Baykal'a göre CHP yükselişte
CHP lideri Deniz Baykal, dün düzenlediği basın toplantısında seçim sonucunu değerlendirdi. Baykal 'CHP yükselişte olan bir parti. Medya heyecan ihtiyacı içinde malzeme istiyor' dedi
ANKARA Milliyet
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, seçim sonuçları nedeniyle genel başkanlıktan istifa etmeyi düşünmediğini belirterek, CHP'nin umut merkezi olarak yükseldiğini savundu. Baykal ayrıca, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün yeniden cumhurbaşkanlığı adaylığına sıcak bakmayacakları mesajını verdi.
Baykal, seçimden sonra iki gündür kapandığı evinden çıkarak dün genel merkezde basın toplantısı düzenledi. Kravatsız olarak basının önüne çıkması dikkat çeken Baykal, elde ettiği seçim başarısı için AKP'yi kutladı.
Sonuçların kendileri açısından tatmin edici olmadığını söyleyen Baykal, bu tablonun altında yatan nedenleri araştıracaklarını, ciddi bir yeniden yapılanma başlatacaklarını, örgütlerden rapor isteyeceklerini ve bunlardan ders çıkaracaklarını anlattı.
Taban böyle düşünmüyor
Baykal, istifa konusunda da "CHP tabanında böyle bir değerlendirme olduğuna dair benim bir gözlemim yoktur. Bir kısmı CHP'li bile olmayan çeşitli çevrelerden gelen bir arayış var. Medya heyecan ihtiyacı içinde malzeme istiyor. CHP'nin tabanı, partinin verdiği siyasi mücadeleyi biliyor. Dikkate alınmayı gerekli kılacak bir durum söz konusu değildir" dedi. Baykal, kurultayda güven tazelemeyi düşünmediğini de kaydetti.CHP liderinin başarı hesabı
Baykal, "Batı'da ağır bir yenilgi alan lider istifa eder, bu konudaki ısrarlar ileride partinin güvenilirliğini zedelemez mi?" sorusu üzerine "ağır yenilgi" ifadesine itiraz etti.Baykal, "Ben Türkiye'nin en güvenilir siyasetçilerinden biri olduğumu biliyorum. Halkı hiç yanıltmadım. Tutarlılığım bilinir. CHP de ben de güvenilirim. Kompleksimiz yok. 'İktidara gelmeyen kaybetmiştir' böyle bir şey yok" dedi. Baykal, CHP kapatılıp açıldıktan sonra 1992'de yüzde 4.70, 1995'te yüzde 10.70 oy aldıklarını, 1999'da terörist Abdullah Öcalan'ın ABD tarafından Türkiye'ye teslim edilmesi nedeniyle baraj altında kaldıklarını belirterek şöyle devam etti:
'Partimizi inşa sürecindeyiz'
"Çileli bir mücadele veriyoruz. Partimizi inşa etmeye çalışıyoruz. Hazıra konma peşinde değiliz. Türkiye'yi CHP gibi güçlü bir partiye sahip kılmaya çalışıyoruz. CHP yüzde 20 platosunu sahiplendi. Onu bu seçimlerde istikrara kavuşturdu. Oyunu 1.5 puan, 1 milyon 200 bin civarında artırdı.Batı demokrasilerinde hazır, iktidara gelebilecek bir partide yönetimle gelip, seçimde iktidara gelemediysen ayrıl ortamıyla bizim ortamımız farklı. Toplumun bize verdiği hedef ve bizim heyecanımız gerçekleşmedi. Doğru ama o ayrı bir olay. Bu CHP'nin başarısız olması anlamına gelmez. Merkez sağda iktidara gelen birçok parti nerede? Ama 15 yıldır CHP yükselişte. Yetersiz ölçüde de olsa yükselişi sürdürdü. Dışarıdan tercüme örnekleri, Türkiye'de 12 Eylül'de kapanmış bir partiyi yeniden inşa etme mücadelesini başarılı şekilde sürdüren, giderek gücünü artıran, toplumda umut merkezi haline gelen bir siyasi partinin durumuyla mukayese etmek doğru değildir."
Baykal, 1992'den bu yana iki kez istifa ettiğini, ancak yeniden göreve çağırıldığını da anımsattı.
Rodos şakası
Baykal, "Rodos'a kadar yüzme iddiası vardı, o şartlar oluştu mu?" sorusuna da "Bir şakanın bu kadar ciddiye alınmasını siyasi hayatımızın ne kadar mizah ihtiyacı içinde olduğunu gösteren bir durum. Hâlâ bu konuda merak bulunmasını tebessümle karşılıyorum" yanıtını verdi.Gül'e tavır sürüyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini arayıp iyi dileklerini ilettiğini, kendisinin de Erdoğan'ı kutladığını kaydeden Baykal, "Bizi ziyaret etme düşüncesi içinde olduğunu, parlamentonun içinde sorunları istişare ederek değerlendirme anlayışı içinde olduğunu ifade etti. Ben de bundan memnun olduğumu söyledim. Siyasi trafik başlayacak" dedi. Baykal, Gül'ün cumhurbaşkanlığı adaylığına karşa olduğunu da şu sözlerle açıkladı:
"Biz uzlaşmayla cumhurbaşkanı seçilmesi gerektiğine inanıyoruz. Seçilecek cumhurbaşkanının Anayasa'mızın özüne, içtenlikle sahip çıkan, onu gizli gizli çarpıtmaya, değiştirmeye yönelik arayışlar içine girmeyecek, bu güveni topluma veren saygın bir insan olması gerekir. Bir parti ideolojik merkezini sahiplenen, savunan bir kişinin Türkiye'nin cumhurbaşkanlığı ihtiyacına uygun düşmediği kanısındayım."

