
Abbas GÜÇLÜ
Diyalog
Türkiye'nin en büyük gazeteleri hangileri?
En büyük kim kavramı, çok göreceli bir kavram. İsteyen istediği tarafa çekip kendini en büyük görebilir. En büyükler kavramı da öyle. İstediğinizi listeye alıp istediğinizi liste dışı bırakabilirsiniz.
Bir öğretim kurumunu, gazeteyi ya da bir siyasi partiyi büyüklük kavramları içerisinde değerlendirirken, sadece bugününe bakmamak gerekir.
Batılı üniversiteler için öylesine farklı reyting kriterleri var ki şaşıp kalırsınız. Kuruluş tarihinden aldığı öğrenciye, mezunların hayattaki başarılarından üretkenliğine kadar onlarca kriter söz konusudur.
Bir öğretim kurumu hakkında iyi ya da kötü denilebilmesi için en az 30 yılın geçmesi beklenir. Gazeteler için de öyle. Siyasi partiler için de. Dünün en popüler partilerine bakın! Bugün hangisi var? Varsa da nerede?
Dünyanın en iyi 500 üniversitesi listesinde, bugün en yüksek puanla öğrenci alan üniversitelerimizin hiçbiri yok.
Ama bütün hantallığına rağmen İstanbul Üniversitesi hâlâ yer bulabiliyor. Çünkü o Türkiye'nin ilk üniversitesi. Şu andaki üniversitelerin pek çoğuna kuruculuk yaptı. Yetiştirdiği mezunlar ve onların yaptıkları da ortada.
Batılıların kişi, kurum ve olaylara bakış açısıyla bizimkiler çok farklı. İşte bu yüzden de yüzlerce yıllık kurumlarımızın sayısı çok fazla değil.
İçlerinde yine en fazla olanı eğitim kurumlarımız. Özellikle de liselerimiz...
Gelelim gazetelere:
En büyük gazeteler hangileri? Kuruluş tarihi en eski olanlar mı? En çok satanlar mı? Yoksa en büyük biziz diyenler mi?
Ya da en iyi kamuoyu yaratanlar mı?
Kriterlerin hepsi önemli. Hatta söz konusu büyüklük olduğunda çok daha fazla kriter gerekebilir. Ama en önemlisi, tüm bunların kalıcı olmasıdır.
Milliyet, büyüklük kavramına nereden bakarsanız bakın, Türkiye'nin en önemli gazetelerinden biri. Aşağıdan yukarıya, soldan sağa, dünden bugüne, bugünden yarına nasıl bir liste yaparsanız yapın her zaman ilk 3'e girer. Ama nedense bazı listelerde göremiyoruz. Çünkü şu anda tirajı çok yüksek değilmiş!
Tirajımızın bir milyonun üzerinde olduğu çok uzun zaman dilimleri yaşadık. Ama o zaman da hiçbir şekilde biz Türkiye'nin en büyük gazetesiyiz diye fiyaka satmadık. Bu tirajdır yükselir, düşer, tekrar yükselir...
Yarın tekrar en tepeye çıktığımızda da bakış açımız değişmez. Çünkü biz Milliyet'iz.
Büyüklük okura önem vermekle başlar. Diğer konulardaki onlarca artı değerimiz bir yana, insan konusunu ele alalım. Ve onların yaşam hakkından sonra en kutsal değeri olan eğitime bakalım. En büyüğüz diyenlerin hangi birinde eğitime, gençlere, çocuklarınıza yönelik böyle bir köşe var? Maalesef yok. Ama başka şeyler o kadar çok ki!..
Özetin özeti: Milliyet'i büyük olarak görmeyenler, önce kendi büyüklüklerini sorgulasınlar...
Kolejler hâlâ boş
Robert dışında yabancı okulların hiçbiri kontenjanını dolduramadı. Üstelik 4. kayıt dönemine girilmesine rağmen. Türk kolejlerinde de durum farklı değil. Hepsi boş. Daha uzunca bir süre boş kalmaya da devam edecekler. Çünkü ortada saçma sapan bir yerleştirme sistemi var.
Bu arada anadolu liseleri için ikinci kayıt başvuruları devam ediyor. Kafalar yine karmakarışık. Kazandıkları okulda kalmalı mı, gitmeliler mi?
Puanlar düşer mi, yükselir mi? Üçüncü kayıt dönemi açılacak mı, açılmayacak mı? 6, 7 ve 8. sınıflarda sınav saçmalığı, gelecek yıl yürürlüğe girecek mi, girmeyecek mi?..
Yeni bakanı dört gözle bekliyoruz. Umarız hayal kırıklığı yaratmaz...
aguclu@milliyet.com.tr

Cafe