Başlıksız...
Beşiktaş'ın sistemi 4-3-1-2 olmalı. Ama bu sistemin iki vazgeçilmez oyuncusu Delgado ve Cisse'nin neden yedek kaldığını anlamak mümkün değilSon 20 günde izlediğimiz iki Beşiktaş var... Süper Kupa ve Sheriff maçlarında 4-5-1, lige başlangıçta ise 4-3-1-2 sistemi vardı sahada. Beşiktaş'ın bu sene oynamak istediği sistem hangisi? Eğer 4-3-1-2 ise daha önce oynadığı üç maçta elinde futbolcu mu yoktu ki bu sistemden vazgeçti?
Hemen bir soru daha soralım. Hangisi doğru? İlki mi, dün akşam ki tercihi mi? Kadrosu itibariyle Beşiktaş'ın tercihi tartışmasız dün akşamki sistemi olmalı.
Ama gayet tabii bu sistemin iki vazgeçilmez adamı var. Bu vazgeçilmezlerin kulübede olmasını anlamak ise mümkün değil. Beşiktaş eğer 4-3-1-2'yi tercih edecekse en önemli adamlar Delgado ve Cisse'dir. Ama ikisi de ikinci yarıda görev yapma imkanı bulabiliyor. Beşiktaş bu adamların vazgeçilmez olduğunu ilerleyen haftalarda mutlaka görecektir.
Siyah-beyazlılar, daha önce dediğimiz 1-0 olsun bizim olsun düşüncesinden daha farklıydı ve daha farklı kazanabilirdi. Ama puan da kaybedebilirdi. Bunların ikisi de çok önemli değil. Önemli olan devamlılığın ne olacağı ve kimlerle olacağı. Beşiktaş bu sistem ve futbolcu tercihlerinde belki kalesinde zaman zaman tehlikeler yaşayacak. Fakat yaşadığı tehlikenin çok daha fazlasını rakip kalelerde yaşatacak. Futbolcu ve taraftarların rakip kalede daha fazla tehlike yaşatmayı tercih edecekleri ortada. O halde bunu iyi değerlendirmek lazım.
Takım çok iyi oynamasa da Ertuğrul'un düşüncesi doğru, ama tercihleri bana göre yanlıştı. Her şeye rağmen Beşiktaş üç puanla lige başladı. Bu keyifli bir başlangıçtır. Fakat bir şeyi unutmaması gerekiyor. Beşiktaş sağ kanadını ofansif olarak ne kadar iyi kullanıyorsa defansif olarak da o kadar zaaflar içinde. Bu tahlilde belirleyici faktör Beşiktaş değil Konyaspor oldu. Konya gol atacağına, İstanbul'da puan alacağına inanan bir takım görüntüsü vermedi. Mücadele etmek, hedefe ulaşmak değildir. Konya'nın hücum sorunlarını çok acil bir şekilde masaya yatırması lazım ki ilerleyen haftalarda bunun sıkıntısını çekmesin.
Değişim etkileyebilir
Selçuk Dereli'nin fizik olarak iyi olduğunu söyleyebiliriz. Sadece oyunun son bölümünde Neca'ya yapılan harekette yüzde yüz yanlış bir değerlendirme yaptı. Türkiye'de hakemler maçların son bölümlerinde büyük takımların aleyhinde verecekleri kararlarda adil ve cesur davranamıyorlar.Neticede Beşiktaş'tan farklı bir görüntü beklemiyorum. Hatta önümüzdeki 4-5 haftada da beklemiyorum. Bu süreçte kaybedilen puanlar ligin sonu itibariyle çok belirleyici olmayacak. Bu zaafiyetlerden istifade edecek bir takımı Türkiye çıkaracak mı? Esasında üç büyükler şu anda dördüncü, beşinci takıma müthiş bir davetiye çıkarıyorlar. O davetiyeyi kullanacak yürekte bir takım var mı? Beşinci, altıncı haftadan sonra bu analizleri iyi değerlendirmek lazım.
Sonuçta Fenerbahçe'nin yenilgisi ve Beşiktaş'ın galibiyeti lig için çok fazla bir şey ifade etmeyecektir. Çünkü son iki günün bu takımların gerçek görüntüsünün çok uzağında olduğu açık.
Beşiktaş'a bir şeyi daha hatırlatmak istiyorum. Kadro çok değişkenlik gösteriyor. Kadroda değişim olabilir. Ama bu değişiklik, futbolculardaki inancı etkilemeli. Oyuncular bu düşünceye kapılırlarsa bireysel performansları ve dolayısıyla takımın performansı olumsuz etkilenir. Takım oyunu bireylerin takım için düşünmesinden geçer. Bu sakın ola gözardı edilmemeli.
mdenizli@milliyet.com.tr
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe
