Sağlıklı ömrü planlamak
Uzun ve kaliteli bir yaşam kapılarının açılabileceği bilinci, yaşantımıza hâkim olmaya başladı. Bilinçli kişiler geleceklerinde yaşayacakları sağlıklı ömrü, artık yıllar öncesinden programlıyor hinsel@intermed.gen.tr
Bundan 6 - 7 yıl kadar önce bir akşam yemeğindeyim. Aklımı iyiden iyiye insanların kilo alma sebeplerine taktığım ve bu konuyu inceledikçe hep yanlış yaptığımızı anlayıp, bir şeylerin gerçeklere uymadığını gördüğüm zamanlar... Bir şeyler yanlış yapılıyor yıllardır. İnsanlar az yiyorlar, zayıflayamıyorlar, zayıflasalar da bir süre sonra tekrar eski kilolarına dönüyorlar. Hatta eski kilolarının biraz daha da fazlasına yerleşiyorlar. Yani insanlar hiç diyet yapmasalardı daha zayıf olacaklardı. Aslında iş göründüğü kadar zor değil, ama yılların alışkanlığını terk etmek çok zor. Normalden az kalorili beslenildiğinde, vücut kendini korumaya alıyor ve hem az kalori harcıyor, hem de bu kötü beslenme durumuyla ileride tekrar karşılaşırım diye, ya€ depolamak için elinden geleni yapıyor.
Kalori kısmak yerine gerekli kaloriyi, tahıllı gıdalar, sebze, meyve, balık ve baklagillerin ağırlıklı olduğu bir yemek tarzına günde yarım saat tempolu yürüyüşü ve biraz da kas çalışmayı eklersek kilolar, geri gelmemek üzere giderler. Tabii herhangi bir beslenme değişikliği veya egzersiz öncesi muhakkak doktorunuza danışmayı da unutmamalısınız.
Hıncal Uluç’la tanışmamız
Gelelim bizim davete. Yemek Savarona yatında. Açık büfe. Bir baktım tabaklar dolmuş, millet masalarda. Hep merak etmişimdir çok konuştuğumdan mı, yoksa çok mu kibar olduğumdan açık büfelerde hep sona kalırım. Bu sefer de nasıl olsa aynı şey oldu diye, büyük bir ustalıkla bıçakla kesilmesine gerek olmayan yiyeceklerden seçtiğim yemeklerle, hiç olmazsa sırtımı dayayacağım bir yer ararken, gözlerime inanamadım. Tam karşımdaki masada boş bir iskemle. Hem de Hıncal Uluç’un tam solunda. Gelen giden olmadığını görünce de oturdum.Başımla herkese bir selam, sesli olarak ''afiyet olsun''dan sonra masadaki sohbete ben de katıldım. Hıncal Bey sağımda, tatlı tatlı yemeğini yiyor. Tam ben göz ucuyla onun yediklerini incelerken konu her yemek masasında er geç olduğu gibi diyet ve fazla kilolara geldi. Ben Hıncal Bey’in yazılarını çok severim. Kendimi bulurum o yazılarda.
Diyetle bayağı ilgili. Konuyu biliyor da, konuşmasından anlaşıldığına göre. Ama bildikleri yanlış kısmen, yedikleri hepten yanlış. Lafa karışacağım ama ihtiyatlı gidiyorum. Her şeyden az alıyor, ama yanlış alıyor. Yedikleri azar porsiyonlar halinde seçilmiş, ama çeşit çok, dolayısıyla tabak kenarlara kadar dolmuş. Pilav gibi basit karbonhidrattan zengin gıdalar ve hayvani yağlardan zengin gıdalar, kızartmaları ızgaralara tercih etmiş. Zeytinyağlılara, sebzelere ve bulgur gibi tahıllı gıdalara pek yüz vermemiş. O güne kadar tanışma fırsatımız olmamış. Kendimi tanıttım ve ''Hıncal Bey güzel konuşuyorsunuz ama bana göre biraz yanlış yiyorsunuz'' dedim. Şöyle bir süzdü beni. İçimden ‘Sana ne be adam’ diye geçirirken, ''Ya öyle mi doktor, anlat bakalım neyi yanlış yapıyormuşuz o halde'' dedi. Anlattım. Çok hoşlandı. Yanılmamıştım; konuya çok aşina, çok bilgili. İnanılmaz derecede ilgilendi, kartımı istedi, verdim. İkinci servisi almaya kalkarken, ''Doktor çok hoşuma gitti anlattıkların, bunları bana bir yazıp versene'' dedi. İçimden ne kibar adam, insanı nasıl onore ediyor diye geçirip birkaç tatlı sözden sonra adamcağızı daha fazla esir etmemek için yanından ayrıldım.
‘Sağlıklı yaşam’ı gündeme taşıdı
Bu arada İntermed’de işler yoğun, ''sağlıklı yaşam'' konusu tüm zamanımı alıyor. Sanıyorum bir ay kadar böyle geçti gitti. Santralımız Şadan, ''Hıncal Uluç Bey arıyor'' bağlıyorum dedi. Bir iki hoş sözden sonra ''Doktor üç ay geçti senin yazıdan haber yok, ne zaman yazacaksın'' demez mi. ''Derhal'' dedim, unuttuğumu hiç belli etmeden. ''Şöyle kısa bir şeyler karala, kendini sıkma'' dedi. Söz dedim, vedalaştık. Aceleyle dört beş sayfa bir şeyler yazıp, kendisine ulaştırdım. Telefon etti ve ''Çok güzel, okuyanların çok ilgisini çeker bu'' dedi. Yoksa bunu yayımlayacak mısınız diye sorunca ''Bekle de gör doktor'' dedi, tatlı tatlı gülerek. Ve yayımladı. Hakikaten yazı çok ilgi çekti. 4 - 5 gün tefrika şeklinde yayımladı. İlgi harikaydı, telefonlar durmadı. Tıbbi bilgiler Hıncal Uluç’un bilinen üslubuyla anlatılınca herkes tarafından kolaylıkla anlaşıldı ve ne denli kolay uygulanabilir olduğu görüldü. Ve Hıncal Bey, ‘sağlıklı yaşam’ı bir anda Türkiye’nin gündemine oturttu.Hıncal Bey aradı, ''Doktor, artık senin kaçışın yok, benden sana tavsiye, diğer işleri ikinci plana at ve sağlıklı yaşam ile hakkıyla ilgilen. Dünya bu yönde ilerliyor'' dedi. Haklıydı. Bu motivasyonuyla, zaten ilgilendiğim ve çok hoşuma giden konuyu, benim hayatımda da ön plana çıkartmıştı.
Bugün, o güzel akşam yemeğinden 7 yıl kadar sonra, doktorlarla birlikte çalışarak, uzun ve kaliteli bir ömre kapılar açılabileceği bilinci, tıbba ve yaşantımıza hâkim oldu. Şimdi, bilinçli insanlar, kendi geleceklerinde yaşayacakları sağlıklı ömrü, yıllar öncesinden programlamaya başlıyorlar.

