Muhalefetin 'aday' şartı
Seçim sonuçlarına göre cumhurbaşkanını tek başına seçme olanağı bulunmayan AKP, Meclis'te uzlaşma aramak zorunda. Erdoğan'ın seçim öncesi uzlaşma mesajına rağmen CHP ve MHP ile bağımsızlar 'Önce adayı görelim' görüşünde birleşiyorlar
ÖNDER YILMAZ Ankara
Yaşanan siyasi kriz nedeniyle genel seçimin yolunu erken açan cumhurbaşkanlığı seçiminin akıbetini belirleyecek kritik süreç, yeni Meclis'in oluşmasıyla yeniden başladı.
Anayasa Mahkemesi'nin verdiği "367" kararı ve genel seçim sonuçları, uzlaşma arayışına şimdiden hız kazandırdı. Cumhurbaşkanını tek başına seçme olanağı bulunmayan AKP'nin "uzlaşmacı bir tavır sergileyeceği" mesajına karşın CHP, MHP ve bağımsızlar "önce adayı görelim" noktasında birleştiler.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçim sonuçları açıklanır açıklanmaz muhalefet liderlerine "kapımız herkese açık, kimseye kırgın değilim" diyerek uzlaşma mesajı verirken diğer partiler sürece temkinli yaklaşıyor. Parlamentoda 71 sandalye kazanan ve cumhurbaşkanlığı seçiminde etkin olması beklenen MHP, uzlaşmadan yana tavır koydu.
Cumhurbaşkanı adayının Meclis içinden veya dışından olabileceği görüşünü dile getiren MHP, AKP'nin önereceği ismin "kilit rol" oynayacağını vurguladı.
MHP, cumhurbaşkanı adayında olması gerekli özellikleri de "Ülke bütünlüğüne ve çıkarlarına önem veren, cumhuriyetin değerlerine sahip çıkan, cumhurbaşkanlığı makamına layık, tarafsız, kurumlararası diyalogda başarılı, uzlaşmacı biri" şeklinde sıraladı.
MHP: Partili doğru olmaz
MHP Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı, konuyu henüz partinin yetkili kurullarında görüşmediklerini belirterek, "Bu konuda AKP'nin izleyeceği tavıra bakacağız. Kapılarımız kapalı değil. AKP'nin sergileyeceği tavır kadar, önerilecek isim veya isimler de önemli.Bize neyle geleceklerini henüz bilmiyoruz. Partinin politikalarını benimseyen kişinin önerilmesi doğru olmaz. Parti içinden veya dışından olması da fark etmez" diye konuştu.
MHP lideri Devlet Bahçeli de, Milliyet Ankara Temsilcisi Fikret Bila'ya yaptığı açıklamada Erdoğan'ın uzlaşmacı ve olgun davranacağı beklentisinde olduğunu kaydederek, "Keza cumhurbaşkanlığı seçiminde de böyle bir yaklaşım göstermeleri gerekir" demişti.
CHP: Gül olmaz
Cumhurbaşkanı seçimi sürecinde AKP'nin dayatmacı olduğunu öne süren ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e karşı çıkan CHP ise aynı tavrını sürdürdü. CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, AKP'nin dayatmacı ve emrivaki anlayışından uzaklaşacağı inancını taşıdıklarını belirterek şöyle konuştu:"Umarız, sadece aritmatik ölçülerle bakmazlar. Gerçekten samimi ve siyaseten dürüst bir diyalog arayışına girerler. Bunu gösterdiği taktirde, cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde kriz yaşanmayacağı kanaatindeyiz."
Cumhurbaşkanı adayının Meclis içinden veya dışından olabileceğini söyleyen Kart, "İsmin çerçevesi uzlaşmayı olumlu veya olumsuz etkileyecektir. Önce isimleri görelim. O noktada samimi bir yaklaşım, tereddüt yaratmayacak bir isim olmalı" dedi.
Türk: Aday önemli
23 bağımsızla TBMM'ye giren ve AKP'nin 367 eşiğinde çok kritik bir sayı yakalayan DTP de iktidarın önereceği adayı beklemeye başladı. Eski DTP Genel Başkanı ve Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk, ismin önemli olduğunu vurgulayarak, "Henüz arkadaşlarla bir araya gelmedik. Kim olacak, nedir? İsim çok önemli. Sivil, demokratik, 72 milyonu kucaklayacak, demokratik işleyişi, hukuku önemseyen, özgürlüğe inanan bir insanın cumhurbaşkanı olması önemli" dedi. Türk, aday destek vermemeleri halinde oturuma katılıp katılmayacaklarına ilişkin soruya "Adayların kriterlerine bakıp ona göre karar vereceğiz" yanıtını verdi.Erdoğan: Karar Gül'ün
Uzlaşma mesajı veren Erdoğan, 18 Temmuz'da Kanal A'ya yaptığı açıklamada, adaylık konusunda Gül'ün iradesinin kendisi için çok önemli olduğunu belirterek, "temkinli bir mesaj" vermişti. Erdoğan, "Nitelikler konusunda arkadaşımın bir sıkıntısı olduğuna inanmıyorum. Güveniyorum. Abdullah Bey'in açıkladığı net bir şey yok. Seçimden sonra konuşuruz. Benim adayım Gül'dür" demişti. Gül ise 6 Temmuz'da NTV'ye "İhtiras içinde, duygularımla hareket eden bir insan değilim. Ama meydanlar adaylığımın sürdüğünü gösteriyor" açıklamasını yapmıştı.Süreç 13 Ağustos'tan sonra başlayacak
YSK'nın seçimin resmi sonuçlarını en geç 29 Temmuz'da açıklaması halinde, TBMM ilk toplantısını 3 Ağustos'ta gerçekleştirecek. İlk oturumda yapılacak yemin töreninin ardından 5 gün içinde TBMM Başkanlığı için adaylık başvuruları yapılacak.
Sonraki 5 gün içinde seçimler gerçekleştirileceğinden, yeni TBMM Başkanı en geç 13 Ağustos'ta koltuğuna oturacak. Bu aşamadan sonra TBMM Başkanlık Divanı oluşturulacak ve cumhurbaşkanlığı seçimi takvimi başlatılacak.
Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığı sürecinin yemin töreninin ardından eşzamanlı başlayacağını öne sürdü. Türk, "Her ikisinde de adaylar son gün ortaya çıkar. Cumhurbaşkanı adayları, ant içildikten sonraki 10. gün belli olacak. Zaten o sırada Meclis Başkanı seçilmiş olacak. Aksi halde 10 gün vakit kaybedilecek" dedi.
TBMM Başkanı Bülent Arınç ise, seçim öncesi CNN Türk'e yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanı seçimine, Meclis Başkanı ve Başkanlık Divanı'nın seçilmesinin ardından geçilebileceğini ifade etmiş ve bu seçimin ağustosun ortasını bulacağını kaydetmişti.
AKP: DTP ile önceden bir görüşme kararı yok
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı AKP'li Burhan Kuzu, NTV'ye yaptığı açıklamada, DTP ile görüşme olmayacağını söyledi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün yeniden adaylık şansı olup olmadığı sorusuna "Neden olmasın?" yanıtını veren Kuzu, cumhurbaşkanlığı seçim süreciyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
"DTP ile birlikte hareket edersek 367 oluyor. Ama ben bu tür bir işbirliği olacağını sanmam. Bu konuda yeni bir kriz çıkarmadan bunları konuşmamız lazım. Başbakan bu tablo oluşmadan önce bunu net olarak söyledi. Cumhurbaşkanı, Meclis dışından da çıksa, mutlaka bir partili olmalı. İlla dışarıdan olsun deniyorsa, o zaman mutlaka siyasetçi olmalı, AKP'li olmalı, bürokrat olmamalı. Cumhurbaşkanlığına bir bürokratı getirme şeklindeki parçalı formül Meclis'i tıkar. Biz de buna karşıyız. AKP'ye cumhurbaşkanı seçtirmemenin yansıması bu oldu. Bu iş gelip bize dayanacak. Belirleyici hakkımızın korunması ve aday belirlemede önceliğimiz olduğunu görmek gerek."
Uzlaşmayla ilgili kritik virajda son söz Gül'ün
Daha önce DTP ile ancak "PKK'nın terör örgütü olduğunu açıklaması halinde görüşebileceği"ni söyleyen Başbakan Erdoğan'ın, cumhurbaşkanlığı için geniş çaplı uzlaşma arayışı eğiliminde olacağı belirtiliyor.
CHP lideri Deniz Baykal'la yaptığı telefon görüşmesinde, yeni dönemde atılacak adımlar konusunda kendisini ziyaret edeceğini söylediğini açıklayan Erdoğan'ın, CHP ile MHP'nin de benimseyeceği bir ismi aday gösterebileceği vurgulanıyor.
Aritmetik olarak bu iki partiden birinin desteğinin Erdoğan'a yeterli olacağına da dikkat çekiliyor. AKP'de en önemli gündem maddesini de, Gül'ün tekrar aday olup olmayacağı oluşturuyor.
AKP kulislerinde, cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda son sözü Gül'ün söyleyeceği, adaylık konusunda ısrar etmesi durumunda Erdoğan'ın desteklemek zorunda kalacağı, Gül'ün çekilme kararının ise Erdoğan'ın muhalefetle uzlaşma sağlamasını kolaylaştıracağı yorumu yapılıyor. Erdoğan'ın, kararı Gül'e bıraktığını açıklayarak, AKP'nin Gül'den vazgeçtiği yönünde bir izlenim vermek istemediği de kulislerde dile getiriliyor.

