Cefi Kamhi 11 yıldır Hindistan dersi çalışıyor
Milletvekilliği döneminde 'neredeyse askıda' bulunan Türkiye-Hindistan ilişkilerini canlandırmaya çalışan Cefi Kamhi, iş konseyi kurulmasını sağladı, başkanı oldu. Önüne gelene Hindistan'daki iş olanaklarını anlatıyor
Serkan Arman
İşadamı Cefi Kamhi, milletvekili olduğu dönemde Türkiye ile Hindistan arasında siyasi ilişkilerde normalleşme sürecini kendisinin başlattığını, aynı yakınlaşmayı ekonomide yaratmak istediğini söyledi.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesindeki Türk - Hindistan İş Konseyi'nin başına geçen Cefi Kamhi, yurtdışına yıllık 20 milyar doların üzerinde yatırım yapan Hindistan'ın bugüne kadar ihmal edildiğini belirterek, "Bizim keşfetmemiz gereken pazar bizi keşfediyor. Hindistan, Türkiye'ye Eximbank şubesini açmaya kalkıyor. Bakıyoruz, enerji yatırımcısıyla geliyor. Taj gibi ünlü 3 Hintli otel zinciri Türkiye'de yatırım yapmak istiyor. Enerji şirketi Reliant gibi birçok firmanın Türkiye'de arayışı var" dedi.
1995'e kadar Türkiye - Hindistan ilişkilerinin neredeyse askıda olduğunu, Meclis'te Dışişleri Komisyonu'na girdikten sonra parlamentolar arası dostluk grubu kurup lobi faaliyetine başladıklarını belirten Kamhi, "1996'da iş konseyi kuruldu. 11 yıl birbirimizi yeniden keşfetmeye başladık. Hindistan, Türk iş dünyası için hem yatırımcı, hem de ciddi bir pazar. Bu ülkede dev müteahhitlik imkânları var" dedi.
Hintlilerin THY derdi
Cefi Kamhi, hava taşımacılığının ticari ve turistik ilişkileri geliştirmek için çok önemli olduğunu ancak Hintli işadamlarının kendilerine Türk Hava Yolları (THY) ile ilgili ciddi şikâyetlerle geldiğini söyledi. Kamhi, "THY'nin verdiği hizmetin kalitesini sorgular bir soru geldi karşımıza. 'Aynı uçak İstanbul - Londra arası uçtuğunda muhteşem bir servis var. Neden uçak İstanbul - Hindistan arası uçtuğunda servis değişiveriyor?' diye soruyorlar" dedi.Hintli turistler aktarma noktası olarak Dubai yerine İstanbul'u seçerse, transit turizmde patlama yaşayacağını söyleyen Kamhi, "Geçen yıl Türkiye'yi görmeye 35 bin Hintli gelmiş. Burayı geçiş noktası yaparsak İngiltere ve Amerika'ya gidecek olanları bir iki gün misafir edersek transit turizmi yaratabiliriz. Şu anda gelenin 10 katı gelse muhteşem bir rakam. Hintli turist tarihi, gezmeyi seven, parayı da harcayan bir kitle" dedi.
Kamhi, eğitimde işbirliği üzerine de çok ciddi çalışmalar yaptıklarını ve bilgisayar ile tıpta çok ileri olan Hindistan'a Türkiye'den okumaya öğrenci gönderilebileceğini söyledi.
'İki arsamız var, değerlendireceğiz'
İşadamı olarak yapacaklarıyla değil, yaptıklarıyla göz önünde olmayı tercih ettiğini söyleyen Kamhi, "Kapalı kutu bir insanım. Ne yaptığımı çok az insan bilir. Öyle kalmayı tercih ediyorum. Böyle olunca ne yapıyor diye soru işaretleri oluyor ama daha rahatım. Özel bir müşteri kitlesine hitap eden şeyleri tercih ederim. Müşterinin mecburiyetini değil tercihini yakalayacak işler. Bugün enerji ve telekom mecburiyettir. Ben daha ziyade tercih kullanılan şeyleri seviyorum. Tercih kullanıldıkça devamlılık da oluyor" dedi.
