
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Ada
Yolunuz Bozcaada'ya düşmediyse eğer, farklı bir tatil için hâlâ zamanınız var. Bağbozumunun ardından eylül, adanın en iyi mevsimi. Çanakkale üzerinden Geyikli'ye, oradan arabalı vapurla adaya geçerek Troya'nın karşısındaki bu bozulmamış mekânda sadece rüzgârın sesini dinleyerek huzuru bulabilirsiniz.
Bağlar ve koylar arasında artık kaybetmekte olduğumuz değerlere bir yolculuk Bozcaada.
Haluk Şahin, Ayazma Plajı'na inerken Antik Çağ'da Troya'yı yıkan Yunan donanmasının bu koyda gizlenmiş olduğunu düşünmenin soluk kesici heyecanını anlatır kitabında. İstilacıların tahta atla ele geçirdiği, yakıp yıktığı medeniyetin izlerini arar. Bozcaada'dan seyredilen trajedinin mısraları yankılanır kulaklarında:
"Ama kim uyuyabilir Troya yanarken? O hâlâ her gece yanmıyor mu?"
Limana girerken Cenevizliler ve Venediklilerden kalma Osmanlı döneminde Fatih Sultan Mehmet'in onardığı görkemli kale karşılıyor gemileri.
Bozcaada, Çanakkale Savaşı'nda Fransızların karargâhıymış.
Lozan'da Gökçeada ile birlikte Türkiye'ye veriliyor.
Adanın Rum nüfusu, 6-7 Eylül olayları ve Kıbrıs Harekâtı'ndan sonra erimiş, bugün 30 kadar Rum vatandaşın yaşadığı biliniyor.
Eski taş evlerin korunduğu dar sokaklar arasında gezinirken karşınıza çıkan Yerel Tarih Merkezi, deniz kabuğu peşinde Bozcaada'ya gelip tarihe ait ne topladıysa -harita, kartpostal, eşyanın- sergilendiği yerel bir müze kuran Hakan Bey'le nostaljik bir yolculuğa çıkma olanağı tanıyor.
Adanın şarapçılığı, Vasili'nin meyhanesinden fotoğraflar, eski şişeler. Çavuş üzümü bugün de adanın simgesi.
Şarapçılık hızla gelişiyor. Talay, Çamlıbağ gibi geleneksel üreticiler, Corvus gibi yeni yatırımcılar, Bozcaada şaraplarını dünya ligine taşıma çabasındalar. Petrus'un torununun adaya gelişi olay!
Bağcılık sadece geçim kaynağı değil, adayı korumanın da aracı. Ege ve Akdeniz kıyılarını yok eden, zeytinliklerin yerinde yükselen betonlaşma, Bozcaada'yı bağlar sayesinde tehdit etmiyor.
Ancak giderek turistik bir yer haline gelmesi ve özellikle İstanbul'dan gelenlerin adanın dar yollarını TEM'e benzetme eğilimleri nedeniyle, yakın gelecekte en büyük sorunu araç trafiği oluşturacak. Hava kirliliği ve gürültü başlayacak. Bağlar olumsuz etkilenecek. Ada sakinleri dışında araçların Geyikli'de bırakılması sağlansa, bisiklet ve motosikletle, traktörlerin arkasına bağlanan çekçeklerle dolaşmak da mümkün.
Bozcaada'da kaldığımız Özcan Hanım'ın bağevini, Rengigül'de büyük masanın etrafındaki kahvaltıları ve Şükrü Usta'nın ev yemeklerini unutamayacağız.
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe