Mazeretim var asabiyim ben...
Türkiye garip bir ülke. İnsanları da, futbolcuları da ilginç. Büyük takımlar diyorsunuz, büyük takımlar her anlamda büyük futbolculardan oluşur diyorsunuz, ama sahadaki görüntü yine farklı...
Güzel bir kupa akşamı başlamış, ama sonuna baktığımız zaman çirkinlikle dolu. Türkiye daha futbol heyecanına girmeden Fenerbahçe - Beşiktaş kavgasını yaşadı. Birkaç tane sorumsuz, insanları birbirine düşürecek hareketleri çekinmeden ortaya koydu.
İnsanlar artık çirkinliklerden bıkmış, futbolu soğutacak birçok şey gündemdeyken bütün bunları çevirecek güzel bir ortam var statta. Son bölümlerde bir futbolcu sakatlanmış veya vakit kazanmak için yerde. Diyelim ki vakit kazanmak için yapıyor. Ne olursa olsun bir futbolcunun rakibine böyle davranma, ortamı germe hakkı var mı? Hani derler ya, "Bir çuval inciri berbat ettin" diye, aynen öyle oldu.
Bu maç İbrahimlerin ikisinin de kulağına küpe olsun. Biri bandı çıkarıp diğerine veriyor, bandı takan sahadan atılmak için elinden geleni yapıyor. Allah'tan bu olaylar son 3-5 dakikada yaşandı. Olaylar maçın ortasında olsa neler olacağını siz düşünün.
Bu davranışlar insanın yazı yazma isteğini bile alıp, götürüyor. Sezonun gergin başlamasına hiç gerek yoktu. Özellikle milli takımlarda görev yapan oyuncuların ister yerli, ister yabancı olsun böyle davranmaya hakları yok. Bu takımlarda görev yapan herkes Türkiye'deki hassasiyetleri düşünmeden geçemez, asla, "Bana ne" diyemez.
Maçın temposu ve mücadelesi beklenenin üzerindeydi, ama fazla gol pozisyonu yoktu. Üç gün sonra kritik bir maça çıkacak olan Beşiktaş da kazansaydı, kimse sonucun adil olmadığını söyleyemezdi.
Aydınus tekrar izlesin
Hakem Fırat Aydınus bu maçın kasedini defalarca izlesin. Türkiye'nin en iyi hakemlerden biri, ilk yarıda Roberto Carlos'un pozisyonuna son derece yakın olmasına rağmen penaltıyı çalmaktan korkttu. Aynı hareketler ceza alanı dışına çıktığı zaman faul ve frikikleri hiç düşümeden verdi. Serdar'ın yaptığı hareketin topla hiçbir ilgisi yoktu. Serdar, Roberto Carlos'un yolunu keserek, vücuduyla rakibini itti.İki takım da birbirine benzer sistemlerle oynadıkları için eğer orta sahalara gerçek anlamda ofansif düşünceyi taşıyan adamlar koyamazlarsa Kezman ve Bobo bu sezon, "kurbanlık koyun" gibi olurlar. Bu sistemlerde bir golcüyü sahada yok etmenin örneğini defalarca görebeliriz. Kezman ve Bobo'nun maçta gol attıkları söylenebilir, ama bence onların gol atmaları bu görüntüyü değiştirmez. Fenerbahçe de, Beşiktaş da bu sistemi devam ettireceklerse Kezman ve Bobo'yu mutlaka düşünmek zorundalar.
Bu sezon futbol kalitesi muhtemelen geçen yılın üzerine çıkacak. Ama bizim aradığımız sadece futbol kalitesi değil, insan kalitesi de olacak.
Son sözüm budur, ligden önce bunlarla ilgili düşüncelerimi bir kez daha yazacağım.
mdenizli@milliyet.com.tr

Cafe
