IĞDIR MİLLETVEKİLİ PERVİN BULDAN:
Güldal Mumcu'yla kaderimiz aynı
Eşi Savaş Buldan faili meçhul bir cinayete kurban giden Pervin Buldan'ın mecliste kendisine yakın bulduğu isimlerden biri CHP İzmir Milletvekili Güldal Mumcu. Eşi gazeteci Uğur Mumcu'yu bombalı saldırı sonucu kaybeden Güldal Hanım, Pervin Buldan'a göre '550 milletvekili içinde kendisiyle aynı acıyı bilen tek kadın'
Kimleri seçtik? - DEVRİM SEVİMAY
Daha başından belirtelim; bu yazının içinde "MHP" yok; "PKK" yok; "Sayın" ya da "Kavga" kelimeleri yok; "Nasıl yemin edeceksiniz?", "Ağzınızdaki baklayı ne zaman çıkartacaksınız?", "Havada tekme mi, yoksa kafa mı; Meclis'te hangisini tercih ediyorsunuz?" türünde sorular da yok. Bu yazıda sadece Pervin Buldan var. Pervin Buldan, Iğdır'daki 64 bin 321 geçerli oyun neredeyse yarısını aldı ve bu 15 yaşındaki şehrin ilk kadın milletvekili seçildi.
Buldan, aslında Hakkârili. Babası Sıtma Savaş'ta sağlık memuruydu. Annesi ev hanımı. Erkek kardeşi jeofizik mühendisi. Pervin Buldan ise liseden sonra üniversiteyi bir kez denedi; olmayınca da peşini bıraktı. Ve tabii sekiz ay gittiği Özel İdare Dairesi'ndeki işini de... Çünkü evlenmesine karar verilmişti. Pervin Hanım, gönül bağını, "Gidip gelirken sevdik birbirimizi diyebilirim" diye özetleyiverdiği teyzesinin oğlu Savaş Buldan'la evlenecekti.
Siyasetle iç içe bir aile
Buldan ailesi, Yüksekova'da 4-5 bin oya tekabül eden Oramar aşiretindendi. Siyasetle iç içe ve solcu bir aileydi. Dayıları Hakkâri'den iki dönem senatör ve milletvekili seçilen Naci Cidal'dı. Savaş Buldan'ın ağabeyi Nejdet Buldan ise eski Yüksekova Belediye Başkanı... Öcalan'a yönelik ağır eleştirilerde bulunduğu "PKK'da Kadın Olmak" kitabının da yazarı...Doğmadan babası öldürüldü
İşte Pervin Hanım'ı memuriyet hayatından alıp, siyasetin içine sokan bu nikâh, 1987'de kıyıldı. Önce Yüksekova'da yaşadılar. Bir yıl sonra ise İstanbul'a taşındılar. Çünkü Savaş Buldan halı ticaretini bırakıp, İstanbul'da bir otel almıştı. Başlarda her şey iyi gidiyordu. 1991'de oğulları Neçirvan doğdu. Kürtçe "avcı" anlamına gelen Neçirvan'ın adı, o yıl Neçirvan Barzani'nin Ankara yaptığı bir ziyaret nedeniyle basından duyulup, öyle konmuştu. Neçirvan'dan sonra sıra kızları Zelay'daydı. Zelay "berrak" anlamına geliyordu ve daha doğmadan babası ona bu ismi vermişti.Ancak Zelay doğmadan babası öldürüldü. Hatta bu maddesel ve mekânsal değiş tokuş, belki de aynı saatlerde oldu. Türkiye'nin faili meçhul cinayetler tarihinde önemli bir sayfa tutan cinayet, aslında aylardır "Geliyorum" demişti. Savaş Buldan uzun zamandır tehdit alıyordu. 4 Kasım 1993'te dönemin Başbakanı Tansu Çiller "PKK'nın haraç aldığı işadamları ve sanatçıları biliyoruz, onlardan hesap soracağız" demişti. O açıklamadan sonra kaçırılıp öldürülen Kürt işadamlarını gördükçe Savaş Buldan bu tehditlerin ne anlama geldiğini iyi anlıyordu. Gerçekten de Buldan, 3 Haziran 1994 günü kendisini polis olarak tanıtan birileri tarafından bir araca konup götürülmüştü.
Sekiz aylık hamile olan Pervin Buldan kaçırılma haberini aldığı anda hastaneye kaldırıldı. Doktoru, "İç sancılar başlamış. Eğer sezaryen yapılmazsa anneyi de, bebeği de kaybedeceğiz" dedi. Böylece Zelay dünyaya geldi. Sabah saatlerinde ise babasının cesedi Bolu'da bulundu. Bedeninde kurşun ve işkence izleri vardı.
Savaş hiç gelmedi...
Acı haber üç gün gizlendi Pervin Buldan'dan... Hastanedeki odasında ne TV açılıyordu, ne de bir gazete sayfası... Yeni loğusa eş "Savaş nerede?" dedikçe, "Birazdan gelecek" yanıtı veriliyordu. Oysaki Savaş Buldan'ın cenazesi çoktan defnedilmişti.Tabii sonunda her şeyi öğrendi Pervin Buldan. Ve her kadın ne yaparsa o da onları yaptı. Dondu, yıkıldı, kırıldı, küçüldü, içe çekildi...
Ancak üzerinden bir yıl geçmesine karşın kocasının cinayetiyle ilgili olarak hiçbir gelişme olmadı. Anladı ki, hiçbir gelişme de olmayacaktı... Ona göre kocası "Kürt" olduğu için öldürülmüştü... Hakkındaki iddialar, rant savaşı, PKK'ya haraç verdiği meselesi... "Bunların hepsi eğer varsa kanıtlanmalıydı, eğer varsa yargılanmalıydı ama öldürmek de neyin nesiydi?" Pervin Buldan bu düşüncelerinde haklıydı. Onun için artık toparlanma vakti gelmişti...
Karar verdi ve sokağa çıktı. Dört yıl Cumartesi Anneleri'yle birlikte İstiklal Caddesi'ndeki oturma eylemine katıldı. Sonra "Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği"ni kurdu. HADEP ve DEHAP'tan iki kez milletvekili adayı oldu. 2005'te ise Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilen bin kadından biriydi. Sonunda 22 Temmuz'da bağımsız milletvekili olarak Meclis'e girdi.
Şimdi onun için DTP'liler kadar kendine yakın hissettiği biri daha var Meclis'te... CHP İzmir Milletvekili Güldal Mumcu. Eşi gazeteci Uğur Mumcu'yu bombalı saldırı sonucu kaybeden Güldal Hanım, Pervin Buldan'a göre "550 milletvekili içinde kendisiyle aynı acıyı bilen tek kadın." Şu ana kadar tanışmamışlar, ama Buldan, "Görüşlerimiz farklı olsa da kaderimiz aynı. Belki de bu konuda bir şeyler yapabiliriz" diyor.
Ağar'ı yargılamak AKP için bir sınav
"Mehmet Ağar'ın Meclis dışında kalması Türkiye açısından önemli bir fırsat. Çünkü Susurlukla ilgili olarak adı çok geçti. Hatta kendisi bile 'Ben devlet adına bin operasyon yaptım' diye itirafta bulundu. Bu bin operasyon içinde mutlaka benim eşim de vardı. Tam dokunulmazlığı kaldırılmışken Ağar yargılanabilir. Bu AKP için bir sınav. Çünkü eğer gerçek anlamda AB'ye girmek istiyorsa, AKP bu cinayetleri de aydınlatmak zorunda."
Çünkü o gün...
Zelay'ın doğum günlerini nasıl kutluyorsunuz? Çünkü ne de olsa o gün?..
O gün kutlamıyoruz. Bir gün sonra, yani 4 Haziran'da Zelay arkadaşlarıyla birlikte kutluyor. Ama birkaç yıldır artık onu da yapmıyor. Artık doğum gününü kutlamak istemiyor. Çünkü o gün...
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe