
Fikret BİLA
Yön
Baykal: Cumhurbaşkanı kim olursa olsun, diyemeyiz
Cumhurbaşkanlığı konusu netleşmiş değil. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün açıklamaları, adaylığının sürdüğünü gösteriyor. Gül'ün bakışına göre seçim sonuçları, AKP açısından adaylığını hem tescil ettirdi hem de güçlendirdi.
Gül'e göre, meydanlarda gördüğü ilgi ve destek ile AKP'nin oylarını yüzde 46.6'ya çıkarmış olması bunun kanıtı.
Ayrıca seçim öncesinde adaylığına karşı öne sürülen gerekçeler de ortadan kalktı. TBMM eski deniliyordu, yenilendi. 367 şart deniliyordu, MHP lideri Bahçeli'nin açıklamasıyla 367 sorunu da aşıldı. Bu bakış açısıyla Gül, cumhurbaşkanı seçilmek için bir engel kalmadığı sonucuna varıyor.
Gül'ün de birçok kişi ve kesim gibi açıktan telaffuz etmediği -ancak önemli olduğu bilinen- Genelkurmay'ın tutumudur.
Genelkurmay'ın seçimden sonra, 12 Nisan basın toplantısı ve 27 Nisan bildirisiyle ilgili yeni bir değerlendirme yapıp yapmadığı sorusunu yönelttiğimde Org. Yaşar Büyükanıt, "Görüşlerimizin arkasındayız, TSK'nın görüşü günlük olarak değişmez" yanıtını vermişti, önceki gün, KKTC Silahlı Kuvvetler Günü'nde...
Cumhurbaşkanlığı konusunda Genelkurmay, seçim öncesindeki çizgisinde duruyor, tavrında bir değişiklik yok.
Gül de seçim öncesindeki yerinde. Daha güçlenmiş olarak durduğu mesajını veriyor.
Şimdi gözler Başbakan Erdoğan'da...
Baykal'ın duruşu
Seçim sonuçları, CHP lideri Deniz Baykal'ın cumhurbaşkanlığı konusundaki duruşunu değiştirdi mi?
Hayır, değiştirmedi. Baykal da seçim öncesindeki çizgisinde ve görüşlerinde duruyor.
Baykal, dün yönelttiğim, "Cumhurbaşkanlığı konusunda seçim sonuçları yeni bir değerlendirme yapmanıza neden oldu mu?" sorusuna şu karşılığı verdi:
"Biz seçim öncesinde olduğu gibi bugün de cumhurbaşkanının gerçek bir uzlaşmayla seçilmesi gerektiği görüşümüzü koruyoruz. Cumhurbaşkanı seçimi sadece bir sayısal olay değildir. Bunun böyle olmadığı geçtiğimiz dönemde yaşadıklarımızla bir kez daha kanıtlandı. Seçilecek kişi bir partinin değil bütün Türkiye'nin cumhurbaşkanı olacaktır. Bu nedenle uzlaşmayla seçilmesi esas olmalıdır. Zaten Başbakan Erdoğan'ın bu konuda sözü var. Kamuoyuna angajmanı var. Şimdi bunun gereğini yapmasını bekliyoruz."
"Tebliğ etmesin"
Baykal, Başbakan Erdoğan'a seslenirken şöyle konuştu:
"Başbakan bize gelip cumhurbaşkanı adayımız budur, diye bir tebligat yapmasın. Gerçekten bir uzlaşma arasın. Eğer cumhurbaşkanı adayını birlikte belirlememiz mümkün olursa biz bunu sevinçle, memnuniyetle karşılarız. Ama bir isim dayatacak ve bir tebliğ havasında olacaksa, bu uzlaşma olmaz. O zaman kendileri bilir."
"İsim önemli"
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin TBMM'de cumhurbaşkanlığı seçiminde Genel Kurul'da olacaklarını açıklamasıyla 367 sorunu ortadan kalkmış oldu. Bahçeli, ayrıca AKP'nin kimi aday göstereceğini kendilerinin bileceğini, adaylarını 3. turda seçtirecek çoğunluğa sahip olacaklarını da söylemişti.
Bu durumda AKP'nin CHP'ye ihtiyacı kalmıyor. AKP'nin adayına destek vermesi bir yana, Genel Kurul'a katılıp katılmaması da sonucu değiştirmiyor.
Baykal'a bu durumu anımsattığımda yorumu şu oldu:
"Cumhurbaşkanı seçimine sadece sayısal çoğunluk açısından bakmak yanlıştır. Sayın Bahçeli'nin açıklamaları kendi takdirleridir. Ona bir şey diyemem. Ama bizim anlayışımıza göre cumhurbaşkanının kim olacağı önemlidir. AKP'nin TBMM'de sayısal çoğunluğu var, o halde, kimi isterlerse seçebilirler, cumhurbaşkanı kim olursa olsun, diyemeyiz. Cumhurbaşkanının kim olacağı bizim için de, Türkiye için de çok önemlidir. Bu nedenle de adayın gerçek bir uzlaşmayla belirlenmesi doğru olur."
fbila@milliyet.com.tr

Cafe