20 Ağustos 2007 / Pazartesi - 14:40

İzmir, ‘çok şiddetli kurak’ sınıfında

     
     Turan GÜLTEKİN/İZMİR, (DHA)
     
İZMİR, son dokuz aylık periyotta ‘çok şiddetli kurak’ sınıfına girdi, Balıkesir'in Bandırma İlçesi'nden sonra Türkiye'nin ikinci en kurak bölgesi oldu. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, kuraklık yüzünden Ege Bölgesi'ndeki ürün kaybının yüzde 50 civarında olduğunu, tarım sektörünün korunması gerektiğini söyledi.
      Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Kuraklık Değerlendirme Raporu'na göre İzmir son dokuz aylık periyotta ‘çok şiddetli kurak’ sınıfına girerek, Bandırma'dan sonra Türkiye'nin en kurak ikinci bölgesi oldu. Raporda göre çok şiddetli kuraklık listesinde, Ege Bölgesi'nde, İzmir'in ardından Aydın, Manisa, Muğla ve Kütahya de yer aldı. Denizli, Uşak ve Balıkesir ise ‘şiddetli kurak’ sınıfında bulunuyor.
      Türkiye'de yaşanan kuraklık ile ilgili olarak bir basın toplantısı düzenleyen TMMOB Ziraat Mühendisleri İzmir Şubesi Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, yağışlarda Ege Bölgesi'nde yüzde 43, Marmara Bölgesi'nde yüzde 34, İç Anadolu Bölgesi'nde yüzde 22 ve Akdeniz Bölgesi'nde ise yüzde 13 azalma olduğunu, kuraklık yüzünden ürün kaybının ise tüm ürünlerde ortalama yüzde 50'yi bulduğunu söyledi.
     
     KURAKLIK ÇİFTÇİYE YÜKLENMESİN
      Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin raporuna göre kuraklığın ürün kaybı olarak maliyetinin 5 milyar YTL olduğunu belirten Prof. Dr. Sındır, kuraklığın bir doğal afet olduğunu, böylesi bir afetin zararlarının karşılamanın devletin en temel görevlerinden biri olduğunu ifade etti. Hükümetin, Bakanlar Kurulu kararıyla kuraklık nedeniyle zarar gören çiftçilere hibe vermeyi taahhüt ettiğini anlatan Prof. Dr. Sındır, “Bu kapsama sadece 40 il alınmış, çiftçi kayıt sistemine kaydolmamış olan üreticiler yok sayılmış, hibe kapsamına buğday, arpa, korunga ile fiğ ürünleri alınmış, çiftçilerin kaybettikleri ürün miktarına karşılık gelen alan üzerinden ödeme yapılacağı belirtilmiştir. Bu da aslında zararın yüzde 7 ile 18’lik kısmına karşılık gelmektedir. Oysa ki tüm iller kuraklık kapsamına alınmalı, kuraklığın faturası sadece çiftçi tarafından değil, tüm yurttaşlar tarafından üstlenilmeli, kuraklığın maliyeti çiftçinin sırtına yüklenmemelidir'' dedi.
     

     

 



© Copyright 2007 Milliyet.