Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Temmuz 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Eşcinseller de evlenebilmeli!

Eğer eşcinseller de evlenebilseydi, milli gelir en az 20 bin dolar olurdu!


www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88

Gözüm televizyona, Bülent Ersoy'un kına gecesi görüntülerine takıldı. Damat Armağan'ın orada ne işi var ki diye bakarken, gelin şarkısı söylemesinin absürtlüğü içinde ona solfej ayarı veren Bülent Ersoy'un sesiyle irkildim. Yok, korkmadım.
Biliyorum, sağlığında kıyaslanmaktan hiç hazzetmezdi ama bu görüntüleri Zeki Müren'le birlikte seyretseydik ne derdi diye düşündüm. Muhtemelen burada tekrarlayamayacağım bir şeyler söylerdi ama sonra ince kültürüyle meselenin derinliklerine sızardı. Ne de olsa vaktinden evvel ve aynı zamanda bize özgü bir "drag queen"di. Kral-içe idi.
Aslında toplumuzun yakın tarihi Zeki Müren-Bülent Ersoy karşılaştırması üzerinden yapılabilir. Bir nevi "çatışan dinamikler" yani. İkisi de gerçek ve çok sayıda taklitle kültürümüze damgalarını vurdular çünkü. Bu gergin tarih aynı zamanda toplumsal ikiyüzlülüğümüzün de tarihi olurdu... Aşk-nefret ilişkisiyle ortaya çıkan ahlaki bir ikiyüzlülük...
Kökleri çok derine inen bu ikiyüzlülük olmasaydı, kendisiyle daha barışık bir toplum olsaydık, onlar radikal ötekilikleri nedeniyle değil, sesleri, sahneleri ve estetik farklılıkları yüzünden ünlü olurlardı. İnanın, biz de "refah toplumu" olurduk.
Bu derin mevzu bir yana, belki de Bülent Ersoy'un düğününün bizi bunca irkiltmesinin nedeni de ikiyüzlülüktür. Daha da kötüsü, belki de toplumsal roller ve kimliklerin dayatılmasıyla oluşan sosyal şizofreni bu düğünün ta içine kadar sızdığı için bu kadar tanımlanamaz bir baygınlık hissi ortaya çıkıyordur.
Gelin şöyle bir hayal edelim... Bu toplumda, tıpkı bazı refahına özendiğimiz ama demokrasisiyle dalga geçtiğimiz ülkelerde olduğu gibi, eşcinseller de evlenebiliyor olsaydı, bizler de bunu "normal" buluyor olsaydık, transseksüeller kimlik uğruna değil de gerçekten sağlıkları öyle gerektirdiği için cinsiyet değiştirme ameliyatı olsalardı, kendi belirlediği cinsiyle barışık yaşayan erişkin kişilerin yine kendi kararlarını vermiş erişkinlerle yaşadıkları içimizi gıcıklamasaydı... Nasıl olurdu?
Herkesin birbirinin hakkına karşı sorumluluk duyduğu demokratik bir toplumda yaşıyor olurduk ve gayrisafi milli hasıla en az
20 bin dolar olurdu! Ütopya işte...

İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Bu ülkede en "seçkin"inden en "sanaaatçı"sına, en zengininden en fakirine, en varoşundan en nezihine her katmanda her türlü cinsel kimlik var. Bastır, bastır, nereye kadar?

Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Geçen hafta, "Seçenekler size ait değilse seçemezsiniz" demiştim. Seçenekleri kendisine ait olsaydı Ersoy herhalde başka türlü bir hayat, kimlik seçerdi. Bu arada kendisine yakıştırdığı "Diva" sıfatı, sesi görüntünün önünde gören hayran kitlesinin sunduğu bir ödül olduğu için tercih ediyorsa da, başka bir kültüre ait. Bu Sezen Aksu için de geçerli.
Kendinize bir kimlik beğenin. Ama taklit olmasın! İyi oyunlar herkese...

Kılavuz Karga Oyunu!

Kadın: Bülent Ersoy'la ben de evlenirdim.
Erkek: Ben de...
* * *
Erkek: Benimle evlenir misin?
Kadın: Kiminle?

Öptüm sizi
Gülşen'i öpesim geldi... Yeni albümü için çektirdiği fotoğraflar meğer moda fotoğrafçıları Mert Alaş'la Marcus Piggott'nun İngiliz model Jessica Stam'le gerçekleştirdikleri çekimdekilerden taklitmiş! Mert Alaş'la Marcus Piggott'yu da öpesim geldi çünkü ben Gülşen'in fotoğraflarını ilk gördüğümde David LaChapelle'den mi taklit ettiler diye tekrar arşivimi tarama ihtiyacı duydum. Onlar onu, onlar da onu taklit edermiş gibi oldu... Öpme de dur yani...

Kadın Köşesi!

Bir erkeğin gizli eşcinsel olup olmadığını nasıl anlarsınız?
  • En az sizin kadar dedikodu meraklısıysa...
  • Sizinle alışverişe çıkmayı gerçekten seviyorsa...
  • Markaları sizden daha iyi tanıyorsa...
  • Gelir durumunuzla fazla ilgileniyorsa...
  • Giysilerinize sürekli karışıyor ve önerilerde bulunuyorsa...
  • Sizi kız arkadaşlarınızdan uzaklaştırmaya çalışıyorsa...
    Tabii, çekim uyandırmak, gerilim yaratmak ve kız arkadaşlarını kıskanmamanızı sağlamak için gizli gizli eşcinsel taklidi yapıyor olabilir. Dikkat!


    CUMARTESİ
    Herkes evcilik oynarken onlar gazetecilik-şarkıcılık oynardı
    En moda En yeni
    "Benden romantik parçalar bekleniyor"
    Kahve sadece içilmez
    40 yıl sonra yeniden "Edie stili"
    ne var, ne yok
    Bunaltan sıcaklarda içiniz serinlesin





  • Melis Alphan
    Ali Rıza Kardüz
    Menderes Özel
    Cemal Saydam
    Tuba Akyol
    İlhan Uçkan

       
    © 2006 Milliyet