Sabaha kadar!...
Hava sıcaklıkları sebebiyle son maç 21.45'te olunca programların çoğu gece yarısı başlıyor neredeyse. Hal böyle olunca da bitmeleri gece 3'ü bulabiliyor. Kanallar arasında mekik dokurken bir hal oldum ama, hepsinden bir şeyler buldum sizin için... Dileğim şudur ki, havalar soğusun bir an önce, maçlar normal saatinde başlasın! Sabaha kadar program seyretmek istemiyorum, benim de canım var!!!
Haftanın kara haberi: "Acele etmeyin ya! Sabaha kadar program yapacağım burada." (Serhat Ulueren - Telegol, Kanal1). (Meğer şaka yapıyormuş Ulueren, 03.00 gibi bitti program...)
Haftanın tespiti: "Beşiktaş kazanmak için oynadı." (Faik Gürses - Futbolmania, CNNTürk). (İşte gereksiz klişelerden biri... Başka zaman yenilmek için mi oynuyor sanki takımlar?.. Laf olsun, torba dolsun işte!)
Haftanın öğüdü: "Serdar'ın boynunda bir iz var. Bu iz büyük ihtimalle kolye izi. Antrenmanda falan çekildi demek ki böyle oldu. İşte kolye çıkarma zorunluluğu burdan geliyor. Çekilmiş, olduğu gibi boynu gitmiş çocuğun. Allah muhafaza her türlü şey olur. Kolye izi o, başka bir şey şey olma şansı yok. Yani antrenmanda da kolye takmayacaksın!" (Erman Toroğlu - Maraton, Lig TV) (Eski futbolcu Erman Hoca öğüt veriyor futbolcularımıza. Ancak birazdan olayın esası ortaya çıktı, Şansal Büyüka dedi ki: "İbrahim Toraman, golden sonra Serdar'ın boynuna sarılmış. Tırnağı geçmiş İbrahim Toroman'ın. Takımda dayanışma var demek ki." Böyle dayanışmadan Allah korusun takımı. İbrahim'de de ne tırnak varmış ama!!!)
Haftanın meraklısı: "Ankaraspor'un, Kasımpaşa'nın kadrosuna bakıyorum, valla ben merak ediyorum nasıl 40 puana ulaşacaklar." (Rıdvan Dilmen - %100 Futbol, NTV) (Ulaşamazlarsa Lig A'ya giderler, merak edilecek bir şey yok hocam!
Haftanın hissi: "Ertuğrul Sağlam iyi bir şeyler yapmak istiyor, çok övgüler alıyor. Sanki bu övgüler, zaman zaman Ertuğrul'un yanlış yapmasına neden oluyor gibi bir anlayış içerisindeyim. Öyle hissediyorum." (Ersan Çelik - Verkaç, Fox TV) (Hadi hisset hislerini, hadi hisset!!!)
Haftanın falcısı: "En az 8 tane takım falan kırkı mırkı bulamaz bu sezon. 3 büyükler veya 4 büyükler kendi kendilerine mağlup olurlar bu sene." (Rıdvan Dilmen - % 100Futbol, NTV) ("Ligin daha 2. haftası" desek sadece Rıdvan Hoca'ya...)
Haftanın önerisi: "Alkolü yasak edeceksin İngiltere'deki gibi. 4 saat evvel bütün her yer kapanacak." (Levent Tüzemen - Ve Gool, TV8) (Aman ne çözüm önerisi ama? Bir gün önceden alıp stok yapar onlar...)
Haftanın sorusu: "Koca bir yaz sezonu geçiyor. Takımlar ne yapıyor, ne ediyorlar belli değil. Turistik mi gidiyorlar yurtdışına kamplara, karılarına hediye almaya mı gidiyorlar ya da sevgililerine, yoksa iş yapmaya mı gidiyorlar belli değil..." (Cem Arslan - Verkaç, Fox TV) (Birileri Cem Bey'in sorusuna yanıt versin lütfen!!!)
Acaba kimdir, kimdir?
Haftanın bulmacası: "Fenerbahçe maçtan 2-1 galip ayrıldı, şaşkınlıklar tepkiye dönmedi. 3 puan huzur getirmişti. Hatta bir futbolcunun maçtan sonra kulağımıza söylediği Fenerbahçe'nin prestiji kurtulmuştu. 'Fenerbahçe'nin prestijini biz kurtardık' diyen futbolcuyu sormayın, çünkü söylemeyiz. Yasaklar yüzünden başı belaya girebilir. Sadece maçta 1 gol attığını söyleyebiliriz." (Dış ses - Verkaç, Fox TV) (Hadi düşün sevgili okur, kim bu çenesi düşük Fenerbahçeli? Fenerbahçe 10 gol atmadığına göre, yüzde 50 şansımız var. Zaten Tanburacı ağzından kaçırdı ilerleyen dakikalarda, Kemal'miş...)Haftanın demogojisi: "Arda Turan 'Benim özel hayatım beni ilgilendirir' demiş röportajda. Hayır, Arda Turan'ın böyle bir hakkı, böyle bir lüksü yok. Arda Turan'ın özel yaşantısı sadece kendisini değil, onun formasını alan, para veren, maça gelen, Arda için çocuğunu maça getiren, binbir eziyet çeken anneleri, babaları da ilgilendirir. Çocukları da ilgilendirir. Arda'yı örnek alan, 'ben Arda gibi olmak istiyorum, inşallah Arda gibi olurum' diyen gençleri de ilgilendirir. Ne demek Arda'nın özel hayatı Arda'ya, olur mu?" (Serhat Ulueren - Telegol, Kanal1) (Tamam Arda'nın Cuma gecesi 02.30'da barda olması doğru olmayabilir, ama meseleyi vatan-millet-Sakarya muhabbetine çevirmenin de bir anlamı yok ki ya!)
