
Meral TAMER
TBMM'de etkin olmak için bıyık takmak gerekmiyormuş
Milletvekili olmak isteyen kadınlara seçim sürecinde çok ayrımcılık yapıldı. Aday listelerinin üst sıralarında yeterince kadına yer verilmedi.
Seçimler, TBMM'deki kadın temsiliyetinin % 100 artmasıyla sonuçlandığı halde çoğumuzu tatmin etmemişti. Seçim sonrasında ise çok şaşırtıcı bir süreç yaşanıyor.
Meclis'teki görev dağılımında CHP'nin Güldal Mumcu'yu, MHP'nin de Meral Akşener'i Meclis Başkanvekilliği koltuğuna oturtması, AKP'nin ilk kez TBMM'ye giren 3 kadın milletvekili Fatma Kotan (Ağrı), Canan Candemir Çelik (Bursa) ve Fatoş Gürkan'ı (Adana) Başkanlık Divanı katip üyeliklerine getirmesi, beklenmedik hoş bir sürpriz oldu.
Artık başkanlık kürsüsünde 4 kadın milletvekilini bir arada görebileceğiz. Müthiş bir değişiklik bu.
Liderlere alkış
Bu dönem TBMM'de kadınların temsiliyet dışında etkinlikleri de hayli arttı. Temsiliyetteki % 100'lük artışı yeterli bulmasak da, etkinliklerindeki artıştan herhalde şikâyetçi olamayız.
Meğer siyasi parti liderlerinin, kadınlardan gelen seslere karşı kulakları açıkmış. Biz onları duymuyor, görmüyor zannediyorduk, yanılmışız. En büyük sürprizi de MHP lideri Devlet Bahçeli yaptı: 70 milletvekili arasında sadece 2 kadına yer verirken, sen kalk o 2 kadından 1'ini TBMM Başkanvekili yap!
Artık kimse "TBMM'deki kadınlar göstermelik" diyemez. Bu kadınların hepsi dişli kadınlar, vitrin süsü değiller. Kendi alanlarında başarılı, genç ve yeni yüzlerin yanı sıra CHP'li Gaye Erbatur gibi kadın STK'larla işbirliğine hep önem vermiş deneyimli parlamenterler ve TBMM'ye yeni girdiği halde hayatını kadın mücadelesine vermiş, Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Şenol Bal gibi sıkı kadınlar da var.
Vitrin süsü kadın yok
DTP sıralarında da uzun zamandır demokrasi mücadelesi veren, Gültan Kışanak gibi kadın örgütlerinde yıllarca çalışmış, doğrudan doğruya hak ihlalleriyle ilgilenen aktif kadınlar, bizleri umutlandırıyor.
Tabii burada o 50 kadın içinde "erkek kadın" unvanını hak edecek şekilde davranma riski olan kadınlar da yok değil.
Öte yanda ise kadınları "eksik etek" gören zihniyetle yetiştirilmiş çoğu erkek milletvekilinin, kadın başkanvekillerinin uyarılarına nasıl tepki vereceği de doğrusu merak konusu. Aslında TBMM bu dönem, laboratuvar gibi olacak. Türk siyaseti açısından çok önemli bir sınav verilecek.
KA-DER'in başarısı
Evet bundan sonraki süreçte hem kadın hareketine, hem de kadın parlamenterlere çok iş düşüyor. Parlamenterler, "Biz milletvekili olduk, kadın meselesini de artık biz hallederiz" demek yerine umarız kadın STK'ların birikimlerinden mümkün olduğunca yararlanacaklardır. Zaten kadın STK'lar da, TBMM'deki tüm kadın milletvekillerini sıkı markaja almaya kararlılar.
Kadınların siyasette önemli bir eşiği atlamalarında, Kadın Adayları Destekleme Derneği KA-DER'in "Meclis'e girmek için bıyık şart mı?" kampanyasının büyük rolü olmuştur. KA-DER'e teşekkür borçluyuz.
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe