Oyun hamuruyla kaçırdılar!..
Korsanların bomba süsü verdikleri paketten, üzerinde pil ve iki kablo bulunan oyun hamuru çıktı. 'Tamirci' kılığında uçağa giren özel tim, korsanları saatlerce oyaladı
SALİH UÇAR AHMET İSTEK, TESLİME TOSUN İBRAHİM LALELİ SONER KOCAER SÜLEYMAN EKİN MAHİR VARLI Antalya DHA
Pilotlar kaçırılma sinyali verince alarma geçen İçişleri Bakanlığı, Ankara'da Emniyet Genel Müdürlüğü'nde ve Antalya'da da havalimanında birer kriz merkezi oluşturdu. Uçağa operasyon yapılması ihtimali üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekât Daire Başkanı Behçet Oktay liderliğinde, uçak kaçırma operasyonları konusunda özel eğitimli 20 kişilik tim oluşturuldu ve 2 helikopterle Ankara'dan Antalya'ya nakledildi.
Kaçırılan uçağa özel tim iki ekip halinde girerek keşif yaptı. Özel tim, uçağa önce "teknik tamir ekibi" olarak girdi. Korsanlar bu time Tahran'a gitmek istediklerini söyleyerek, yakıt ihmali yapılmasını talep ettiler. Bir yandan olası bir operasyon için uçak içinde gözlem yapan özel tim, diğer taraftan taleplerin karşılanması konusunda yavaş davranarak korsanlarla yapılan pazarlıklara zaman kazandırdı.
İlk "tamir ekibi"nin uçağın arka kapısını onaramadığını belirterek ayrıldığı uçağa yine emniyet güçlerinden oluşan bir başka ekip "kapının tamiri" bahanesiyle girdi.
İçişleri Bakanı Osman Güneş, eylem sonrasında düzenlediği basın toplantısında hava korsanlarıyla "çeşitli adlar altında" görüşmeler yapıldığını belirterek, "Şimdi detayını vermek istemediğim teknik yöntemler kullanılmak suretiyle bu iş kimsenin burnu kanamadan tatlıya bağlandı" dedi.
Güneş, televizyonların yayınlarından rahatsızlığını, "Korsanlarla ilk teması uçağa giden bir teknik tamir ekibimizle sağladık, ama değerli basınımız bu ekibi 'polisler uçağa girdi' diye maalesef deşifre etti. Keşke böyle olmasaydı" sözleriyle dile getirdi.
İran kınaması işe yaradı
Korsanların Tahran'a gitme talebi, İranlı olabilecekleri iddiasını gündeme getirince İran makamları da çalışmalara dahil edildi. Yolcu listesindeki isimlerin İranlı olup olmadığı konusunda İran makamlarıyla işbirliği yapıldı.İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün eylemi kınayarak uçağa İran'a iniş izni verilmeyeceği açıklamasının da hava korsanlarının Tahran ısrarından vazgeçmesinde etkili olduğu öğrenildi. Teslim olmadan önce ABD'yi protesto amaçlı bir basın açıklaması yapmak için pazarlık yürüten korsanların bu talebi de kabul edilmedi. İçişleri Bakanı Güneş, korsanların Emniyet görevlilerine "Türk milletinden özür dileriz" ifadesini kullandıklarını kaydetti.
Yakalanan korsanların bomba süsü verdikleri paketten, üzerinde pil ve iki kablo bulunan oyun hamuru çıktı.
İçişleri Bakanı Güneş, korsanların kimliklerini "Birisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Mehmet Reşat Özlü, diğeri de Mommen Abdül Aziz Talikh isimli Suriye pasaportu taşıyan, ancak muhtemelen Filistinli biri" dedi. Ancak Talikh'in Mısır asıllı olduğu ve haziran ayında turist olarak KKTC'ye giriş yaptığı öğrenildi.
Yolculara 'Elimizde bomba var' dediler

Şanlıurfalı korsan 12 kardeş
SEFA KARAHASAN Lefkoşa
Korsanlardan Mehmet Reşat Özlü'nün (27) Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine bağlı Köseören köyü nüfusuna kayıtlı Arap asıllı 12 çocuklu bir çiftçi ailesinin oğlu olduğu anlaşıldı. KKTC'ye Doğu Akdeniz Üniversitesi'ne kayıt yaptırarak 2002 yılında giren Özlü, bir yıl sonra Girne Amerikan Üniversitesi Türk Dili Öğretmenliği Bölümü'ne kaydoldu.Derslerinde başarılı olamayan, ancak KKTC'de kalabilmek için her dönem kaydını yenileyen Özlü, Şubat 2007'de kaydını yenilemedi. Elinde 2007 öğrenci kimliği bulunan Özlü'nün bu sayede KKTC'de kalabildiği belirtildi. Özlü'nün, köye en son 2 Şubat 2007 tarihinde, amcası Hüseyin Özlü'nün ölümü üzerine geldiği belirlendi. Amcası Felah Özlü'yü önceki akşam telefonla arayan, "Üç dersten zayıfım var. En kısa zamanda yanınıza geleceğim" diyen Özlü'nün uçak kaçırdığı öğrenilince babası Halil Doğan Özlü, jandarmaya çağrılarak ifadesi alındı.
