|
 |
|
|
Futbolda yaralanmalar
Bence / Fatih Tanfer
Futbol maratonunda Süper Lig’in başlamasının ardından bu hafta Bucaspor ve İzmirspor’un yer aldığı TFF İkinci Ligi, gelecek hafta Altay ve Karşıyaka’nın bulunduğu TFF Birinci Ligi, 2 Eylül’de de TFF Üçüncü Ligi başlama düdükleri çalacak. Eylül ayı sonunda ise çilekeş amatörler terlerini akıtmaya başlayacak. Müthiş bir yarış sergilenecek. Uzun ve yorucu maratonda temennimiz kazasız, olaysız, sorunsuz maçların oynanması. Ancak sadece temenni artık yeterli değil. Futbolun en büyük problemlerinden birisi olan yaralanmalar ve bunlardan korunmak için alınacak tedbirler büyük bir önem taşımaktadır. Yöneticilerimiz, teknik adamlarımız ve sporcularımızın alması gereken bir dizi tedbir var.
Bu konuda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Bölümü’nde görevli, aynı zamanda Ümit Milli takım doktoru olan Metin Ergün’e danıştım. Sorularıma verdiği yanıtları, önerilerini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Futbolda yaralardan korunma ne demektir?
Ülkemizde en yaygın spor dalı olan futbolda yaralanmalar, sporcuların ve takımların başarısını büyük ölçüde etkilemekte, zaman, moral ve hatta maddi kayıplara neden olmaktadır. Elbette spor aktivitesinin amacına ve düzeyine bağlı olarak bu yaralanmalar değişiklik göstermektedir. Profesyonel futbolcu zaman kaybetme, eski performansını yakalayamam, başarıdan uzak olma ve maddi kayıp gibi kaygılar ön plana çıkmaktadır.
Yaralanmalardan korunmak için neler yapılmalı?
Yüzde yüz korunmak mümkün değildir. Yaralanma sporun doğasında vardır. Ancak korunma her zaman tedaviden daha pratik, kolay ve ekonomiktir. Futbolda yaralanmaların yüzde 75’inin önlenebilir olduğu bilinmektedir.
En çok yaşanan yaralanmalar nelerdir?
Futbolda yaklaşık bin antrenman saatinde 8, bin maç saatinde ise 16 yaralanma görülmekte ve bunlar daha çok bacaklarda, diz ve ayak bileğinde (Yüzde 75-93) olmaktadır. Futbolda en sık görülen yaralanma travmaya bağlı yumuşak doku ezilmesidir. İkinci sıklıkta ise kas ve tendon yaralanmaları karşımıza çıkmaktadır. Bunların dışında burkulmalar (En sık ayak bileği) diz yaralanmaları (Menisküs ve ba€ yaralanmaları), kasık yaralanmaları, kırıklar, kafa travmaları, omuz, dirsek ve el yaralanmaları görülmektedir.
UEFA’ya göre bir hafta içinde spora dönüşün sağlandığı yaralanmalar küçük, 1-4 hafta içinde dönüşün sağlandığı yaralanmalar orta, ve 4 haftadan daha uzun süre gerektiren yaralanmalar ise büyük düzeyde yaralanmalar olarak sınıflandırılır.
Yaralanma riskini artıran faktörler nelerdir?
En önemlileri arasında yetersiz ısınma, aşırı antrenman ve kronik yorgunluk, kondisyon eksikliği, kassal kuvvet dengesizlikleri, koordinasyon eksikliği, tam iyileşmeden spora dönüş, fokal infeksiyon odakları (ağız-diş, idrar yolu, kulak-burun-boğaz) yetersiz beslenme ve sıvı desteği, yetersiz ekipman ve koruyucu malzeme, yanlış teknik, yanlış antrenman, yetersiz saha güvenliği. Uygun olmayan çevre koşulları (yüksek irtifa, aşırı sıcak ya da soğuk), sertliğe izin veren oyun kuralları, kontrolsüz hareket sayılabilir.
Sayın Ergün’ün özetlediği bu yararlı bilgileri bir sonraki yazımda sizlere aktarmaya devam edeceğim.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|