
Doğan HEPER
Not
Başbakan'a açık mektup
BEN vatandaşım...
Mesleğim gazetecilik.
Yıllardır "Milliyet"te çalışıyorum.
Yazı İşleri'nin her sandalyesine oturdum.
Ne müdahaleler, darbeler ve seçimler yaşadım.
Öğrencilik yıllarında da siyasetçilerimizi ve siyasi olayları yakından izlerdim.
Şartlarını yerine getiremeyen Müslümanım ve laikliğin savunucusuyum.
İki fakülte bitirdim.
Bu seçimde "oyumu CHP'ye vereceğimi" açıkladım. Çünkü, Türkiye'ye sağlam bir muhalefet de lazımdı.
Ben, AKP'nin yüzde 47 alacağını tahmin etmedim.
Zaten bunu AKP'lilerin en iyimserleri bile tahmin etmemişti.
* * *
ŞİMDİ bunları niye yazdım?
Tekrarlayayım, işim şu veya bu olsa da ben vatandaşım.
Benim gibi milyonlarca kişinin Türkiye'de bulunduğunu AKP lideri Tayyip Erdoğan'a hatırlatmak istedim, onun için yazdım.
Size, partiniz AKP'ye cumhurbaşkanı şansı verildi. Bu imkânı tüm yurdu kavrama, benim gibileri de kapsama yolunda kullanınız.
Yani, Abdullah Gül'ü bu konuda açık konuşmaya ve Çankaya'dan vazgeçtiğini duyurmaya davet ediniz.
Siz seçimden sonra "uzlaşmadan" söz etmiştiniz.
Bunu unutmayın. Uzlaşmak yüzde 47 ile olduğu gibi, yüzde 53'le de olmalıdır.
Bu da sizin AKP içinden seçtiğiniz yani AKP'li ama eşi türbanlı olmayan bir cumhurbaşkanı adayı üzerinde olacaktır.
Bu zoru AKP içinde ancak siz başarabilirsiniz.
Bırakın şu partiyi, bu partiyi. Siz Çankaya'ya çıkmasını istediğiniz adayı ilan edin.
Bu aday sizin, AKP'nin adayınız olarak oylanacaktır.
Ama unutulmasın ki, bu aday 72 milyonun yüzde 100'üne yakınının adayı da olacaktır ve bu adayla birlikte AKP merkeze oturacaktır. Bu açıklama ve seçim size özel bir prestij de getirecektir.
* * *
"TÜRKİYE'nin gerilime tahammülü olmadığını" siz de söylüyorsunuz.
Öyleyse, özellikle, kurumlar arası ilişkiler normalleşmeli. Bu da sizin elinizde.
Türkiye'yi en az benim kadar sevdiğinize inanıyorum.
Gösterin...
Tabii doğrusu ikincisi.
Çünkü, Maliki ile "terörle mücadele işbirliği anlaşması" imzalanamadı.
Çünkü, Barzani bu anlaşmayı istemedi.
Öyleyse Maliki niye Türkiye'ye geldi?
Hep söylediğimiz gibi, PKK'lılar Barzani'nin askeridir.
Birinde Alanya'daydık. "Kendini Aş" programıyla Rusya'da dolaşıyorduk.
Bir kere biz, bizi gezdireni değil, gezdiği yerleri görmek istiyoruz. Oysa Alanya'daki delikanlı bol bol kendisini gösteriyordu.
Mesela, bir yaylaya çıktık, 1900 metre yükseklikte bu yaylada dizi dizi dükkânlar varmış, bunu takdimci arkadaş söylüyor ama göstermiyordu.
Sonra çıplak ayak parmaklarını kavradığı elleriyle köfte yapıyor, yediriyordu.
Bizi gezdiren bu gence, "Kendini Aş"ı seyretmesini tavsiye ederim.
BULGARİSTAN
Bunlar kazandıkları parayla Bulgaristan'daki ailelerine bakıyorlar, çocuklarını okutuyorlar.
Çünkü Türk asıllılar hâlâ Bulgaristan'da ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor. Yani onlar işsiz, iş bulanlar da çok az ücret alıyor.
Öyleyse Türkiye birçok aile için kurtarıcı oluyor.
Ankara bu Türklerin dertleriyle ilgileneceğine belki de bir "Dış Türkler Bakanlığı" kuracağına şimdi onların hayatlarına kasteden bir karara "evet" dedi.
Artık, Bulgaristan Türkleri Türkiye'de 3 ay bulunacak ve müteakip 3 aylık bir süreyi de Bulgaristan'da geçirecek. Yani Türkiye'de çalışma imkânına fiilen son veriliyor. Artık 3 ay için bu soydaşlara kimse Türkiye'de iş vermez. Yani bu düzeni kabul ederek, Ankara bir kısım soydaşlarımızı açlığa, yoksulluğa belki de "ölüme mahkûm" etmiş oluyor.
Oysa Ankara bu düzeni kabul etmemeli, karşı çıkmalı ve Bulgarların Ruslara ve Avrupalılara tanıdığı hakların Türk kökenlilere de tanınmasını sağlamalıydı.
Türk asıllıların Türkiye'de çalışmalarını yasal hale getirecek adımları acele atmak Ankara'nın görevidir.
YANLIŞ MI?
İstanbul'da korsan taksi kalmayacakmış, taksi şoförlerine de ders verilecekmiş. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin hedefleri sıra sıra...
İnsanın, "Atma belediye atma" diyeceği geliyor.
Ben, Büyükşehir Belediyesi'ne önce şunu söyleyeyim.
Bütün İstanbul caddelerini park yerine çeviren servis otobüs ve minibüslerini görmüyor musunuz?
Yollardan geçilmiyor. Bunlar aralarında para da topluyorlarmış, acaba niye? Bunların hizmet verdikleri kuruluşun garajında veya bahçesinde park etmeleri sağlanamaz mı? Levent'te bir cadde var, cadde cadde ama bir türlü trafiğe açılamıyor, park yeri olarak bu servis araçları tarafından kullanılıyor. Belediye 3 yıldır uyuyor mu?
Anakent Belediyesi, Bebek Parkı sahilindeki asfalt ihtiyacını, yine orada yüznumara yokluğunu görmüyor mu?
Taksicilerin eğitilmesinde geç bile kalındı. "İstanbul bıçkını" taksi şoförleri bitti. İstanbul bıçkını demek, İstanbul'u tanımayan, hak ve hukuk bilen, konuşması düzgün demekti. Yol iz bilmeyen, İstanbul'u tanımayan adamlar taksi şoförü oldu. Bunda belediyenin suçu yok mu?
Korsan taksicilere de son verilecekmiş. Belediye, belediye ise taksi plakası sınırlamasının kalkmasına önayak olmalı. Plakalar, parası olan birkaç kişinin elinde toplandı. Taksi plakaları en az 565 bin liraya satılıyor. Kirası 3 bin 500 lira. Şoförlerin çoğu köle gibi, ucuz işçi olarak çalıştırılıyor.
Belediye hedeflerini açıklamış...
Hangi hedefler Allah aşkına. Belediye alay mı ediyor?
dheper@milliyet.com.tr

Cafe