
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
Tarihi yargılamak...
BAZEN dalıp düşünürsünüz: "Ben bu hale nasıl düştüm?" diye... Bu sadece kendiniz için değildir, kişiden aileye, aileden topluma, toplumdan tüm insanlığa...
Bunun için ne gerek?
Tarih gerek! Nasıl bir tarih?
Yargılanmış bir tarih...
* * *
GÜNDÜZ Vassaf, "Tarihi Yargılıyorum" adlı kitabında şöyle der:
"Lafı uzatmaya gerek yok. Dünyanın neresinde ne zaman doğmuşsak doğalım, analarımız, babalarımız, dinlerimiz, devletlerimiz bize bir geçmiş giydiriyor, onlar giydirdikçe biz de ha bire giyiniyoruz. Çoğumuz geçmişin elbiselerini, günümüz terzilerinin dikmesini yadırgamadan kabullenmekle kalmayıp, elbiselerimizi bedenimizden ayırt dahi edemiyoruz." (x)
* * *
BU ne demektir?
Bu "tarih" demektir:
"Giydiklerimizin, bize giydirilenlerin, üstümüzdekileri yenilemeyip, değiştirmemiş sandığımız eskilerimizi sandıklardan çıkarıp tekrar giyinmemizin öyküsü."
Eğer bu tarihse; acaba?
* * *
AMA tarih sıfırdan başlamaz...
Devrim yapanlar tarihlerini kendileri yazarlar ya da karşı devrimciler...
Her ikisi de tarih değildir.
Açın bakın Balkan milletlerinin tarihini, 1910'lardaki Türk-Müslüman katliamından söz var mı?
Yoktur!
Açın bakın, Birinci Cihan Savaşı'nda, Doğu Anadolu'daki Müslüman-Ermeni çatışmalarına, bazılarının soykırım dediği çatışmalara bizim kitaplarda yer var mı?
* * *
GÜNDÜZ Vassaf tarihin sıfırlanmasının tek örneği diye bizim tarihi göstermez, Fransız, Sovyet devrimleri de aynı şeyi yapmıştır.
Dünyanın en güçlü imparatorluklarından Roma İmparatorluğu'nun kuruluş efsanesi nedir?
Efsaneye göre Romulus ve Romus'u bir kurt emzirdi, Romalılar öyle çoğalmışlardır.
Ya kendilerinden önce o topraklarda egemen olan Etrüskler?
Onları tarihten öyle sildiler ki, dillerini bile unutturdular.
* * *
GÜNDÜZ Vassaf "Tarihi Yargılıyorum" derken, "Türk tarihini değil, tarih kavramını" eleştiriyor:
"Hangi ulusun, hangi topluluğun tarihini deşersek deşelim. Ulusal masalların kuruluş öykülerinin günün koşullarına göre uydurulduğunu, değişen gerçeklere göre tarihlerine çekidüzen verip geçmişlerini algılamalarını ve değiştirmelerinin şaşırtıcı değil sıradan olduğunu görürüz."
***
ÖYLE değil mi?
Altaylardan attığımız okun Alpleri aştığına hâlâ inananınız var mı?
Hele hele "Türk olmasa, tarihe yazılacak ne vardı?" deyimi...
Tarihe yazılacak çok ulus vardır, Türkler de bu uluslardan biridir.
Bunu anlayabildiysek...
Gündüz Vassaf, "Tarihimize nasıl baktığımızı gözden geçirdiği bu kitapta neyi yargılıyor biliyor musunuz?"
Kendimizi!
O kadar gerekli ki!
———-
(x) İletişim Yayınları
h.pulur@milliyet.com.tr

Cafe