
Melih AŞIK
Açık Pencere
Çankaya yolları
Yaklaşık 3.5 aydır aranmakta olan 367 oy dün nihayet bulundu ve TBMM, cumhurbaşkanlığı seçimi için oylamaya geçebildi.
Bu sonuçta en büyük teşekkürü hak eden kim? Elbette MHP...
CHP'li Ali Topuz dün diyordu ki:
"Başbakan hem seçim öncesinde hem seçim gecesi cumhurbaşkanlığı için diğer partilerle mutabakat arayacağını söylemişti. Ancak bu sözünde durmadı. Sözünde durmamasını MHP'nin "Biz oylamaya katılacağız" açıklaması kolaylaştırdı. Eğer MHP böyle bir açıklama yapmasa, en azından suskun kalsa idi, Başbakan yine mutabakat arayacak, AKP o zaman Gül'ü aday göstermeye cesaret edemeyecekti..."
MHP bunu neden yaptı? Kendi ifadelerine göre gerginlik yaratmamak için... Ne var ki, Devlet Bahçeli gerginlik yaratmayalım derken üzerinde en fazla tartışma olan isme Çankaya yolunu açtı...
CHP itirazının gücünü göstermek için dün Meclis'e girmedi. CHP sözcüleri dünkü açıklamalarında Abdullah Gül'e şöyle bir şerh koydular:
- AKP'nin üst düzey üç yöneticisinden biridir. Tarafsız olması söz konusu değildir. Geçmişteki pek çok demecinde cumhuriyetin temel niteliklerine saygılı olmadığını belli etmiştir...
Abdullah Gül yeni görevinde Anayasa ve laikliğe uyacağı sözünü veriyor. Kimi buna inanıyor, kimi inanmış gibi yapıyor. Kiminin aklına da İsmet İnönü'nün vakti zamanında Cevdet Sunay'la ilgili ünlü sözü geliyor:
- Bundan sonra ne mi yapacak? Düne kadar ne yaptıysa yarın da onu yapacak...
Umarız, yarınlar sanılandan farklı olur...
Genelkurmay, Ankara'daki panolara "Cumhuriyet ordusu Cumhuriyeti ve mukaddes toprakları korumaya hazırdır" afişi astırmış.
Zamanlamaya bakılırsa bu da b-muhtıra gibi bir şey...
Haldun Ertem
- Henüz belli değil, ay sonunda bir kez daha arayın, yanıtını veriyorlar.
Bu arada, görevli hâkimlere ücretleri ödenmiş. Hiç değilse onlar mutlu edilmiş. Yakında referandum var. Eğer ücretler ödenmezse tabii ki sandık görevlisi bulmak zorlaşacak. Bir
haber daha... 2002 seçimlerinde sandık görevlisi olarak çalışan kimi öğretmenler hâlâ ücretlerini alamamış...
"... konuyu türban meselesine getirdi. O konudaki görüşlerimizi öğrenmek istedi. Görüşlerimizi ve gerekçelerini kendisine anlattık. O arada Pearson şunları söyledi:
- Geçen akşam Abdullah (Gül) ve eşiyle bizim evde yemek yedik. Eşini de çok severim. Yakından tanıma imkânını buldum. Kendisi çok çağdaş ve entelektüel bir kişi. Ama başı kapalı olduğu için üniversiteye alınmamış. Çok yazık olmuş.
Abdullah Gül'ün 2002 seçimlerinden önce ABD Büyükelçisi'nin evinde yemeğe davet edilmiş olması eski ve yakın bir dostluğa işaret ediyor. Tayyip Erdoğan da o günlerde Başkan Bush'la resmi olmayan görüşmeler yapmaktaydı...
Hayrünnisa Gül'e "Sophia Loren" imajı verilecekmiş.
Abdullah Gül'ü de George Clooney'e benzetiyorlar...
Bu gidişle AB'ye olmasa bile Hollywood'a gireceğimiz kesin...
Gülhan Elmas
Kimdir İçişleri Bakanı Osman Güneş? Eski Kayseri Valisi... Abdullah Gül'ün torpillisi...
Osman Güneş'in Abdullah Gül tarafından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'ne atanacağı yolunda söylentiler var. Risotto olayı bu atamayı suya düşürür mü? Düşürmez mi? Göreceğiz... Belki de Osman Bey Köşk'e (bunca deneyden sonra) çeşnicibaşı olarak atanır... Nasıl olsa bir defa günaha girildi!..
m.asik@milliyet.com.tr

Cafe