Büyülü fener söndü...
İlk filmini 1945'te çeken, yedinci sanata damgasını vuran İsveçli yönetmen Ingmar Bergman, 89 yaşında hayata gözlerini yumdu
Alin Taşçıyan
Yetişkin ve entelektüel sinemaseverlerin gözdesi, İsveçli usta yönetmen Ingmar Bergman inzivaya çekildiği Faarö Adası'ndaki evinde, 89 yaşında hayata veda etti. Sinema tutkusunu anlattığı "Büyülü Fener" adlı kitabında, "Film çevirmek benim için doğal bir zorunluluk, açlık ya da susuzluk misali bir ihtiyaç. Bazı insanların kendini ifade etme biçimi kitap yazmak, dağcılık, çocuklarına eziyet etmek ya da dans etmektir. Bense kendimi film çevirerek ifade ediyorum" diyen Bergman, yedinci sanata damgasını vuran sinemacılardandı.
"Yaban Çilekleri"nden "Yedinci Mühür"e, "Persona"dan "Fanny ve Alexandre"a insan ruhunda yalnızlıkla, endişeyle, baskı altında geçen çocukluğun izleriyle oluşan karmaşayı, aile-çocuk ve Tanrı-kul bağını, olgunluk çağında kadın erkek ilişkilerini, varoluş bunalımını, yaşlanma travmasını ve ölüm korkusunu anlattığı filmleriyle çağdaşlarını ve genç kuşakları derinden etkiledi. Woody Allen, Robert Altman ve Andrey Tarkovski Bergman'dan esinlendiklerini dile getiren ustalardı.
Çok isim kazandırdı
Tiyatroyu çok seven ve sık sık oyun yöneten Bergman, ülkesinin önde gelen oyuncularını sinemaya kazandırdı; onlara uluslararası alanda ün ve saygınlık getirdi. Max von Sydow, Bibi Andersson, Harriet Andersson, Erland Josephson, Ingrid Thulin, Gunnar Björnson ve kendisine bir kız çocuğu veren eşi Liv Ullmann onun sayesinde tanındı. Bergman'ın 1953 yılında çalışmaya başladığı görüntü yönetmeni Sven Nykvist ise alanının büyük ustaları arasına girdi.Doğayı, doğasını yansıttı
Bergman, İskandinavya'nın soğuk ve sisli havasını, hem enlem, hem iklim yüzünden çoğunlukla karanlık olan göğünü, böylesi bir coğrafyada yaşayan insanların bunalıma yatkın ruh halini, iletişimsizliğini ve yalnızlığını filmlerinin atmosferine bire bir yansıttı. 1946 yılında "Kriz"den başlayarak "Çıplak Gece", "Bir Yaz Gecesi Gülümsemeleri", "Aynadaki Gibi", "Utanç", "Temas", "Çığlıklar ve Fısıltılar", "Bir Evlilikten Sahneler", "Yüz Yüze"nin aralarından sivrildiği filmleriyle doksanlı yılların başına dek sinemanın en önemli yaratıcılarından biri olarak kaldı.Bergman 2003 yılında "Saraband" ile yeniden izleyicilerin karşısına çıktı. Liv Ullmann'ın başrolünü üstlendiği, anne - çocuk ilişkisine odaklanan bir yol filmi olan "Saraband", sağlığı kötüye giden Bergman'ın veda filmi oldu.
Sinemanın acı günü!
Fransız sinemasının çınarlarından biri olan, 1946'da oyunculuğa başlayan Fransız aktör Michel Serrault da, Bergman ile aynı gün, 29 Temmuz'da ayrıldı aramızdan. Hem de "Ölüm Tohumları" sinemalarımızda halen gösterilmekteyken...|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe