
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Yağmur duası
Susuzluğa karşı yağmur duası eski Türk filmlerini hatırlatıyor. Kuraklığın Ankara ve İstanbul'da yol açtığı sıkıntıyı çözme işini Allah'a havale eden AKP'li belediyeler sayesinde bu eski gelenek yeniden canlandı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, kent yönetiminde uzun yıllardır üstlendiği sorumluluk ve ihmalin sonuçlarını tartışmak yerine, 'Her şeyi Cenabı Allah bilir, yağmur gelirse bir sorun yok' demekle yetiniyor.
Başkentte susuzluk nedeniyle 48 saatlik dönüşümlü su kesintisi uygulanmaya başlandı.
1980'lerin başında benzer sorunlar yaşanmıştı. Kenti üç dönemdir yöneten bir belediye başkanı kente yaptırdığı parklar, bahçeler ve havuzlarla övünürken 'makyaj' işler yerine Gerede Projesi'ni hayata geçirmeliydi.
Eski DSİ Genel Müdürü Mümtaz Turfan'ın Milliyet'te yer alan sözleri önemlidir.
Turfan, Gerede'den su getirme projesinin defalarca gündeme geldiğini ancak Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin ilgilenmediğini söylüyor:
"Gerede Projesi planlanan tarihte tamamlanmış olsaydı Ankara'da bugün su sıkıntısı yaşanmazdı. Baraj yapma yetkisi belediyelere ait değil. Ancak herhangi bir barajın yapılması, yine belediyelerin uygun görmesine bağlıdır.
Belediye, 'Evet, ben bu projeyi istiyorum' demedikçe, DSİ projeye başlayamaz. Belediyenin Hazine kaynaklarından bunu bedelsiz kullanma hakkı var. DSİ, Hazine'den aldığı kaynakları bu şekilde aktaramaz. Kanunen mümkün değil. Ben bu borcu '20 yılda, 30 yılda ödeyeceğim' demesi lazım. Belediyeler bunları yapmıyor, projeleri yaptırıp, suyu satıp, parasını kullanmak istiyor."
Savaşta bombalanan, işgale uğrayan, altyapısı çökertilen Bağdat'ta su var. Ankara'da yok!
İnsanlar susuzluğa mahkûm edildikten sonra şimdi Çamlıdere'den, Kızılırmak'tan su getirilmek isteniyor. Melih Gökçek ise her zamanki lafazanlığıyla kuraklık yorumları yapıyor:
"Bütün dünyada kuraklık bir anda olmaya başladı. Bir anda başımıza geliyor. Allah'ın bu kadar afet vereceğini düşünemedik. Zekâ seviyemiz Allah'ın bir anda vereceğini düşünecek kadar yüksek değil. Zekâ seviyesi yüksek olanlar varsa onlar düşünseydi." Gökçek, Ankaralılara 'tatile çıkmalarını' öneriyor.
Sonbahara dek yağmur yağar, barajlar dolarsa mesele yok. Aksi halde 'insansız kent' yönetimine geçilecek. Günde 1 milyon metreküp su ihtiyacı, Gerede Havzası'ndan, Kızılırmak'tan su getirme gibi kalıcı yatırımlar tamamlanmadan karşılanamayacağına göre, hastaneleri, okulları, devlet dairelerini de tatil etmek gerekecek.
Olmadı, yağmur duasına çıkılacak!
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe