A&G'NİN BAŞKANI ADİL GÜR:
Muhtıra olmasa da AKP bu oyu alırdı
Sonuçları isabetli tahmin eden ikinci araştırma şirketinin Başkanı Gür: AKP'nin oyları ideolojik değil, sosyolojik
DEVRİM SEVİMAY
A&G Araştırma Şirketi 14-15 Temmuz'da bir seçim anketi yaptı ve dedi ki; "AKP yüzde 48-51 arası, CHP 21, MHP 14 buçuk alır." Dediği neredeyse aynen çıktı. O yüzden biz şimdi lafı hiç uzatmadan hemen A&G'nin Başkanı Adil Gür'le soru-cevaplarımıza geçiyoruz, çünkü Gür'ün söyledikleri "şok olanlara" da, "çok sevinenler"e de yeni bir fikir verebilecek nitelikte:
- Şimdi gerçekten iki kişiden biri AKP'ye mi oy verdi?
Hayır, seçime katılımın yüzde 85 olduğunu da hesaba katarsak her 10 kişiden 4.2'si verdi.
- O 4.2 kim? Hangilerimiz?..
Ağırlıklı grup ezilenler... Düşük gelirliler, düşük eğitimliler, kırlarda ve varoşlarda yaşayanlar... Ev kadınları... Geçim yükünü üzerinde hisseden orta yaş grubu... Ve aslında iktidardan memnun olmayan çiftçi ve esnaf...
- En çok merak edilen de bu; esnaf ve çiftçi AKP'ye niye oy verdi?..
Çünkü muhalefet çok başarısızdı. CHP rejim ve ideoloji eksenli bir seçim kampanyası yürüttü. Bu AKP'nin çok işine geldi. Baykal, Erdoğan'a ve hükümete vurdukça köydeki muhafazakâr çiftçi AKP'nin etrafında kenetlendi.
- Yani geçim derdini bile unuttu mu?
Elbette ki unuttu. Çünkü aynı zamanda AKP çok doğru bir seçim kampanyası yürüttü. Bu neydi? Cumhurbaşkanlığı seçimi ve mağduriyet.
- Ve muhalefeti de kendi minderine çekmeyi başardı?
Gayet tabii. O yüzden de ilk defa bu seçimde ülke sorunları konuşulmadı. İlk defa bu seçimde ekonomi konuşulmadı.
- Ya peki "ezilenler"e yapılan yardımların etkisi olmadı mı?
Olmaz mı; çünkü bu "ezilenler" dediğimiz kitle AKP tarafından hatırlandı. Bunlara yapılan kömür yardımı, okuyan çocuklar için yapılan yardımlar, erzaklar vs... 1994'te belediyelerde başlayan geleneğini AKP bu kez de sürdürdü. Aslında tabii ezilenlere yardım etmek devletin, yerel yönetimlerin asli görevidir. Ama muhalefet bunları hiç konuşmadı.
- Peki konuşulsaydı; yani muhalefet ekonomi açısından AKP'yi sıkıştırsaydı, o zaman gerçekten sonuç alabilir miydi?
Biz 12 aydır düzenli olarak seçmenin nabzını tuttuk. Mesela geçen Haziran ve Eylül aylarında AKP'nin oylarında önemli düşüşler oldu. Neden oldu? Döviz piyasasındaki 100-150 liralık hareketler seçmen tercihine hemen yansıdı. Yani ne zaman bu ülkede ekonomi konuşuldu AKP oy kaybetti. Ama ne zaman ki bu ülkede suni gündem konuşuldu AKP oy kazandı.
- Zaten bir başka tartışma konusu da bu: 27 Nisan bildirisi AKP'ye yaradı mı, yaramadı mı?
Hayır, hiçbir farkı olmadı. Bildiri ve Anayasa Mahkemesi kararı olmasaydı da AKP'nin oyları yine bu oranda olacaktı.
- Ama 22 Temmuz için "milletin şamarı" ya da "milletin muhtırası" yorumları da yapılıyor?
Bunlar çok talihsiz yorumlar. Çünkü birincisi, gün gerginlik günü değil, uzlaşı günüdür. Kaldı ki doğru değil.
Bizim yaptığımız araştırmalara göre Ocak 2007'de de oyu yüzde 43, 44 mertebesindeydi.
- Yani?
Yani seçmenin AKP'ye oy verme nedeni ideolojik değil, sosyolojiktir.
- O zaman bir daha şu formülle soralım: AKP'nin oylarının artmasına "Aman dolar artmasın" mı daha etkili oldu, muhtıra mı?
Kesinlikle dolar. Şu anda insanların herkese, özellikle de bankalara borcu var. Son dönemlerdeki ev ve otomobil satışlarına bakar mısınız lütfen? 1 milyar geliri olan biri bile gidip borçla ev ya da otomobil aldı. Şimdi bu insanlar dolar artsın istemiyor, bilmediği bir koalisyon gelsin, bir maceraya girilsin istemiyor. Ama iddia ediyorum, döviz piyasalarında seçimden önce 200 liralık oynama olsaydı AK Parti 10 puan oy kaybederdi.

