Rüyadan uyanmak
Trabzonspor, ilk maçtaki tek farklı yenilgiyi avantaja çevirebilmek için golü erken bulmalı ve oyunda tempoyu belirleyen taraf olmalıydı. Nitekim henüz 8. dakikada Ceyhun'un o klas vuruşu, işlerin düşünüldüğü gibi gideceği izlenimini verdi. Ancak rakip son derece disiplinli, ayağa ve isabetli paslar yapan bir takımdı. Üstelik hücumda çabuk çoğalabilmek gibi bir özelliği vardı.
Bu yüzden bordo-mavili ekibin öncelikle Galati forvetini mümkün olduğu kadar cezaalanından uzak tutması gerekiyordu.
Skor üstünlüğünü ele geçirdikten sonra bunu gerçekleştirmenin en basit yolu, rakibin hücum hamlelerinde Trabzonspor orta alan oyuncularının onlarla birlikte geri gelmesi ve savunmasını rahatlatmasıydı. İşte biz tam bunları düşünürken Rumen takımı tüm hesapları değiştirecek eşitlik sayısını kazandı.
Ve kalan 78 dakika, Trabzonspor için tam bir kabusa dönüştü. İlk yarıda Ceyhun, Ayman ve Ersen'in girdiği pozisyonlar yabana atılacak cinsten değildi. Ama gerek becereksizlik, gerekse kaleci Grybauskas'ın müthiş kurtarışları buna engel oldu. İkinci yarıda da maçın kaderini değiştirecek fırsatlar yakalandı ancak top bir türlü ağları görmedi.
Uzatma dakikasında Jula'nın penaltı golü Trabzonspor tribünlerini henüz sezon başlamadan çileden çıkarmaya yetti. Tabii bu arada camianın ne büyük sorunlara ve sıkıntılara gebe olduğunu da gösterdi bu tablo.
Hani o klasik benzetmeyle, Trabzon'da takke düştü, şampiyonluk söylemleriyle göz boyamaya çalışanların keli ortaya çıktı!
cersen@milliyet.com.tr
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe
