|
 |
|
|
Tesco, Türkiye’den memnun
Satır Arası / Deniz Sipahi
Kipa’yı alan Tesco hayatından memnun. Çünkü Türkiye’deki büyüme diğer ülkeleri çoktan geçmiş durumda. Başlangıçta bilgi transferi yapmayı planlayan üst yöneticiler, Kipa’yı gördükten sonra tam tersini yapmaya karar verdiler.
İzmir’den çıkıp ülke genelinde yayılmaya başlayan Kipa’da yapılacak örnek çalışmaların dünyadaki diğer mağazalarda da uygulanmasına karar verildi.
Daha önce de yazmıştım, bundan bir süre önce ve değişik ülkelerin Tesco yöneticilerinden oluşturulan bir ekip ''dağıtım merkezi'' üzerinde çalışmaya başladı.
İzmir’in Torbalı İlçesi’nin Yazıbaşı Beldesi’nde, 24 futbol sahası büyüklüğünde toplam 240 bin metrekare alan üzerine kurulan ve 41 bin metrekare kapalı alana sahip olan Kipa Dağıtım Merkezi için 50 milyon dolar harcandı.
Kipa büyüdükçe merkez de büyüyecek.
Düğmeye basıldıktan sonra buradaki deneyim Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan ve İngiltere’deki mağazalara aktarılacak.
ABD’de California eylül ayında bu sistemi kullanmaya başlayacak.
Bilgi transferi yapılması planlanırken, bilgi ihracı yapılması Türkiye adına güzel bir gelişme.
Tesco Kipa Üst Yöneticisi (CEO) Simon King Türkiye’deki faaliyetlerinin diğer ülkelere kıyasla çok daha hızlı ilerleme kaydettiğini vurguluyor. King, özellikle taze gıda alanında lider durumda olduklarını söylüyor.
Türkiye’deki tedarikçiler sayesinde, diğer ülkelerdeki taze gıda satışlarının da arttığına işaret eden King, ''Türkiye’de öğrenilen iş yapma yöntemlerini diğer ülkelerde de uygulamaya başladık. Türkiye’den ihraç ettiğimiz ürünlerde büyük artış var. Toplam ihracatımız 150 milyon pounda (300 milyon dolar) yaklaşıyor. 2007 ihracat hedefimiz ise 400 milyon dolar...'' diyor.
Kipa’nın çalışan sayısı 10 binlere gelmiş durumda.
Hedef, Ege Bölgesi’nin en fazla çalışan sayısına ulaşmak...
Son yıllarda yabancıların özellikle bankacılık ve finans sektöründe büyük satın almalar yaptığını görüyoruz. Yabancıların özelleştirmelere de yoğun ilgi gösterdiği bir gerçek...
Çok sık yapılan eleştirilerden birisi bu el değiştirmelerin istihdamı büyütmediği yönündeydi.
Kipa’nın giderek büyümesi, buna paralel çalışan sayısının katlanarak artması da hem örnek olması adına hem de İzmir’den çıkan bir modelin başarılı olması adına çok önemli.
Şeffaf siyaset adına
CHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol güzel bir davranış sergiledi. TBMM Başkanlığı’na mal bildiriminde bulundu ve tüm milletvekillerine de bu çağrıyı yaptı.
Anadol deneyimli bir siyasetçi, seçildiği her dönemde bunu tekrarlama gibi bir alışkanlığı var.
Anketlere baktığınızda siyasete, siyasetçiye güven olmadığını görüyorsunuz.
Bir ülkenin geleceğine şekil veren insanların ''güvenilir'' bulunmaması aslında çok konuşulacak, tartışılacak bir konudur.
Bu imajı tersine çevirecek de yine politikacılardır.
Siyasette etik, kalite gibi kavramların konuşulup gereğinin yapılmaması halkı siyasetten de uzaklaştırıyor.
Kamuoyunun beklediği siyasetin şeffaf yapılmasıdır.
Sadece milletvekillerinin değil, partilerin de şeffaf olması gerekir.
Örneğin ortalama 8 bin YTL alan milletvekilleri Meclis’e gitmek için neden milyon dolarlar harcar?
Milletvekili olmak gerçekten onurlu bir görev...
Ama vekil seçilmek için milyon dolarları seçimlerde harcamak yerine eğitime, bilime harcasalar çok eminim ki halkımız milletvekillerine gösterdiği saygıyı bu örnek insanlara da gösterecektir.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|