Mutfakta fare var!
Pixar’cılar bu kez aşçı olmak isteyen fare Remy’nin maceralarını anlatıyor. Gülümseten esprileri ve ince detaylarıyla keyifle seyredeceğiniz bir animasyon ‘Ratatouille’ defnea@cnnturk.com.tr
Ratatouille, Fransa’nın güneyinde, dar gelirli çiftçilerin pişirmiş olduğu domates, kabak, biber, patlıcan, soğan ve sarmısaktan oluşan bir yemek. Yani anlayacağınız tam adıyla Ratatouille Niçoise, bizim bildiğimiz yaz türlüsü. Şimdi bu meşhur yerel yemek bir animasyona isim olmuş, çok da yakışmış.Gülümseten esprileri ve ince detayları ile her karesini ''Ne kadar tatlı'' diyerek seyredeceğiniz bir animasyon Ratatouille... Pixar’cılar yine döktürmüş, harika bir film yapmışlar. Özellikle mutfakla haşır neşir olanlar ve yemek yapmayı sevenler Ratatouille’un tadına doyamayacak.
Bence animasyon filmler küçüklerin ilgisini her ihtimalde çekiyor diye senaryoya bu sefer çocuklardan çok yetişkinlerin ilgisini çekecek detaylar eklenmiş.
Küçük fare Remy’nin koku alma duyusu oldukça gelişmiştir. Ailesinden farklı olarak çöplükte bulduğu her şeyi değil, sadece güzel olanı yemek gibi sofistike bir tutumu vardır. En büyük tutkusu yeni tatlar yaratmaktır. Remy bir kaza sonucu kendisini ailesinden ayrı, Paris’in en ünlü lokantalarından August Gusteau’nun mutfağında bulur. Burada tanıştığı, mutfağın çöplerini toplayan genç Linguini ile yaptığı işbirliği ona yemek pişirip ünlü bir şef olma şansı verecektir.
Karakterler çok sahici
Bence Ratatouille dört dörtlük bir animasyon. İkinci yarısının biraz uzun olması dışında hiçbir kusuru yok. Yarım saat daha kısa olmasını tercih ederdim. Filmdeki bütün karakterler çok iyi çizilmiş, hepsi çok sahici. Senaryoya göre sevilmemesi gereken herkese gerçekten sinir oluyorsunuz. En çok, snob yemek yazarı Anton Ego’ya bayıldım. Ego’yu sekiz kere Oscar Ödülüne aday olan Peter O’Toole seslendiriyor. Bakışlarında ve ses tonunda öyle bir ''kıl eleştirmen'' tavrı var ki ''Yarın gelip yemeklerinizi deneyeceğim'' dediğinde insan bizim küçük fare Remy’e ve Linguini’ye acıyor. Filmin gerçek kahramanı Remy’i ise ünlü stand-up’çı Patton Oswalt seslendirmiş. Uzunluk dışında bir kusuru yok dedim ama aslında bir de hoşuma gitmeyen dil sorunu var. Filmin Fransız kahramanları, Fransız aksanıya İngilizce konuşuyorlar. Pek de iyi becerilmiş bir aksan değil üstelik. Filmin başrolündeki Linguini ise diğerlerinden farklı, Amerikan aksanlı bir İngilizce konuşuyor. Geleneksel bir Fransız bistrosunun, klasik mutfağında Fransız aksanlı İngilizce biraz eğreti duruyor. Tabii bunlar kadı kızının kusurları... Ratatouille seyrettiğim en iyi animasyonlardan biri. Kimilerini hikâyesiyle, kimilerini Colette’in saçlarının yapımında doruğa çıkmış teknolojisiyle çekecek. Mutfak meraklılarını ise zaten havada kapacak. Ratatouille’u ''Ne animasyon severim, ne de yemek yapmaktan zevk alırım'' diyenler dışında keyifli bir iki saat geçirmek isteyen herkese tavsiye ediyorum.Öğrenciler porno film çekiyor
Film okulunda okuyan bütün öğrenciler gibi Baggy ve Joe da uzun metrajlı bir film çekebilmek için ölüp bitmektedir. Ellerinde senaryoları ile, Londra’ya para bulmaya giden iki arkadaşın bu işten vazgeçmek üzereyken tanıştıkları en az onlar kadar çaresiz yapımcı Doug, filme bir şartla destek olacağını söyler: Porno yıldızı Candy Fiveways’i oynatırlarsa!
Tahmin edersiniz bu filmin çekimi pek kolay şartlar altında olmaz. Iki saf öğrencinin bir porno yıldızıyla ilişkisi, ebeveynlerden gizli evde çekilen film ve öğrencilerin peşine düşen öğretmen karışıklıklara sebep olur.
I Want Candy - Şeker Kız Candy çok hoşlanmadığım tarz filmlerden. Fakat sıkılmadığımı söylemeliyim. Filmde özellikle gençleri güldürecek ve eğlendirecek çok sahne var. Porno yıldızı Candy Fiveways’i canlandıran Carmen Electra rolünün hakkını veriyor, arabadan filme uygun seksilikte inmeyi başarıyor. 5-6 kişilik bir genç grubunun Şeker Kız Candy’i seyrederken çok eğleneceklerini garanti ederim. Yetişkinlere ise başka bir filmi tercih etmelerini öneririm.
Bir gençlik korku filmi daha...
Yazın başından beri sürekli birbirinin benzeri gençlik korku filmleri vizyona giriyor. Gerilim en sevdiğim türlerden biri olduğu halde bu filmlere harcanan paraya ve emeğe içim acıyor.
Bu sıkıcı, bol kanlı filmlerden, Hostel - Otel, Amerikan Box Office listelerinde üst sıralara çıkmıştı. Bu hafta ise Hostel’in devamı Hostel Part 2 - Otel 2 vizyonda.
Avrupa’da seyahat eden üç Amerikalı genç kız, trende tanıştıkları bir kadın tarafından Slovakya’da şık bir spa’ya davet edilirler. Gençleri bol kanlı bir hafta sonu beklemektedir.
Hostel’deki kan miktarını pek çok kişinin midesi kaldırmamıştı. Hostel Part 2’de daha fazla kan ve kaldırılması zor işkence sahneleri olduğunu belirteyim. Daha büyük bir yapım olmasına rağmen film sıkıcı olmaktan kurtulamamış. Hiç korkmuyor, hiç gerilmiyorsunuz. Sadece mideniz kalkıyor ve zaman zaman kanın arkasında gizli mizah sizi gülümsetiyor o kadar. Birinci Hostel’den zevk almış olanlar ve kayıtsız şartsız kanlı film sevenler dışında kimseye Hostel 2’yi görün diyemiyorum ne yazık ki...
Doğruyu söylemek her zaman iyi midir?
Kendisi de neden yaptığını bilmiyor, 18 yaşındaki bir kız durup dururken odasında yerinden kalkıp köpeğine oral seks yapıyor. Aradan yıllar geçiyor, bunu kimseye anlatmıyor.
Evleneceği adamı bulduğunu düşündüğünde onu hafta sonu ailesinin evine götürüyor. Sevgililer arasında konuşulmamış konular kalmasına karşı olan erkek arkadaşına dayanamayıp köpekten bahsettiğinde Amy’nin bütün hayatı tepetaklak oluyor.
Ve filmi seyreden bizler düşünmeye başlıyoruz: Doğruyu söylemek her zaman iyi ve gerekli midir? Sevgililer arasında konuşulmamış konu kalmamalı mıdır?
Konusuna bakıp filmin karanlık bir dram olduğunu düşünmeyin. İçinde dramatik öğeler barındırsa da ''Sleeping Dogs Lie'' Seks İtirafları bir komedi filmi. Peki komik mi? Nadiren... Filmde beni gülümseten tek kişi Amy’nin annesini canlandıran Bonita Friedericy oldu. Friedericy’i seyrederken Six Feet Under’daki anne Ruth aklıma geldi. İkisi aynı tip kadın. Bir yandan insanı güldürüyor ama bir yandan da içini karartıyor. Seks İtirafları mutlaka seyredilmesi gereken bir film hiç değil. Ama boş vaktiniz varsa, ''Bir sinemaya gideyim'' dediyseniz, ancak Seks İtirafları’nın seansı size uyuyorsa, girin seyredin. Filmden eli boş çıkarsınız ama sıkılmazsınız da...