İstanbul Pendik'te yapılmakta olan marinada küçük bir hisseleri bulunduğunu belirten Kamhi, projeye Yalıkavak marinası olarak danışmanlık hizmeti sağladıklarını, ücreti kimisinin para, kimisinin de Pendik'te olduğu gibi hisse şeklinde verdiğini kaydetti. İstanbul'da Atatürk Havalimanı yakınında eski bir fabrika binalarının boş durumda olduğunu ve Kartal'da da yolun üzerinde bir arsaları bulunduğunu belirten Kamhi, bu arsaları değerlendirme safhasında bulunduklarını söyledi.
'Bana Cefi Abi derler'
Cefi Kamhi, Bodrum Yalıkavak'ta inşa ettiği Port Bodrum marinasının hem yöreyi hem kendisini çok olumlu etkilediğini söyledi. Kamhi şöyle dedi:
"Yalıkavak'ta marinayla birlikte yaşam kalitesi değişti. Türkbükü gibi özelin kalmadığı bir yer değil, çok farklı. 4 yıl önce 5 dolar etmeyen arazi bugün 200 - 300 dolar. Turizme yönelik insan yetiştirilmesi konusunda üniversiteyle çok güzel bir ilişkimiz var. Onlar beni tatmin ediyor. Etrafımda oluşmakta olan nukleuslar ve hücreler, bayağı keyifli birşey. Bir ilköğretim okulu açtım. Birini yaptırıyorum. Oraya değer veriyorum. Macera için uğrayıp da 'Burada para kazanıp giderim' dediğim bir yer değil. Yaşamaktan keyif aldığım, sokağa çıktığımda 'Merhaba' deyip herşeyimi paylaşabildiğim bir ortam. İnsanlar bana 'Cefi Bey' diye değil, 'Cefi Abi' diye geliyor."
Prens Talal ile dini hoşgörü vakfında
Cefi Kamhi, dünyada İslam ve Yahudi karşıtlığıyla mücadele için oluşturulan Coexistence Trust'ın (Bir arada Yaşama Vakfı) Türkiye'den tek kurucu üyesinin kendisi olduğunu açıkladı. Başkanlığını Ürdün Prensi Hasan bin Talal ve İngiliz Lordu Greville Janner'ın yaptığı Coexistence Trust'ın üyeleri arasında Avrupa Parlamentosu Üyesi Cem Özdemir ve eski İsrail Başbakanı Şimon Peres gibi isimler de yer alıyor.
Coexistence Trust'ın amacının İslam düşmanlığı ve Yahudi düşmanlığına karşı durmak olduğunu belirten Kamhi şunları söyledi:
"Türkiye'den tek kabul edilmiş üye benim. Basına kapalı toplantılarda fikir üretip o fikirleri mümkün olduğu kadar yayıyor, bakış açıları üretiyoruz. Bakış açısı edinebilmek, kültür seviyesinin kontrollü olduğu ortamlarda çok zor. Ülkemizde bakış açılarını hür bırakmayı yeni öğrendik. Yalnız bizde değil, ABD ve İngiltere'de 11 Eylül'den beri İslama bakış açısındaki negatifliğe, İslam dünyasında da Yahudiliğe bakış açısındaki negatifliğe değişik boyutlar getirmemiz lazım. Çünkü her şeyden evvel, hepimiz insanız."
Kolunda Kuran'dan ayetler taşıyor
İşadamı Cefi Kamhi, Kuran'dan ayetler taşıyan bir bileklik taşıyor. Kamhi, bileklikteki Arapça yazıyla ilgili olarak, "Bu, Kuran'dan nazar duası. Eşim Müslüman, ben Yahudiyim. Her dine inanılmaz saygım var" dedi. Kamhi'nin bilekliğinde nazara karşı okunan Kalem suresinin 51'inci ve 52'nci ayetleri yer alıyor. Surenin 51'inci ayetinde, "Şüphesiz inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) 'Hiç şüphe yok o bir delidir' diyorlar" ve 52'nci ayet ise "Halbuki o (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür" deniyor.

Cafe