Haftanın çelişkisi: "O kadar büyük tantana yaptı ki Fenerbahçe yönetimi 'sınırsız yabancı' diye. Ama bir tane yabancı yok. Nasıl iştir anlamak mümkün değil." (Osman Tanburacı - Verkaç, Fox TV) (Burası Türkiye desek, yeter herhalde)
SOS'lu savunma!
Haftanın esprisi: "Galatasaray'ın savunması SOS veriyor. Servet-Orkun-Song! Bak! SOS!" (Ömer Çavuşoğlu - Futbolmania, CNNTürk) (Futbolmania! Geyik gırla! Sakın kaçırmayın!)Haftanın bitmişi: "Federasyon game over olmuş, bitmiş artık." (Serhat Ulueren - Telegol, Kanal1) (Son Telegol'ün yıldızı Ulueren'di. Ben bu cümlenin devamında ondan "okeye dönüyor" demesini bekliyordum, ama demedi.)
Haftanın kaçağı"Roberto Carlos, Türkiye'deki ikinci lig haftasında kadro dışı kalmıştı. Zico'nun 'zorlu maçlardan sonra dinlenmen gerekir, sezon uzun herkesi oynatmak zorundayım, bunda üzülecek bir şey yok' savunması bile, Brezilyalı yıldızın kaçan keyfini düzeltmeye yetmedi. Tesislerden hemen ayrıldı. Şu ana kadar Roberto Carlos'la telefonda bile görüşen olmadı. Haftanın ilk idmanında Carlos'la bir görüşme daha yapacak Zico. Ama biz kadroya alınmayan futbolcuların, stada gelip tribünden maçı izlediklerini, maç sonrasında da soyunma odasına gidip sevince ortak oldukları saatlerde Roberto Carlos'un evine kapandığını öğrendik. Maçı televizyondan izleyip izlemediğini ise hiçbir şekilde öğrenemedik." (Dış ses - Verkaç, Fox TV) (Maça gelmediğini herkes öğrenir, esas habercilik Carlos'un maçı televizyondan izleyip izlemediğini öğrenmek...)
Haftanın kayıpları
"Rüştü tayminigini kaybetti." (Faik Gürses - Futbolmania, CNNTürk). (Tayminig! Nedir bu yabancı kelime kullanma hayranlığını anlamam bir türlü... Tamam güzel Türkçemiz gibi bir takımtım yok; ama "zamanlama" desek olmaz mı? Mesela "Rüştü zamanlamasını ayarlayamadı" desek...)"Galatasaray'da Ismael Bouzid diye bir adam var. Ben kayıp ilanı vereceğim gazeteye yakında, 'aranıyor' diye." (Aziz Üstel - Futbolmania, CNNTürk) (Üstel sitem dolu bu espriyi yaptı da, Bouzid'in Kalli'nin yanında kulübede olduğunu görmemiş...)
Volkan Yaman'ı tanıyalım 2:
Bir gün Antalyaspor tesislerine kızlı-erkekli bir grup gelir. Tesisleri gezerler, bazı futbolcularla konuşurlar. Bu arada kızlardan biri Volkan'a döner ve herkesin içinde der ki... Gözünün rengi, bastığın çime benziyor. Çok güzel. Sonra mı ne olur? Arkadaşlarının söylediğine göre... Volkan'ın yüzü hala kıpkırmızı!
(Korkut Göze - Hürriyet)
De bakalım!
Fenerbahçe'nin golünün sahibi, adı gibi güzel Semih'ti. Alkış tutmak isterim.. 'Evlat' demek isterim. 'Eğer Kezman var da sen yoksan, sen benim için vazgeçilmezsin' derim.
(Ziya Şengül Star)
Linderoth'u tanıyalım 3:
Linderoth'un en büyük arzusu İspanya'da La Liga'da oynamaktı. Dostlarına göre, Barcelona'ya karşı olağanüstü bir sevgisi vardı. Barca'nın formasını giymek, hala onun için vazgeçilmez bir tutkudur.
(Korkut Göze - Hürriyet)
Ne demiş Abi?
Galatasaray ikinci başkanı ve futbolun en önde gelen sorumlusu Adnan Polat'ın bir gazetedeki uzun röportajını büyük bir dikkatle okudum ve sonra bir daha okudum. Üçüncüsünde Adnan Polat'ın ne demek istediğini dört dörtlük anlamamak mümkün değil.
(Turgay Şeren - Akşam)
İlhan Parlak'ı tanıyalım 2:
KAYSERİSPORLU Gökhan Ünal, İlhan'ın en beğendiği futbolcu. Boş zamanlarında kitap okur. Masa tenisi oynamaya bayılır. İyi oynadığını da söylerler... Kayseri'de her fırsatta sinemaya koşardı. Et yemeklerini sever.
(Korkut Göze - Hürriyet)
Büyüka'dan öğütler:
Fenerbahçeli taraftarlara gene de "dert etmeyin" derim. Gerçekten dert etmeyin, kendinizi üzmeyin. Bugün Cumartesi, yarın Pazar. Güneşli günler, masmavi bir deniz sizi bekliyor. Keyfinize bakın, hafta sonu tatilinin tadını çıkartın.
(Şansal Büyüka Akşam)
Gökhan Gönül'ü tanıyalım 2:
Saçlarına çok titizdir. Aynanın karşısından dakikalarca ayrılmaz. Evlenmeden önce, saha dışında özgürlüğünü sonuna kadar kullanmak isterdi. Bu nedenle disiplin konusunda yaşadığı sorunlar, zaman zaman başını ağrıttı.
(Korkut Göze - Hürriyet)
yakantop@gmail.com

Cafe
