inandığınız şey nedir?' sorusuna, insanın aklını kurcalayan pek çok alanda evrimci biyolojiden, genetiğe, nörofizyolojiye spekülatif önermelerde bulunan düşünürler yepyeni bir doğa felsefesi ortaya koyuyorlar.
Digital Çağda Yaşam için Tasarım kitabının yazarı Esther Dyson da, 11 Eylül'den sonra ABD'de ortaya çıkan 'öngörülemezlik hissi' karşısında 'bugünü yaşama' fenomenini çözümlemeye çalışıyor. Her şeyin çok hızlı gerçekleştiği bir çağın bizden alıp götürdüklerini sorguluyor:
"Eskiden, bilgisayarlar bize başka şeyleri yapmak için zaman tanırdı, şimdi ise makineler dikkat tüketen bilginin üretimini otomatikleştiriyor, bu da vaktimizi alıyor. Örneğin bir kişi aynı e-postayı on kişiye gönderirse, 10 kişi o mesaja dikkatini vermek zorunda kalıyor.
Gündelik yaşamın fiziksel engebeleri, işe yürüyerek (iPod'suz olarak) gitmenin yarattığı ölü noktalar, okumamızı engelleyen gece karanlığı ortadan kalkınca verimli kullanılmayan her dakika yitirilen bir fırsata dönüşüverdi.
Ve nihayet daha küçük zaman dilimlerinde daha fazla ölçüm yapmaya başladık. Havayolu millerinden, karbonhidrata, yağa, borsadaki kâğıtlara dek her şeyi, saniye saniye sayıyoruz. Bu durum düşünme ve planlama şeklimizi de etkiliyor."
Türkiye'de 40 gündür seçime odaklı yaşıyoruz.
22 Temmuz'da sandıktan çıkacak liderin sizi yönetemeyeceğini düşünüyor olsanız bile unutmayın evrende tek değiliz. Başka medeniyetler de var!
Kendinizi harap etmeyin. Gelecek seçimleri düşünün.
dsazak@milliyet.com.tr

