|
 |
|
|
Kordonboyu siyaseti...
Benim Gözlü¤ümden / Nihat Demirkol
Geçen seçimlerden sonraki ilk yazımda, ''Önüne gelenin ağzına geleni söylediği bir ortamda, ‘benim başım kel’ diyerek, bir değerlendirme yapmaktan kaçınmak, bir görevi eksik bırakmak sayılacağı için, bir iki laf etmek isterim'' diye bir cümle kullanmışım; aynı noktadayım. O yazıda, ''Pazartesi sabahı, gazetelerin birinci sayfalarındaki Türkiye haritasını görenlerin hiç değilse bir kısmı, geleneğimizi yaşattığımız halk türkülerini, ‘Altın tas içinde kınam ezildi/Gümüş taraklarda zülfüm çözüldü’ diyerek mırıldanmışlar mıdır?'' diye sormuşum; aynı noktadayım. Ve nihayet, ''Bu vesileyle, mevcut siyasi haritanın oluşumunda emeği geçen bütün cumhuriyet çocuklarına selâm ederim. Unutmadan, en iyisi, ‘Halis Medine Kınası’ yazan küçük paketlerde satılır...'' şeklinde bir hatırlatmada bulunmuşum; aynı noktadayım!
Bu işlerden anlayanların, ''sonuçları doğru okumak lâzım'' diye bir heyecan icat ettiklerini duydukça, beni de ''acaba benim okuma-yazmam yeterli olacak mı?'' mealinde bir endişedir aldı. Ve başladım ''doğru bilinen yanlışlar'' üzerinde düşünmeye:
* * *
Aç ve açıkta olan insanlar, önce bu ihtiyaçlarının peşine düşerler; yanlış! Doğrusu, ''Muhafazakârlık, bütün zamanların en güçlü gıdalarından biridir. Ve bütün dünyada yükselişe geçmiştir.'' Seçmene nelerin yolunda olmadığını söylemek, sıkıntılarını ve korkularını kaşımak, onu ikna etmek ve kazanmak için yeterlidir; yanlış! Doğrusu, ''Dün unutulmak için yaşanır. Yarına ait söyleyecek sözü olmayanlar, kendilerinin bile umudu olamazlar.'' Türkiye, alınan bu sonuçlarla istikrarı ve büyümeyi seçmiştir; yanlış! Doğrusu, ''Güzel ülkem, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel ve akla gelebilecek bütün platformlarda hızla bir 3. Dünya ülkesi olmaya sürüklenmektedir...''
* * *
Devam edelim... Kamuoyu araştırmaları yönlüdür. Parayı bastıran kendini dev aynasında gösterir, göstertir. Yazılan ve çizilenler palavradan öteye geçmez. Çok itibar etmemek lâzımdır; yanlış! Doğrusu, ''Saha araştırmacılığı, kamuoyu yoklamaları, istatistik yorumlar bir bilimdir. Düzgün ellerde genellikle gerçeğe yakın sonuçlar verirler. Buna rağmen pek çok insan (benim gibi), işine gelene ve inanmak istediğine inanmak eğilimindedir...''
* * *
İzmir’deki Cumhuriyet Mitingi’ne katılan bazı dostları, yarı şaka-yarı ciddi eleştirdiğimde bana gücenmişlerdi. Bir daha söyleyeyim de içimde kalmasın! Üstlerinde kırmızı tişörleri, başlarında şapkaları, duvara dayanmış bayrakları vardı.
Kordon’un gösterişli kafelerinde, camların arkasından katıldılar mitinge. Klimaların püfürdettiği mekânlarda, önlerinde cappucino, parmaklarında cigarillo ile destek verdiler dışarıdaki kalabalığa. Bu resmi, bu sembolü sorgulayanı de ayıpladılar sonradan.
* * *
Bu yazıyı şöyle bitirmek isterim: ''Siyaset sokakta yapılıyor; Kordonboyu’nda değil...'' Demokrasi terbiyesi, sandıktan çıkan her şeyi kutlamayı gerektirir.
Evine saklananları da unutmaz seçmen! Bu vesileyle, bize bugünleri gösteren gelmiş geçmiş bütün Cumhuriyet hükümetlerini de selamlıyorum efendim.
Emekleriniz boşa çıkmadı. Sa€ olanlara Allah selâmet versin. Aramızdan ayrılanları da rahmetle anıyoruz.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|