
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Tavşana kaç
CHP lideri Deniz Baykal, AKP'nin cumhurbaşkanlığına birden fazla aday gösterme hazırlığını yarışlardaki "tavşan atlet"e benzetmiş. Esas aday Abdullah Gül'ün önünde koşacak, muhalefeti oyaladıktan sonra kenara çekilecek taktik isimler konusunda Meclis'i uyarıyor.
Seçim öncesi söz verdiği Rodos seferine çıkacak zamanı henüz bulamasa da Deniz Bey'in iyi bir yüzücü olduğu tartışılmaz. Ancak Süreyya Ayhan'ın koçu Yücel Kop rolüne soyunacak kadar atletizme ilgi duyduğunu bilmiyorduk.
AKP diyelim birkaç aday daha çıkardı:
Murat Başesgioğlu, Vecdi Gönül.
Bunlara "tavşan aday" gözüyle bakılacak. (Baykal'ın bu senaryosu dün gece çöktü!)
Abdullah Gül'ün ipi göğüslemesine engel olunacak!
Deyim yerindeyse, "tavşana kaç, tazıya tut" siyaseti izliyor Deniz Baykal. CNN Türk'te dün Fikret Bila'nın sorularını yanıtlarken Çankaya seçimine yönelik önemli sinyaller verdi.
Baykal'a göre sorun, Abdullah Gül'ün eşinin türbanlı olmasından kaynaklanmıyor. CHP lideri, Gül'ün temsil ettiği ve AKP'deki "iç çember" diye nitelediği çizginin cumhuriyetin kuruluş felsefesiyle problemli olduğunu savunuyor. "Türkiye, cumhuriyete geçmekle hata yaptı" inancında olan bu kadronun "rövanşist" duygularla Çankaya'yı ele geçirmeye çalıştığını ve ülkenin dini kimliği ağır basan bir Ortadoğu devleti görünümüne gireceğini öne sürüyor. Baykal'a göre, bu süreç Gül cumhurbaşkanı seçilirse daha da derinleşecektir.
CHP lideri, Çankaya sorununun bir "hesaplaşma" olarak görüldüğünü ve "uzlaşma" talep eden anlayışın etkisizleştirilmesi, yenilmesi ve ses çıkaramaz hale getirilmesi için fırsat olarak kullanıldığını belirtmektedir. Baykal orduyla da bağlantı kurarak, "Türkiye'de Silahlı Kuvvetler'in haddinin bildirilmesi gerektiği noktasında giderek medyada kök salan bir yaklaşımın ortaya çıktığını görüyorum' diye konuşmakta.
Hürriyet'te, Fatih Çekirge'nin eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile yaptığı bir söyleşi yayımlandı.
Görevdeyken "ılımlı" bulunan Özkök Paşa, Gül'ün adaylığı konusunda "Sizce eşi türbanlı birisinin cumhurbaşkanı olmasında sakınca var mı?' sorusunu şöyle yanıtlıyordu:
"...Bu çok yanlış olur. Bizim kimsenin başörtüsüyle bir sorunumuz olamaz. Ama onun siyasallaştırılmış halinin devletle bu şekilde ilişkilendirilmesi hatalı olur. Uygun olmaz. Doğru olmaz. Çünkü o makam bütün Türkiye'nin dünyaya temsil edildiği makamdır... Bu nedenle uzlaşmanın önemi var." Sanki 22 Temmuz öncesine geri dönüldü. AKP'nin adayı Gül! Asker yeniden sahne alıyor. Ana muhalefet de buna davetiye çıkarıyor.
Bunun adı "Tavşana kaç, tazıya tut" politikasıdır.
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe