|
 |
|
|
ANILARLA İSMAİL SİVRİ
O bir sevgi adamıydı ardında ‘iz’ bıraktı
Yaşam Güzeldir / Banu Şen
Türk basınının onurlu kalemi İsmail Sivri’nin gönlü sevgiyle doluydu. 80 yıla da hep güzellikleri ve sevgiyi sığdırdı. Gerisinde unutulmaz hatıralar, güzel dostluklar kaldı
Ölüm hüzünlüdür, bazı ölümler ise daha da hüzne boğar insanı. İsmail Sivri’nin yokluğu da öyle. Çünkü o başkaydı, gönlü sevgiyle doluydu. Sadece iyilik düşünürdü. 80 yıllık yaşamına hep güzellikleri sığdırmış, zorluklarla boğuşurken bile yüzünden o tatlı tebessümü hiç düşürmemişti. Adı Türk basınıyla, İzmir’le ve 20 yıl Ege temsilciliğini yaptığı Milliyet Gazetesi’yle özdeşleşmişti. İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin 14 sene başkanlığını yürütmüş, onursal başkanlığa layık görülmüştü.
Gerisinde silinmez izler, tertemiz bir meslek yaşamı ve sadece sevgiyle, saygıyla beslenen gerçek dostluklar bıraktı.
O, büyüklerin ''İsmail Ağabey''i, küçüklerin ''İsmail Amca''sı ve ''tonton dede''siydi. Yaşamı, Türk basınında bir devrin fotoğrafı gibiydi. Anı adamıydı bir de... Acı tatlı her sohbeti bir hatıraya bağlardı. Bu yazı dizisi, dolu dolu geçen 80 yılı anlatmaya az gelse de... İşte ''Anılarla İsmail Sivri''...
Çocukluğu çalışarak geçti
İsmail Sivri, 1927’de Manisa Kırkağaç’ta doğar. Annesi Hikmet Hanım’a ve babası Ahmet Talat Bey’e öyle düşkündür ki yıllar sonra kızına Hikmet, oğluna da Talat ismini verir. Çocukluğu da gençliği de zorluklar içinde geçer. Babasının işleri bozulunca hem okula devam eder hem de çalışır. Basmane Garı ile Santral Garaj’da şeker, karamela ve bisküvi satar. Bir ara şans oyunları düzenler, kazananlara hediye verir, dergi ve kitap satışı da yapar. Okul harçlığını böyle çıkarır. Atatürk Lisesi’ne girinceye kadar çalışır.
İsmail Sivri’nin gazeteciliğe ilgisi ise gençlik yıllarında başlar. Yakın dostu, İzmir’i Sevenler Platformu Başkanı Sancar Maruflu’ya o günlerle ilgili bir gün şöyle der, ''Gazeteciliğe İstanbul’da başladığım biliniyor. Halbuki ilk, Atatürk Lisesi’nde 2’nci sınıftayken Ali Haydar Öktem’in Anadolu Gazetesi’nde başladım.'' Maruflu o günlerle ilgili şunları söylüyor:
Dersler bittikten sonra polis-adliye muhabirliği yaparmış. Hatta bana o dönemdeki idamları anlatırdı. Konak’ta şimdiki Hükümet Konağı karşısındaki caminin önünde idam cezaları infaz edilirmiş. 4-5 idam görmüş. ‘O günden sonra idam cezasından iğrendim. İdamın kaldırılmasına uğraştım, yıllar sonra da kaldırıldı’ derdi.
bsen@milliyet.com.tr
|
|
|

|