|
 |
|
|
Tabanın sesi böyle olurmuş
Satır Arası / Deniz Sipahi
Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı adaylığını duyanlar ''AKP’de tavanın değil, tabanın dediği oldu'' diyorlar.
Siyasette böyledir.
İşlerine geldiğinde tabanın sesi derler.
Ya da tabanın seçtiği tavan...
Abdullah Gül, seçim sonrasında ''Meydanların hissiyatını görmezden gelemem'' demiştir, oysa görmediği meydanlarda da milyonlar gelecekle ilgili endişelerini dile getiriyorlardı.
Ne fark eder ki...
Bugünkü liderlerin geçmişte padişahlarda bile olmayan yetkilere sahip olduğu düşünülecek olursa her söylenen laf kalabalığıdır.
Lider böyle istemiştir.
Yani Recep Tayip Erdoğan...
Efendim, ''Başbakan aslında Gül’ün aday olmasını istemiyormuş, şu partilinin şu sözü şu anlama geliyormuş...'' gibi sözler, yorumlar da anlamsızdır.
Gül’ün ilk adaylığında da şimdikinde de ''iyi polis-kötü polis'' oyunu oynanmıştır.
Siyasi tiyatro tamamlanmıştır.
Peki söylenenler, seçim gecesi halka hitap eden Başbakan’ın verdiği sözler ne olacaktır.
Erdoğan’ın, ''Türkiye’nin yarınları için uzlaşma iklimi yaratacağız'' dediği iklim; bu kadar çabuk değişir mi?
Meclis Başkanlığı için yakalanan hava baharsa; bütün uyarılara, toplumun beklentilerine rağmen aynı ısrarı sürdürmek ülkeye kışı mı getirecektir.
Göreceğiz...
* * *
Uzlaşma her zaman olduğu gibi güzel bir söz olarak kalmıştır.
Muhalefet siyaseten görevini yapmıştır.
AKP’ye açık kapı bırakmıştır; Köksal Toptan’ın seçilme sürecinde açık ve net davranmıştır.
Oysa Gül’den gelen cevap ''Bu işin kendisini aştığı...'' yönündedir.
Bizce...
Neyin, nasıl aşıldığını anlamak ancak inatlaşma ve kibirle açıklanabilir.
Seçim zaferi ile sağladıkları başarıyı, iktidarlarını ve partiyi güçlendirmek için değerlendirmek isteyen AKP milletvekilleri büyük bir fırsat kaçırmaktadır.
Bunu sonradan anlayacaklardır.
Çok net ortadadır ki; vatandaş gerginlik istememektedir, ekonomik kriz istememektedir, belirsizlik istememektedir, kurumlar arası diyalogsuzluk istememektedir.
* * *
Tabanın sesi...
Herkes kendi meydanına göre yorumlar yapıyor, tavır alıyor.
Oysa Türkiye çok daha farklı bir dönemi başlatabilirdi.
Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlenen Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün seçilmesi halinde türbanlı eşi Hayrünnisa Gül’ün durumu ''kamusal alan'' tartışmasını yeniden alevlendirecek.
Genelkurmay Başkanlığı’nın Gazi Orduevi’nde verdiği 30 Ağustos Resepsiyonu’na türbanlı eşini de götürecek mi sorularını arttıracak.
Sonuç olarak...
Abdullah Gül’e, devletin en tepesinde görevini yaparken hakkındaki kuşkuların doğru olup olmadığını göstermekten başka bir şey kalmıyor.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|