
Melih AŞIK
Açık Pencere
Hoca ne demişti?
Henüz Meclis yemin bile etmeden, en acil sorun buymuş gibi, AKP Anayasa değişikliği hazırlıklarına başladı. Gazetelere taslaktan kimi maddeler yansıyor. İyi de TBMM'deki böylesi bir AKP ağırlığıyla demokrat bir anayasa yapılabilir mi? Yoksa sadece malum AKP ideolojisi Anayasa'ya mı dönüştürülmüş olur?
Size bu sütunda 28 Kasım 2002 tarihinde, yani önceki seçimden 25 gün sonra yer almış bir yazıdan alıntılar sunalım. Yine anayasa değişikliği gündemde. Ve Abdullah Gül konuşuyor:
"Anayasa değişikliği büyük bir uzlaşma içinde yapılır. Uzlaşma Komisyonu kurulur. AKP ve CHP o komisyonda eşit sayıda temsil edilir. Meclis gündemine üzerinde anlaşmaya varılan konular getirilir...
Bu öneri Profesör Zafer Üskül'e soruluyor:
- Gül'ün teklifine ne diyorsunuz?
- Kabul edilemez. Değişiklikler ortak komisyonda kararlaştırılsa dahi sonunda bu Meclis'te onaylanacak. Her an değişikilik önergesiyle maddeler değişebilir.
- Peki ne yapmalı?
- Anayasa bir toplumsal sözleşme olduğuna göre, toplumun bütün kesimlerinin mutabakatıyla yapılmalı. Nasıl derseniz... Önce 150 kişilik bir Kurucu Meclis kurmalı. Bu Meclis'i barajların olmadığı adil bir seçim sistemiyle halk seçmeli.
* * *
Abdullah Gül ve Zafer Üskül 5 yıl önce partiler ve toplumun tüm kesimlerinin mutabakatından ve kurucu meclisten söz ediyor. Bugün hepsi unutulmuş durumda. Anayasa, Cumhuriyet'le ilgili düşünceleri belli bir partinin keyfine göre değiştirilir mi? Yaz boz tahtası mı bu?
Abdullah Gül kendi internet sitesinde nabız yokluyormuş.
Aynı şeyi Atatürkçü Düşünce Derneği'nin sitesinde de yapsa daha dengeli olmaz mı?
Haldun Ertem
- Efendim aracınıza belediye tarafından haciz kondu?
Hakan Bey bunun üzerine Büyükşehir Belediyesi'ne gidiyor:
- Efendim aracınıza 2005 yılında zabıta müdürlüğü tarafından 125 YTL ceza kesilmiş, ödenmeyince haciz konmuş...
- Bize böyle bir ceza tebliğ edilmedi.
- Olabilir... Posta masrafı karşılanamadığından bazen tebligat yapılamıyor...
- Cezayı alıyorsunuz, posta masrafını neden ödemiyorsunuz?
- Cezayı biz almıyoruz efendim. Ceza Maliye'ye gidiyor...
Okurumuzun nutku tutulmuş. Ne diyeceğini bilememiş...
Doğru yolda olsanız bile eğer orada öylece beklerseniz ezilirsiniz.
Will Rogers
Böylece Amerika üzerine düşeni yapmış oluyor. Yapıyor da operas- yon kör olası gazeteci yüzünden yatmış oluyor. Böylece ABD sırasını savmış oluyor. Sıra Türkiye'nin yapacağı jestlere geliyor. Ankara Washington'dan talimat bekliyor. Kıbrıs'tan mı başlasak vermeye!
"Bakanlığımıza bağlı resmi eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılamak amacıyla 2007-2 atama Döneminde (Ağustos-2007) 10.000 kadrolu, 20.000 sözleşmeli olmak üzere toplam 30.000 öğretmen ataması gerçekleştirilecektir."
Seçim oldu bitti. Şimdi 30 değil artık 20 bin öğretmenin atamasından söz ediliyor... Öğretmenler öfkeli... Tabii AKP'nin verdiği sözleri tutmama gibi bir adeti olduğunu bilmeyenler...
"İzmir Büyükşehir Belediyesi, kampanya çerçevesinde kentin her yerini afişlerle donatmış, su gazetesi çıkarmış, su faturalarının arkasına tasarruf mesajları yazarak her ay 900 bin haneye ulaşmış ve halkı duyarlı olmaya çağırmıştı. Büyükşehir Belediyesi ayrıca, su kaçaklarının kontrolü, atık suların tarımda kullanılması ve otobüslerin geri kazanılmış sularla yıkanması gibi pek çok alanda da projelerini uygulamaya koyarak tasarrufun artırılmasına öncülük etmişti."
İstanbul ve Ankara'da aynı süre içinde ne yapıldı? Bilen var mı?
m.asik@milliyet.com.tr

Cafe