Yeni MHK
Sezona yeni kurulan, ama eski isimlerden oluşan MHK ile başlıyoruz. Göreve gelen MHK üyelerinin hakemlik geçmişlerine bakınca güven veriyor. Ancak geçmişte yönetici olarak bulunurken yaptıkları icraatları göz önüne getirdiğimde şüphelerim oluşuyor. Klasmana çıktığım yıl 1983 ve MHK Başkanı Hilmi Ok. Yıl 2007 Ok tekrar MHK Başkanı. Kamuoyunda bu kadar tartışılan hakemliğin her döneminde Hilmi hocam hep var. Ya yönetici olarak ya da eğitimci olarak... Kural bilgisi ve yorumlaması bakımından çok başarılıdır. Ancak yöneticiliği aynı oranda değildir. Basından çok etkilenir. Hakemine sahiplenmez.
Kadrodaki hakemlerle iletişimi nasıl kuracak merak ediyorum. Futbol oynayan hakemin daha başarılı olacağını açıklamasını da çok doğru bulmadım. Tabii ki futbol oynayan ve futbolu iyi bilen diğerlerinden bir adım öndedir. Ama tek başına yeterli değildir. Çok iyi bir futbolcunun çok iyi hakem olamayacağı gibi, çok iyi bir hakem de iyi bir futbolcu olamaz. İyi bir hakemde aranan özellikler öncelikle kural bilgisi, cesaret, kondisyon ve yönetici kimliği olmalıdır.
Şu an için en büyük artıları, geçmiş dönemde yaşanan MHK üyelerine olan güven sıkıntısının ortadan kalkmasıdır. Umarım geçmiş dönemlerdeki hatalarından ders alarak tüm hakemleri kucaklayan hepsine eşit davranan, sahiplenen, kimseden etkilenmeyen bir yöneticilik sergilerler.
Sezon öncesi hazırlıklarSüper Lig takımlarından bazıları yurt dışında bazıları yurt içinde sezon öncesi hazırlıklarını yapıp en iyi transferlerle takımlarını güçlendirdiler. Saha da verdikleri kararlarla takımların kaderini etkileyen hakemlerimiz ise ilkel ortamlarda sezona hazırlandılar.
Riva'da hakemlerin kaldığı odalarda, yemek yediği yerlerde, eğitim çalışması yaptığı yerde, Milli Takım oyuncuları ve teknik kadrosu 1 gün bile kalmaz. Uluslararası seminer zoraki yer bulunarak yapılabiliyor. Hakemleri, sezon başlamadan hazırlık aşamasında bile kendilerini futbol ailesinin en sahipsiz ve değersiz konumunda hissettirmeye kimsenin hakkı olmamalı. Federasyon Başkanı, seminere katılmayan kulüpleri suçluyor ama kendi adı altında düzenlenen gala yemeğine katılmıyor. Tabii ki bu ortamın sorumlusu yeni MHK değil, Mustafa Çulcu Başkanlığındaki MHK'dir.
Tüm takımlarımıza ve hakemlerimize geçmiş yıllardaki tartışmalardan uzak, güzel futbolun konuşulacağı bir lig diliyorum.
Süper Lig hakem kadrosuAskerden dönecek olan hakemlerle beraber 38 kişilik Süper Lig Hakem kadrosu oluştu. Hilmi Ok Başkanlığı'ndaki Merkez Hakem Kurulu'nun ilk icraatı sayıyı artırmak oldu. Yıllar öncede Süper Lig Hakem Kadrosu 54 olmuştu. O zaman da MHK Başkanı Hilmi Ok'tu.
Geçtiğimiz yıl yaş haddi ve çeşitli sebeplerle hakemliği bırakanlarla 25'e inen sayı tam idealiydi. Bu yıl terfi eden 9 yeni hakemden, süreleri, yaşları, tecrübeleri ile en fazla 3'ünden yararlanılır. İngiltere, İtalya, Almanya, İspanya, Fransa gibi ligi ve hakemliği önde ülkelerde, 18 ile 25 arasında değişen sayıda üst ligi hakem var. Ülkemizde haftada 9 maç oynanıyor, hakem sayısına bölünce 4 haftada bir maça çıkma şansı var. Maç yönetemeyen bir hakemin tecrübe kazanması ve kendini geliştirmesi de mümkün değil. Yine göreceğiz ki, ligimizi en fazla 15 hakem sırtlayacak.
Rekabeti sağlamak adına yapılan bu uygulama sadece sıkıntı doğurur. Bu hakem sayısı ile "Niye Avrupa'da hakemimiz yok ?" sorusuna verilecek cevap hep havada kalır.
Gözlemcilik mi, vefa borcu mu ?
Yeni oluşan GTK Süper Lig Gözlemcilerini 33 kişi olarak açıkladı. Bu sayının içinde MHK üyeleri ile GTK üyeleri yok. Kadro neye göre oluştu? Kriter nedir? Belli değil. Eş-dost ve geçmiş dönemlerdeki ilişkiler ön planda.
Hakemliklerini noktaladıktan sonra çeşitli kulüplerde profesyonel olarak çalışanları mı ararsın, çok değil geçtiğimiz sezon hem gazete de hem de TV ekranlarında hakemleri yerden yer vuranı mı ararsın, gözlemcilere, gözlemeciler diyeni mi ararsın, sırf geçtiğimiz yıl MHK üyeliği yapanları mı ararsın, hakemlik yaşantılarında haklarında şaibeler olanları mı ararsın, hepsi var.
UEFA gözlemciliği de yapan Oğuz Sarvan, yıllarca Süper Lig'de görev yapan Yüksel Okçuoğlu, Ahmet İbanoğlu, Erol Ersoy, Osman Avcı, Yılnur Önen, Turgay Güdü, Halil Aslan, Halit Gerçeker gibi hakemlik geçmişleri ve yöneticilikleri ile örnek olan birçok isim ise dışarıdalar.
Gözlemcilik görevi hakemlerin kendilerini geliştirmeleri, hatalarından ders almaları açısından çok önemlidir. Görev yapanlar kişisel egolarından uzak, dış etkilere kapalı, hakemlik ve yöneticilik yaptıkları dönemlerde isimleri hiçbir şaibeye karışmamış olmalıdır. Ama listedeki isimleri görünce bu işin olması mümkün değil. Yazık! Değişim mi? Sus payı mı?
mtokat@milliyet.com.tr
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe
