Milliyet'ten okurlarına
Milliyet Spor: Yarım yüzyılı aşan iddia
Doğan Akın
Milliyet 3 Mayıs 1950'de yayına başladığında Türk basınında "genel yayın yönetmenliği" gibi bir unvan bulunmuyordu.
Gazetesinin künyesine "Yazı işlerini fiilen idare eden" ifadesiyle giren Abdi İpekçi'nin yönetimindeki Milliyet, 1 Ekim 1954'ten itibaren basında devrim niteliğinde görülen yeniliklerle çıkıyordu.
Gazetemizin bakış açısını değiştirdiği konulardan birisi, 1950'lerin Türkiye'si için başlı başına yeni bir alan olan spor haberleriydi.
Özellikle futbola olan kamuoyu ilgisine yaklaşık 60 yıl önce mim koyan İpekçi'nin yönettiği Milliyet aracılığıyla spor olayları Türkiye'de ilk kez "önemli haber" ligine çıkıyordu. Önemli karşılaşmalar Milliyet'in sayfa mimarisinde en üst kata yerleşiyor ve birinci sayfadan anons ediliyordu.
Özel spor dosyaları
Yaptığı açılımlar spor kamuoyunda büyük bir karşılık bulan Milliyet, bu alandaki iddiasının geçici olmadığını aradan geçen yarım yüzyıldan uzun zamanın çetin sınavlarında defalarca kanıtladı, kanıtlamaya devam ediyor.Yoğun siyasi gündem nedeniyle bu köşede vurgulamak üzere ertelediğimiz spor notları uzun bir liste oluşturmuş durumda. Cem Şengül yönetimindeki Milliyet Spor Servisi'nin doğru habercilikten sapmayarak imza attığı bazı özel haberlerinin altını burada çizmek istiyoruz:
TELLO'NUN KAVGASI: "Tello fena dağıttı" başlığıyla 9 Temmuz'da yayımlanan haberde, Beşiktaş'ın Şilili yeni transferinin, "Copa America" turnuvası sırasında beş arkadaşıyla gittiği otelde girdiği büyük kavga duyuruldu. Olay nedeniyle milli takımdan 20 maç uzaklaştırılan Tello'nun durumu, arkadaşımız Mehmet Çiftçi'nin haberinden bir gün sonra bütün basına yansıdı.
CARLOS'UN İSİM HAKKI: Fenerbahçe'nin flaş transferi Carlos'un yardıma muhtaç çocuklar için Brezilya'da organize edilen bir sosyal projeden yüzde 20 oranında "isim hakkı" istemesinin ülkesinde büyük eleştirilere neden olduğu haberi de 10 Temmuz'da sayfalarımızdaydı. Çok sayıda alıntı yapılan bu haber de Çiftçi'nin imzasını taşıyordu.LİNCOLN FOTOĞRAFI: Hagi'den sonra Galatasaray'da yıllarca devam eden 10 numara krizi Brezilyalı yıldız Lincoln'ün transferi ile sona erdi. Lincoln'ün, yeni formasını almak üzere ilk kez bir araya geldiği Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın'la fotoğrafları 12 Temmuz'da sadece Milliyet'te yayımlandı. Röportajı gerçekleştiren Erhan Telli'nin çektiği fotoğrafların benzeri için kulüp yönetimini bir hayli zorlayan meslektaşlarımızın sonuç alamadığını not edelim.
FENER'DE YUMRUKLAR KONUŞTU: Fenerbahçe'nin Avusturya kampında Sparta Prag ile oynadığı son hazırlık maçından sonra soyunma odasında yaşanan gerginlik 22 Temmuz'da sayfalarımızdaydı. Kezman ile Uğur Boral arasındaki tartışmaya diğer takım arkadaşları da katılınca yaşanan arbedeyi arkadaşımız Yusuf Kobal yazdı.
KARTAL'A ÇİFTE DARBE: 25 Temmuz'da yayımlanan iki önemli Beşiktaş haberinin altında Bilal Meşe'nin imzası vardı. Meşe, büyük bir "milli dava" tartışmasına dönen Del Bosque'ye ilişkin borç-alacak ihtilafında kaybeden tarafın Beşiktaş olduğunu yazdı. İtirazı İsviçre mahkemesinden dönen Beşiktaş, Del Bosque ve ekibine 13 milyon YTL ödemeye mahkûm edildi. Yine Meşe'nin haberine göre, Fransız Teknik Direktör Tigana da, 150 bin euro tutarındaki alacağı ödenmeyince tepki göstererek sözleşme uyarınca 2008'e kadar alması gereken 2.3 milyon euro için Beşiktaş'a dava açtı.
'BASKETBOLUN BABASI' TANJEVİC: Arkadaşımız Gökhan Türe'nin Basketbol Milli Takımı'nın koçu Bogdan Tanjevic ile yaptığı özel röportaj da geçen pazartesi günü yayımlandı. "Oyuncularımla mükemmel bir uyum içindeyiz. Şu anda kendimi takımın babası gibi hissediyorum. Bu takımla 10 yıl daha çalışmak isterim" diyen Tanjeviç, laiklik tartışmalarına uzanan politik görüşlerini de Türe'ye aktardı.
Bazılarına değindiğimiz Milliyet Spor'un özel haberlerinin medyada günlerce süren yayınların referans noktası olduğunu, spor kamuoyunda gündem oluşturduğunu ekleyerek noktalayalım.
Küresel ısınma, yerel kesintiAlarm veren su krizi geçen hafta üç kez manşetimize çıktı. Salı günü "baraj yapma" karşılığında akarsuların işletme hakkının satılması projesi manşetimizdeydi. Milliyet perşembe günü de "Projeler rafa, halk duaya" başlığıyla yayımlandı.
2 günle başlayan su kesintilerinin 4 güne varabileceği duyurulan başkentimizde yaşanan kriz, altyapı çalışmalarının yıllarca savsaklandığını ortaya koyan boyutuyla şehir yönetimindeki "skandal"ı da sergiliyor.
"Şehir dışında tatil" önerisiyle tepki toplayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in Milliyet'e yaptığı değerlendirmeler de "Tepkileri anlayamadım" başlığıyla dün sayfalarımızdaydı.
Bir yandan kamu olanaklarını seçmen kitlelerine transfer ederek seçim yarışında haksız rekabete yönelmekle eleştirilen AKP'li belediyeler, diğer yandan tatlı su kaynaklarını şehirlere taşıyacak projeleri yıllarca rafta tutmakla suçlanıyor.
Bütün dünyayı tehdit eden küresel ısınma, neden sadece Türkiye'nin büyük şehirlerinde su kesintisiyle sonuçlandı?
Yağmur duası çağrılarına bu sorunun yanıtı da eklenmeli.
dakin@milliyet.com.tr

Cafe