
Nail GÜRELİ
Onuncu ses
Gül'e kırmızı kart
Abdullah Gül'ün ne şekilde cumhurbaşkanı olacağı anlaşıldı. Seçim sürecinde uzlaşma sözü veren Tayyip Erdoğan'ın takiye yaptığı da anlaşıldı. Biz bir seçmen olarak Gül'e karşıydık. Yine nedenlerimizden birkaçını sizlerle paylaşalım. Bir seçmen olarak kendi adımıza, Gül'ün cumhurbaşkanlığını doğru bulmuyoruz.
Gül'ün sağduyulu, akılcı ve doğru değerlendirme yapma yeteneği çok zayıf görünüyor. AKP'nin aldığı yüzde 47 oyun kendisinin cumhurbaşkanlığı için verildiğini söylüyor. Partisine büyük haksızlık ve saygısızlık ediyor. AKP'ye verilen oyların 350'yi aşkın nedeni gazetelerde yazıldı. Eğer bu nedenleri tek kişiye indirgemek gerekirse o kişi Tayyip Erdoğan'dır.
Bütün bunları görmezden gelip kendi kendine Çankaya'yı sahiplenen kişi, cumhurbaşkanı olarak güven vermez.
Gül'ün, 15 Aralık 2005'te The Guardian gazetesine söylediği 'Türkiye'de laik sistemin sonu geldi. Kesinlikle laik sistemi değiştirmek istiyoruz" sözünü unutmadık. Gül, bu sözleri yalanlayarak, aynı demeci daha sonra yayımlayan Cumhuriyet gazetesi için Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu, ama savcılık takipsizlik kararı verdi.
Gül'ün 10 Aralık 1995'te Milliyet'ten Nilgün Cerrahoğlu'na söylediği, "Düzen Türkiye'de İslamı caminin içine hapsetti. Biz İslamı hayat tarzı olarak görmek istiyoruz" sözleri ise ortada duruyor.
Potansiyel kriz odağı olan Gül'e güvenemiyoruz.
Erbakan'ın mahkûm olduğu "Kayıp Trilyon" dosyasında Gül hakkında hazırlanan fezleke TBMM'de bekliyor.
Böyle bir fezlekenin ağırlığı altındaki kişinin cumhurbaşkanı olmasını hazmedemiyoruz.
Cumhurbaşkanı seçimine katılmayan DYP ve ANAP'lıları eleştirirken, "Erkeklik Meclis'e gelmekti" diyerek kafasının içindeki çağdışı bir cinsiyet ayrımını açığa vuran Abdullah Gül'ü Çankaya'ya yakıştıramıyoruz.
Ve nihayet geçen hafta, gazetelerde kendisine yönelik eleştirilere karşı, Başbakanlık Danışmanı'nı sessiz kalmakla suçlayan Gül'ün basın özgürlüğü anlayışından kuşku duyuyoruz. Tüm bu süreçlerden sonra Gül'ün Çankaya'ya çıkmasının huzur değil, gerilim getireceğini düşünüyoruz.
Bir şiir
Abdullah Rıza Ergüven'i 76 yaşında yitirişimizin yarın 6. yıldönümü. 'Sen Varken' şiiriyle (Sevgiler Tükenmez, Berfin Yayınları, Mart 2007) anıyoruz:
"Her şey güzeldi sen varken/ çitlembikler, nar ağacı/ akan su/ kabaran toprak/ yuvasına dönen kuş/ Ağlamaklı değildi bu çocuk/ sen varken/ dalında kiraz/ mevsimler bile başkaydı/ sen varken."
nailgureli@milliyet.com.tr

Cafe