Milliyet'in edindiği bilgilere göre, Özlü KKTC'deki Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) ve Doğu Akdeniz Üniversitesi'ne (DAÜ) kayıt başvurusu yaptı, GAÜ'de bir yıl okudu. GAÜ'den yapılan açıklamada, "Özlü öğrencimiz değildir" denildi.
Diğer hava korsanı Filistinli Mommen Abdül Aziz Talikh'in de Mısır pasaportu taşıdığı öğrenildi. Mürettebatın ödülü tatil
AtlasJet tarafından kiralanan uçağın ait olduğu World Focus Havayolları Üst Yöneticisi Aydın Kızıltan, Antalya Havalimanı'na indirilen uçaktaki mürettebatı tatille ödüllendireceklerini açıkladı. Kızıltan, "Ekibimi İstanbul'a getirmeyeceğim. Emniyet'teki işlemlerinin bitmesinin ardından dinlenecekler. Kendilerini aileleriyle birlikte tatile göndereceğim. Bunu hak ettiler" diye konuştu.
Atlasjet tarafından işletilen uçağın pilotları ile kabin ekibinin isimleri şöyle: Kaptan pilot Faruk Çağınlı, ikinci pilot Cemal Erdoğan, kabin amiri Berna Beyaz, hostesler Özlem Cinkılıç, Merve İncesine, Yeliz İnceel.
Tuvalette hazırlandılar
ANKA'nın haberine göre korsanlar, bomba süsü verilmiş paketi tuvalette hazırladılar. Haberde, her iki şahsın da herhangi bir terör örgütü veya terör eylemiyle bağlantısının olmadığı savunuldu. Gözaltına alındıklarında Emniyet yetkililerine pişman olduklarını söyleyen korsanlar, terör örgütü El Kaide'ye ilişkin sözleri de "ciddiye alınmak için" söylediklerini ifade ettiler.
Bakan Güneş'ten Gül'e teşekkürDışişleri Bakanı Abdullah Gül, hava korsanlarıyla yaklaşık beş saat süren pazarlıkları İçişleri Bakanlığı'na giderek izledi. İçişleri Bakanı Güneş, eylem sona erene kadar bakanlıkta kalan Gül'e teşekkür ederken, "Bizi yalnız bırakmayan, devamlı başımızda olan, bizleri destekleyen, bizlere yardımcı olan, talimatlarıyla yönlendiren Sayın Gül'e şükranlarımı sunuyorum" dedi. Ulaştırma Bakanı İsmet Yılmaz'ın ise Türkiye'nin kilitlendiği bu olayı evinden izlemesi dikkat çekti.
Yılmaz: Güvenlik konusu ağırlıklıydı
Ulaştırma Bakanı İsmet Yılmaz, Milliyet'e yaptığı açıklamada, Atlasjet'e ait uçağın kaçırıldığı saatlerde bakanlıkta kurulan kriz masasına gelmemesine yönelik eleştirileri değerlendirdi. Yılmaz, "Uçak yere indikten sonra konu ağırlıklı olarak güvenlik meselesidir. İçişleri Bakanlığı'mız kriz masasının başındadır, krizi yönetmiştir. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü de bakanlığımızın görev alanıyla ilgili tüm konularda gerekeni yapmıştır. Ben de başta İçişleri Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm birimlerle gün boyu istişare içinde bulundum" diye konuştu.
Kaçırılma olayı dünya basınında
İstanbul seferini yaparken kaçırılan Atlasjet uçağı, dünya basının da ilgi odağı oldu. Uluslararası basın kuruluşları, kaçırılma olayının kansız şekilde bittiğine dikkat çekerken, BBC, korsanların kadınlarla çocukları bırakmak istediğini ancak hemen herkesin uçaktan kaçtığını vurguladı. Euronews kanalı, kaçırılma olayını"drama" olarak nitelendirirken, CNN'in haberinde uçak Antalya'ya indikten bir süre sonra kabindeki yolcuların büyük bölümünün uçaktan kaçmayı başardığına dikkat çekildi.
Korsanın babası: Özür diliyorum
Hava korsanı Mehmet Reşat Özlü'nün babası Halil Doğan Özlü, bu olayın kendisini çok üzdüğünü belirterek şunları söyledi: "Oğlumun nasıl böyle bir davranış içine girdiğine akıl veremedim. Oğlum pırlanta gibi bir çocuktu. Bunun mutlaka birileri beynine girdi. Yoksa, kendisi bu tür davranışlar sergileyecek, böyle bir şey yapacak biri değil. Ben çocuklarını yurtdışında okutan ailelerden çocuklarının arkadaşlarını ve ilişkilerini takip etmelerini istiyorum. Tüm Türkiye'den oğlumun yaptığı hata için özür diliyorum."
Dedesi, Doğu Perinçek'in arkadaşı
Köseören köyünün de muhtarı olan, uçak korsanı Mehmet Reşat Özlü'nün dedesi Berces Özlü'nün İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'in arkadaşı olduğu belirtildi. Dede Özlü'nün daha önce köylerini ziyaret eden Perinçek'e "Saddam'ın şehit edilmesine sizden başka hiçbir önder ses çıkartmadı, yüreğimizi soğuttunuz. Milletini birleştiren, bayrağına, toprağına sahip çıkan sizin gibi bir başkana sahip çıkacağız" dediği belirtildi.

