
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Yola devam
AKP, 22 Temmuz seçimlerinin mutlak galibi. Cumhurbaşkanlığı krizinin ardından gidilen seçimde yüzde 47 oy ve 340 milletvekiliyle Meclis'e dönüş siyasi tarihimizde örneği az görülen bir başarıdır.
Başbakan Erdoğan'ın önünde şimdi, yüklendiği ağır sorumluluğun "icraata dönüşmesi", ekonomi başta, işsizlik ve yoksulluğun aşılması, Türkiye'nin AB yolculuğunun kesintiye uğramaması, Kürt sorunu, terör ve Kuzey Irak gibi sıkıntılı bir denklemin çözülebilmesi için 5 yıllık süre bulunuyor.
Oylarını artırmış ve halktan güven tazelemiş bir iktidar açısından zorluklarla dolu ancak güçlü bir başlangıç şansı tanıyor 22 Temmuz'da sandıktan çıkan sonuçlar.
Her iki seçmenden birinin AKP'ye oy verdiği, 16 milyon insanın desteğini alan bir iktidar gücüne Menderes'ten bu yana pek az lider sahip olabildi.
Üstelik bu oy patlaması, Çankaya krizine "e-muhtıra" yoluyla ordunun da müdahil olduğu bir ortamda gerçekleşti.
Halk, oylarıyla demokrasinin önünü açtı. Başbakan Erdoğan da seçimden sonra Türkiye'nin gerilimsiz yönetilmesi için yeni bir sayfa açacakları sözünü verdi.
Beklenti...
Cumhurbaşkanlığı seçiminde "inatlaşma" yerine "uzlaşma" ile sonuca gidip ülkenin normalleşmesi ve iktidar enerjisinin gerçek sorunların çözümü üzerinde yoğunlaşmasıydı.
Bu yönde adım atacak taraflardan biri de geçen dönemin cumhurbaşkanı adayı Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'dü.
Sayın Gül dün bir basın toplantısı düzenledi ve "çekilme" beklentisinin tersine "adaylığının sürdüğü" mesajını verdi.
Abdullah Gül, AKP'nin aldığı yüzde 47 oyu kesintiye uğramış cumhurbaşkanlığı seçim süreciyle ilgili bir tür referandum olarak görüyordu. Millet iradesi tecelli etmişti. Gül'ün "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesi uyarınca artık Çankaya'ya çıkmasının önünde bir engel kalmamıştı. Gül'ü televizyondan izlerken cumhurbaşkanlığı seçiminin neredeyse sıradan bir "usul" meselesi haline indirgendiğini gözlemledik.
Yeni Meclis'te henüz milletvekilleri yemin bile etmeden, başbakan, muhalefet partileriyle cumhurbaşkanlığı konusunda görüşmeden, Abdullah Gül "Nerede kalmıştık?" havasıyla adaylığını ilan etti. "Yola devam" dedi.
Oysa Başbakan Erdoğan Gül'ün adaylığıyla ilgili kararı "kendi iradesine bırakmakla birlikte" AKP'yi bağlayan bir açıklama da yapmamıştı. Erdoğan isteseydi "Adayımız Gül" diyebilirdi.
Gül, AKP grubundan başkaca aday arayışına fırsat tanımadan Çankaya'ya çıkmak istiyor. AKP'nin yüzde 47'ye çıkan oylarını da kendi hanesine yazıyor.
Gül'e CHP'den destek yok. Bağımsızların oyu yetmeyebilir. Gül Çankaya kilidini ancak MHP'nin oylarıyla açabilir.
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe