Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Ağustos 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kültür toplayıp ses yapan adam

Gerçek bir toplayıcı Muammer Ketencoğlu. Topladığı şey plak bahanesi altında kültür. Geçmiş zaman kültürünü, unutulmaya terk edilmiş ses güzelliklerini topluyor

MURAT BEŞER

Sıklıkla karanlık koridorlu köhne pasajların eski plak satan dükkanlarında karşılaşırdım Muammer Ketencoğlu ile. Dünyaya gönül gözüyle bakan ufak tefek sevimli yüzlü ve kara gözlüklü bu konuşkan adam, bastonunun ve kendisine büyük bir sevgi ve saygıyla bağlandığı her hareketinden anlaşılan kolundaki eşi Deniz hanımın refakatinde, plakları taşıyan rafların tozunu yutmaya bayılırdı.
Bir ben bir de o; yeni plaklar geldiğinde dükkancı tarafından aranacaklar listesinin en başında yer alırdık. Ben caz, rock ve elektronik müzik plakları toplarken, Muammer dünyanın geri kalan kısmından gelen sesleri arardı. Ağırlıklı ilgi alanı Asya'dan Balkanlar'a kadar uzanan bölge olsa da, tüm dünyanın saf geleneksel müziklerini ayırt etmeksizin toplardı. Hele Balkan müziğine ait daha önce dinlemediği bir kayda rastlamışsa, bir an evvel eve gitmek için sabırsızlanırdı.
Altlarına elektronik dans ritimlerinin yerleştirildiği ticari plaklarla ilgilenmezdi. Özellikle yerinde canlı, daha ziyade etno-müzikologların ilgi alanında yer alan kayıtlar onun için daha kıymetliydi. Muammer'in o yıllarda topladığına uzaktan şahit olduğum bu plaklar, bugün yaptığı albümler ve müzikal tavrı hakkında son derece doğru fikirler veriyordu.

Eşzamanlı üç ayrı proje
Gerçek bir toplayıcı Muammer. Topladığı şey plak adı altında kültür. Geçmiş zaman kültürünü, unutulmaya terk edilmiş ses güzelliklerini topluyor; geleneğe duyduğu saygının gönenciyle. Sonra çiçeğe konan arı misali topladığı kültür özünü, paylaştıkça çoğalan projelerine tahvil ediyor.
Zamanları iç içe girmiş üç ayrı projeyi birden yürütüyor Muammer. İlki 10 yıldır varlığını sürdüren Muammer Ketencoğlu ve Zeybek Topluluğu. Ege'nin çift kültürlü yapısını seslendiren bu proje, Rumcayı ve Türkçeyi zeybekler aracılığıyla yan yana getiriyor. Rebetikanın popülist olmayan ilk dönemini betimleyerek, makamların ve ritimlerin birliğinin altını çiziyor.
İkincisi Anadolu'da on yıllarca hasır altı edilen kadın kültürünü türküler üzerinden gündeme getiren Muammer Ketencoğlu ve Kadın Sesleri Topluluğu. Azınlıkların kadın kültürünün de dahil edildiği projede yer alan 17 kişilik kadın korosu Anadolu'nun her yerinden türkülere nefes veriyor.
Üçüncü proje ise 10 yıldan beri varlığını sürdüren ve geçenlerde de ikinci kez albümleşen Balkan Yolculuğu.

Bir vefa albümü
Projeyle aynı adı taşıyan "Balkan Yolculuğu" albümü, 2006 Ocak'ında bir trafik kazasında yaşamını yitiren topluluğun saksofon ve klarnetçisi Aytunç Nevzat Matracı'nın anısına çıkarılmış. Canlı kayıtlardan oluşan çalışmada, Muammer'in yanı sıra mandolin ve vokalde Sumru Ağıryürüyen, vurmalı sazlarda Rahmi Göçmen ve merhum usta Aytunç yer almış.
Balkan Yolculuğu'nun çekirdek kadrosu, Muammer'in "Yeryüzünün 7 Rengi" konserler dizisinde oluşmuştu. Muammer müzikal bir yoldaş bulmuştu kendisine. Aytunç özellikle solocu olarak çok şey katıyordu bu projeye.
Yıllarca konser vermiş ama imkan bulup stüdyoya girerek albüm gerçekleştirememişlerdi. Albüm bu konserlerin ürünü. Bu albüm zaruriydi çünkü günümüzde artık çok az rastlanır cinsten bir vefanın boyun borcuydu.

Araştırmacı ve müzisyen aynı bedende

Müzisyenliğine bir araştırmacı olarak devam eden, her iki alandan topladıklarını diğerine aktaran Muammer, usta-çırak ilişkileri içinde büyümemişti.
İzmir'in Tire ilçesinde 1964 yılında dünyaya gelmişti. Trompet ustası dayısı Ali Rıza Su'nun kapatılan Halkevi'nden "kurda kuşa yem olmasın da bir işe yarasın" diye kaçırdığı akordeon, onun ilk çalgısıydı.
İzmir Körler Okulu'nda okuduğu yıllarda, memleketinde pek itibar edilmeyen müzisyenliği kafasına koymuş, Gaziantep Körler Okulu'nda okurken de hocası Naim Çavuş'tan dinlediği ilk Rumca şarkıyla birlikte akordeonuna sıkı sıkıya sarılmıştı.
Kültürel açlığını çalışkanlığıyla buluşturan Muammer, birikimini akademik çalışmalarla elde etmişti. Ancak geleneğe saygısı o kadar büyüktü ki, şarkılarını konservatuar eğitiminin filtresinden geçirerek değil, annesinin okuduğu tarzda seslendirmeye gayret gösteriyordu.
12 yıldan beri Açık Radyo'da "Tuna'nın Beri Yanı" programını hazırlıyor ve sunuyor Muammer.
Pek çok uluslararası toplama albüm projesine parçalarıyla katkıda bulunan usta yorumcu, önümüzdeki aylarda İzmir'den derlenmiş Türkçe, Rumca ve Yahudi İspanyolcası (Sefarad) şarkılardan oluşan bir albüm yayımlayacak: "İzmir Hatırası".
Not: Gelişmelerden haberdar olmak isteyenler için www.muammerketencoglu.com



PAZAR
"Fadik beni dans ettirebilen nadir insanlardan biri"
200 metre mesafede önce vurmalılar sonra opera
"Minibüsten küçüğü beni kesmez"
Kültür toplayıp ses yapan adam
Yeni sezonda Türk sineması
Bölüne bölüne güldürdüler
Denize karşı öğle yemeği
"Fay hattının şehrin dışına..."
Modern mahrem
Satürn Başak'a geçince...
Feriye'de 31 mezeli rakı sefası
Osmanlı padişahı (1)
Yaşamın kaynağı Su
Cennet kapısında g-string kontrolü mü var?
Şarabın doğum günleri





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Mehmet Yalçın

   
© 2006 Milliyet