Portre...
Gül'ün dikenli yolu
Cumhurbaşkanlığına ikinci kez aday olan Abdullah Gül, Milli Görüşçü olarak adım attığı siyaset hayatında 12 Eylül döneminde tutuklandı, FP'de yenilikçi hareketin adayı olarak Erbakan'ın desteklediği Recai Kutan'a karşı mücadele etti, Erdoğan'ın yasaklı olduğu dönemde 'emanetçi' kimliğiyle 58. hükümetin başbakanı oldu
Saliha Çolak
Kayseri'de 29 Ekim 1950'de doğduğunda adı Abdullah Cumhur konulmasına rağmen nüfus memurunun unutkanlığı sonucu "Cumhur" adı anılarda kalan Abdullah Gül, siyasete genç yaşta Necmettin Erbakan'ın yanında Milli Görüşçü olarak adım attı. Abdullah Gül, muhafazakâr demokrat kimliğiyle krizlerle şekillenen bir süreçte ikinci kez 11. Cumhurbaşkanı adayı oldu.
Ortaokul okurken yaz tatilinde amcası tarafından buz dolu bir tenekede kendisine emanet edilen Hisarcık gazozlarını "Buz gibi gazoz, 32 dişe birden keman çaldıran gazoz" diye bağırıp satamayınca ticarette geleceği olmadığı ortaya çıkan Gül'ün eğitime yönelmesi, Çankaya Köşkü'ne doğru uzanan yolun da başlangıcı oldu.
MTTB günleri
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne 1968'de giren Gül, Türkiye'yi yöneten AKP kadrosu gibi, gençlik yıllarında Milli Türk Talebe Birliği'nde Necip Fazıl Kısakürek'ten etkilenerek yetişti.Babası Ahmet Hamdi Gül'ün 1973'teki Milli Selamet Partisi'nden milletvekili adaylığı için çalışan Gül, 1976-1978 yıllarında doktora çalışmaları için Milli Kültür Vakfı bursuyla İngiltere'ye gitti.
Şükrü Karatepe ve Fehmi Koru ile birlikte Müslüman Öğrenciler Birliği'nde Türk Öğrencileri Yardımlaşma Derneği'ni kuran Gül, dönüşte Sakarya Üniversitesi'nde öğretim üyesi oldu.
Balayı yarıda kaldı
Hayrünnisa Gül ile 12 Eylül'den kısa süre önce yaşamını birleştiren Abdullah Gül, tutuklanıp Metris Askeri Cezaevi'ne gönderilince balayı yarıda kaldı.1983'te girdiği Cidde'deki İslam Kalkınma Bankası'nda sekiz yıl boyunca uzmanlık yapan Gül, 1991'de oğlu Ahmet Münir'in sünnet töreni için Kayseri'ye geldiği sırada RP'nin Kayseri İl Başkanı Şaban Bayrak ve Recep Tayyip Erdoğan, Azmi Ateş gibi eski dostlarının ricasını kıramayarak aday oldu ve milletvekili seçildi.
Parti yönetiminde görev alan Gül, 1995'te yeniden milletvekili seçildi ve Refahyol hükümetinde devlet bakanlığı ve hükümet sözcülüğü yaptı. 28 Şubat süreci ve RP'nin kapatılmasından sonra FP'ye geçen Gül'ün, bu dönemde yabancı bir gazeteye, "Cumhuriyet döneminin sonu geldi" diye demeç verdiği iddiaları gündeme geldi.
Gömleği değişti
FP'de Erbakan'ın desteklediği Recai Kutan'a karşı aday olan Gül'ün yarışı kaybetmesine rağmen 521 oy alması parti içindeki yenilikçi hareketin gücünü göstermesi açısından etkili oldu. Partinin yenilikçi kanadı, FP'nin kapatılmasıyla yollarını Milli Görüş'le ayırdı. Erdoğan başkanlığında örgütlenen, bu kanat AKP'yi kurarken Erbakancılar Saadet Partisi'ni kurdu. Bu yol ayırımı gömlek değiştirme olarak tarihe geçerken parti kendisine "muhafazakâr demokrat" kimliğini uygun gördü.Erdoğan'ın yasaklı olduğu 2002 seçimlerinde AKP'nin sandıktan tek başına iktidar çıkarması, Gül'ü 58. hükümetin başbakanı yaptı. Gül, emaneti araseçimde milletvekili seçilen Erdoğan'a teslim etti.
'Sakin olun, adayım'
Seçimlerin ardından Erdoğan'ın, "Gül'ün iradesi önemli, adaylar olabilir" yönündeki açıklamaları, "Erdoğan Gül'ü istemiyor, başka aday çıkaracak" yorumlarına neden oldu. Zaman zaman yakınlarından, "Neler oluyor? Tayyip Bey fikir mi değiştirdi?" soruları gelince Gül, "Sakin olun. Tayyip Bey sandığı benden daha iyi okur. Böyle bir şey olmayacak, ben adayım" diyerek çevresini yatıştırdı.Çifte düğün
Kızı Kübra'yı cumhurbaşkanlığı meselesinin kesinleşmemesi nedeniyle bir türlü evlendiremeyen Gül'ü son günlerde bu konu da meşgul ediyordu. Kübra Gül'ün 9 Eylül'de dünya evine gireceği haberi kısa süre önce kamuoyuna yansıdı.Türbanı AİHM'ye götüren 'first lady'
11. Cumhurbaşkanı'nı seçim sürecinde, tartışmaların odağında Dışişleri Bakanı Abdullah Gül kadar türbanlı eşi Hayrünnisa Gül de yer alıyor. "Kamusal alan" olduğu gerekçesiyle türbanlıların etkinliklere davet edilmediği Çankaya Köşkü'nün türbanlı ev sahibesi olmaya hazırlanan Hayrünnisa Gül, 5 yıldır Köşk'ün hemen karşısındaki Dışişleri Konutu'nda yaşıyor.
Türbanıyla üniversiteye alınmadığı için Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) şikâyet eden ancak eşi Dışişleri Bakanı olunca, hem davacı hem davalı durumunu ortadan kaldırmak için vazgeçen Hayrünnisa Gül, bu süre boyunca konutta önemli konuklara ev sahipliği yaptı.
Konutu kendi zevkine göre döşeyen, onarımlar sırasında da ustaların başından ayrılmayan Hayrünnisa Gül, devlet geleneğini bozmadı ve misafirlerine içki ikramı yaptırdı.
Evde başı açık
Araba kullanan ancak son yıllarda buna pek fırsat bulamayan Hayrünnisa Gül, yakın çevresinde rahat ve sıcak ilişkileriyle tanınıyor. Her seferinde başı açık arkadaşları olduğunu vurgulayan, başörtüsünü çıkarma ihtimalini, birine "sokakta mayo giyme zorunluluğu getirmeyle" eş tutan Hayrünnisa Gül, evde başı açık dolaşıyor.Bir röportajında, "Ev ortamında beni görseniz tanıyamazsınız" diyen Gül, bir yabancı geldiğinde başını örtüyor.
AİHM'de bir bakan eşi
Kayseri'de bir akraba düğününde tanıştığı Gül ile henüz 15 yaşındayken 21 Ağustos 1980'de evlenen, liseyi dışarıdan bitiren Hayrünnisa Gül, Ankara Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü'nün kapısına eşiyle birlikte gidip, içeri alınmadığını notere tespit ettirerek, AİHM'ye uzanan bir dava süreci başlattı.Gül'ün bu olaya ilişkin, "Bugün Moskova'da yaşıyor olsaydık böyle bir engelle karşılaşmış olmazdık" gibi sözleri, FP'nin kapatılmasının gerekçelerini taşıyan iddianamede de yer almıştı.
'Cüzzamlı gibi'
Gül'ün 58. hükümet'in Başbakanı olduğu günlerde de türbanı tartışma konusu olan Hayrünnisa Gül'ün yaşadığı sıkıntıyı, oğulları Ahmet Münir'in "Anneme cüzzamlı gibi yaklaşıyorlar" sözü ortaya koydu.Abdullah Gül de cumhurbaşkanlığı süreci başarısız sonuçlanınca bir röportajında, "Benden çok eşim kırıldı. Üzülmesi de tabidir. Ben de eşimle ilgili bir durum olduğu için üzüldüm" açıklamasında bulundu.
"Başörtüm başımı örtüyor, beynimi değil" diyerek türbanın Köşk'e engel olduğu yolundaki tartışmalara tepki gösteren Hayrünnisa Gül, başörtüsünün bahane edildiğini, gerçek gerekçe olmadığını savunuyor.
Baba Gül: Uzlaşıcıdır, her kesimi kucaklarOKTAY ENSARİ, DEMET ÖZTÜRK Kayseri DHA
Cumhurbaşkanı adayı Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün babası Ahmet Hamdi Gül (80), oğlunun geleceği için eşi Adeviye Hanım'la birlikte dua ettiğini belirterek, "Abdullah, ağır, sakin ve kavgacı olmayan, uzlaşıcı, her kesimi, herkesi kucaklayan bir insandır. Cumhurbaşkanlığı da öyledir. Devletimiz, milletimiz ve kendisi için hayırlıysa seçilir inşallah" dedi.Baba Gül şunları söyledi: "Abdullah gönül dostu ve şeffaf bir insandır. Toplumsal harekette hep 'ben' değil, 'biz' diye hareket etmiştir. Diyalog yolunu kesinlikle kapatmaz. Kavgacı değil, uzlaşıcıdır. Kimseye kin beslemez. Tarafsız ve uzlaşıcı cumhurbaşkanı olur. Ülkemize iyi bir cumhurbaşkanı olur. Zira, Dışişleri'nde iyice pişti, ülke politikalarını öğrendi."

Cafe