
Nail GÜRELİ
Onuncu ses
Bunalım tuzağı
Cumhurbaşkanı Sezer'in Başbakan Erdoğan'dan yeni hükümet listesini almayışına karşı tek yönlü eleştiriler insafsızca sürüp gidiyor. Erdoğan, cumhurbaşkanı seçiminin ilk turundan önce yaptığı konuşmada yine Sezer'e verip veriştirdi.
Çoğu AKP yandaşı gazeteler ve yazarlar, sanki Sezer durup dururken kabine listesini almamış gibi, olayı tek yanlı yansıttılar.
Oysa...
Erdoğan Köşk'e çıkışından bir gün önce şunları söylemişti:
"Kendisine (Cumhurbaşkanı'nı kastediyor) seçilenlerden oluşan bir kadro sunuyorum. Burada biz bir takım kuruyoruz. O takımda kimi nereye monte edeceğim noktasında ben bilirim." (Milliyet, 16 Ağustos)
Cumhuriyet tarihinde hiçbir başbakan, kabinesini sunarken cumhurbaşkanına böylesine saygısızlık etmedi. Cumhurbaşkanlığı makamına bir noterlik gibi bakmadı. Erdoğan'ın sözleri, Anayasa'nın cumhurbaşkanına verdiği yetkilere, dolayısıyla Anayasa'ya da ters. Sanki kriz çıkarıp mağduru oynamak için bir tuzak.
Biz bu sözleri bir gün önce TV'de duyunca, "Sezer bu listeyi almaz ve Erdoğan'a gerekli dersi verir" diye düşündük.
Nitekim, ertesi gün listeyi almadı, ama beklediğimiz açıklamayı nezaketinden ötürü yapmadı.
Erdoğan ve yandaşları ise, bunu bir "jest" olarak ilan etme pişkinliğini gösterdi. Oysa bu, zıpkın gibi bir tavırdı.
Bir gazeteci
Cumhurbaşkanı adaylığı nedeniyle Abdullah Gül'ü eleştiren geçen haftaki yazımıza (kendi ölçeğimizde) rekor sayıda okur iletisi geldi. Yüzde 60'ı bizi eleştiriyor, yüzde 40'ı ise destekliyordu. Bunlar bir yana, tepkilerin salt gazetecilik yapan, dürüst, cesur sevgili meslektaşımız Emin Çölaşan'ın yazılarına son verildiği haftaya rastlaması dikkat çekti.
Çölaşan'a üzüntülerimizle "Geçmiş olsun" derken, dikkatimizi çeken bir başka noktaya değinelim.
Hürriyet'te önceki gün, "Okur Temsilcisine Mektuplar" köşesinde, Çölaşan konusunda gelen(lehte ve aleyhte) mektupların bir bölümüne yer verildi. Okurun mesajından aktarma da olsa, "köhnemiş zihniyet", "saplantılı" , "saldırgan" gibi sözcüklerin, en çok okunan yazarlardan biri olan Çölaşan'ın yıllardır hizmet verdiği gazetede kullanılmasını, Hürriyet'in "kurumsal niteliği" ile bağdaştıramadık.
Bir şiir
Dizelerimiz Kemal Elitaş'ın 'Yaşama Dair" şiirinden (Evrensel Kültür, ağustos sayısı)
"Güvenmek değil midir yaşam?/ Tutunmak istediğimiz bir dal, akıp giden yaşam içinde.(...) Buğdayın toprak ananın bağrından fışkırması gibi bir kucaklaşma/ Acıyla gelen bir sevinç, bir paylaşım, bir ilk adım.../ Hoş geldin bebek, mücadele sırası sende"
nailgureli@milliyet.com.tr

Cafe